ABD Başkanı Donald Trump ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Beyaz Saray’da bir araya gelerek basına kapalı bir görüşme gerçekleştirdi. ABD ile İran arasında sağlanan 14 günlük geçici ateşkesin yankıları sürerken gerçekleşen bu zirve, Trump yönetiminin NATO’ya yönelik sert eleştirileri ve ittifaktan çekilme iddialarının gölgesinde yapıldı. Görüşmede, İran ile yürütülen müzakere sürecinin yanı sıra savunma harcamaları ve ABD-NATO ilişkilerinin geleceği ele alındı.
BASINA KAPALI İRAN VE SAVUNMA MESAİSİ
Beyaz Saray’da gerçekleşen zirvede ana gündem maddelerinden biri, bölgedeki tansiyonu düşürmesi beklenen ABD-İran ateşkes mutabakatı oldu. İttifakın bu süreçteki rolü ve Avrupa güvenliğine etkilerinin tartışıldığı toplantıda, Trump’ın NATO müttefiklerinden beklediği "adil yük paylaşımı" konusunun da masaya yatırıldığı bildirildi. Görüşmenin içeriğine dair resmi bir tutanak paylaşılmazken, tarafların stratejik öncelikler üzerinde fikir alışverişinde bulunduğu kaydedildi.

NATO'DAN ÇEKİLME İDDİALARI YENİDEN GÜNDEMDE
Görüşme öncesinde Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt’in açıklamaları, diplomatik kulisleri hareketlendirdi. Leavitt, "Başkan Trump halen NATO’dan çekilmeyi düşünüyor mu?" sorusuna, "Bu konu Başkan’ın daha önce değindiği bir başlık ve sanırım Rutte ile bu konuyu görüşecek" yanıtını vererek kapıyı açık bıraktı. Bu açıklama, zirvenin sadece teknik bir görüşme değil, ittifakın varoluşsal krizine dair bir pazarlık masası olduğunu ortaya koydu.
ATEŞKES SÜRECİNDE NATO'NUN ROLÜ
ABD ile İran arasındaki geçici barış sürecinde NATO üyesi ülkelerin tutumu, Washington yönetimi için kritik önem taşıyor. Trump’ın, İran ile yürütülen müzakerelerde Avrupa kanadından daha güçlü bir destek ve savunma sanayii yatırımı talep ettiği belirtiliyor. Mark Rutte’nin ise ittifakın birliğini korumak adına Trump’ı ikna etmeye çalıştığı ve ABD’nin Avrupa güvenliğinden kopmaması yönünde telkinlerde bulunduğu ifade ediliyor.
İSLAMABAD ZİRVESİ ÖNCESİ SON KOORDİNASYON
11 Nisan’da Pakistan’da yapılması planlanan geniş kapsamlı barış görüşmeleri öncesinde gerçekleşen bu buluşma, Batı bloğunun ortak bir strateji belirleme çabası olarak görülüyor. Trump’ın "önce Amerika" politikası ile NATO’nun "kolektif savunma" ilkesi arasındaki gerilim sürerken, Rutte’nin Beyaz Saray ziyareti ittifakın geleceği açısından belirleyici bir dönüm noktası olarak tarihe geçti. Zirve sonrası tarafların sessizliğini koruması, hassas pazarlıkların sürdüğü şeklinde yorumlandı.





