CHP’de yaşanan sürecin yalnızca parti içi bir mesele olmadığını ifade eden Dinçer, mutlak butlan kararıyla birlikte Türkiye’de siyasi dengelerin ciddi şekilde değiştiğini söyledi. Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden partinin başına getirilmesinin siyasette yeni bir kırılma oluşturduğunu belirten Dinçer, yaşanan gelişmelerin ekonomi yönetimi üzerinde de doğrudan etkileri olacağını dile getirdi.
Önümüzdeki süreçte özellikle Özgür Özel’in tavır ve yaklaşımının belirleyici olacağını ifade eden Dinçer, sürecin anayasal teamüller ve hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde yönetilmesi gerektiğini söyledi. Aksi durumda hem Türkiye ekonomisinin hem de demokratik yapının ciddi zarar görebileceğini kaydetti.
Bugün yaşanan gelişmelerin 2023 Cumhurbaşkanlığı seçim sürecini yeniden hatırlattığını belirten Metin Dinçer, o dönemde Ata İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı olan Sinan Oğan’ın seçimlerin ikinci tura kalmasında belirleyici rol üstlendiğini söyledi.
Dinçer, seçimlerin ikinci tura kalmasının ardından Sinan Oğan’ın hem Recep Tayyip Erdoğan hem de Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmeler gerçekleştirdiğini hatırlatarak, o süreçte yapılan değerlendirmelerin bugün çok daha net anlaşılır hale geldiğini ifade etti.
Sinan Oğan’ın canlı yayınlarda kamuoyuyla paylaştığı görüşmelere dikkat çeken Dinçer, Oğan’ın Kemal Kılıçdaroğlu’na Meclis çoğunluğunu neden kaybettiklerini sorduğunu ve Cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda Meclis’te çoğunluk olmadan nasıl yönetim sağlayacağını gündeme getirdiğini söyledi.
Dinçer, Kılıçdaroğlu’nun bu soruya “Birkaç ay sonra tekrar seçime gideriz” şeklinde cevap verdiğinin bizzat Sinan Oğan tarafından açıklandığını belirterek, bugün yaşanan siyasi krizlerin o dönemde yapılan uyarıları doğrular nitelikte olduğunu ifade etti.
Cumhur İttifakı’na verilen desteğin belirli ilkeler ve şartlar çerçevesinde şekillendiğini kaydeden Dinçer, bu şartların başında terörle mücadelede taviz verilmemesi, Anayasa’nın ilk dört maddesinin korunması, üniter devlet yapısının muhafaza edilmesi, sığınmacıların geri dönüşüne yönelik politikalar geliştirilmesi ve Türk milliyetçiliğinin siyasette dikkate alınmasının geldiğini söyledi.
Ayrıca HDP’nin siyasette “kilit aktör” haline getirilmesine karşı durulmasının da bu karar sürecinde önemli bir başlık olduğunu ifade eden Dinçer, Meclis çoğunluğunun Cumhur İttifakı’nda olmasının siyasi istikrar açısından etkili olduğunu dile getirdi.
2023 seçimlerinden sonra Sinan Oğan’a yönelik yoğun bir linç kampanyası yürütüldüğünü belirten Dinçer, aradan geçen süre içerisinde aynı çevrelerin bugün Kemal Kılıçdaroğlu’nu çok daha sert ifadelerle eleştirdiğini ve Sinan Oğan’ın haklılığının ortaya çıktığını söyledi.
İkinci turda Kemal Kılıçdaroğlu'nu desteklemedi diye Sinan Oğan'ı linçleyen adamlar, bugün "Hain Kemal" sloganları atıyor.
CHP Genel Merkezi’nde bugün “demokrasi”, “kayyum” ve “parti iradesi” tartışmalarının yaşandığını ifade eden Dinçer, dün Sinan Oğan’ı hedef alanların bugün benzer söylemlerle Kemal Kılıçdaroğlu’nu eleştirdiğini belirterek, görülüyor ki; Sayın Kılıçdaroğlu kendi partisini bile kayyum ataması ile karşı karşıya bırakmış, seçime çok kısa bir süre kala yine seçimlerde dolaylı olarak partisine ciddi bir zarar vermiştir.
Metin Dinçer açıklamasının sonunda, Sinan Oğan’ın 2023 seçim sürecinde ortaya koyduğu yaklaşımın bugün yaşanan gelişmelerle birlikte daha iyi anlaşıldığını ifade ederek, “Sayın Sinan Oğan’ın ülkenin bekasını, devletin bölünmez bütünlüğünü ve siyasi istikrarı kişisel hesapların üzerinde tuttuğunu düşünüyoruz. Bu nedenle şahsım ve Türkiye İttifakı Partisi adına kendisine teşekkür ediyoruz” dedi.




