Konuyu Türkinform’a değerlendiren uzmanlar, akıllı telefon kullanım süresine dikkat çekerek, sınırların aşılması durumunda geri dönülmez zararlara yol açabileceği uyarısı yapıyor.

Sabah alarmıyla başlayan ekran teması, gece uyumadan önce sosyal medya kontrolüyle sona ererken, uzmanlara göre bu yoğun kullanım alışkanlığı, fark edilmeden hem bedeni hem zihni yorabiliyor.

Özellikle günlük telefon kullanım süresinin 4-5 saatin üzerine çıkması durumunda, bazı sağlık risklerini artırabileceğine dikkat çeken uzmanlar, ayrıca kullanım amacı, içeriği ve kişinin günlük yaşamını nasıl etkilediğinin de bu durumu etkilediğini ifade ediyor.

KRİTİK EŞİK NE?

Nörologlara göre yetişkin bireylerde günlük ekran süresinin 2 ila 4 saat arasında tutulması daha sağlıklı kabul edilirken, bunun üzerine çıkan zamanlarda dikkat dağınıklığı, uyku bozuklukları, göz yorgunluğu ve sosyal izolasyon gibi sorunların görülme ihtimali de artıyor.

Özellikle sosyal medya odaklı kullanımın beyindeki ödül mekanizmasını sürekli tetiklediği ve bu durumun bağımlılığa benzer davranışlar oluşturabildiği ifade ediliyor. Uzmanlara göre sürekli bildirim kontrolü yapmak, kısa süreli dopamin etkisi yaratarak kişiyi telefona daha bağımlı hale getirebiliyor.

ÇOCUKLARDA RİSK DAHA BÜYÜK

Uzmanlar, en büyük risk grubunun çocuklar ve ergenler olduğuna dikkat çekiyor. Gelişim çağındaki bireylerde uzun süreli ekran maruziyetinin, dikkat eksikliği, uyku düzensizliği, sosyal iletişim sorunları, kaygı ve stres artışı, fiziksel hareketsizlik gibi sorunlara yol açabileceği uyarısı yapılıyor.

Özellikle 12-18 yaş aralığında günlük 2 saatin üzerindeki kontrolsüz sosyal medya kullanımının psikolojik etkilerinin daha belirgin hale geldiği vurgulanıyor.

BEYNİ OLUMSUZ ETKİLİYOR

Uzmanlar, telefon kullanımı sırasında beynin sürekli yeni uyaranlara maruz kalması sonucu odaklanma süresini azaltabileceğini belirterek, kısa videolar, hızlı içerikler ve sürekli değişen akışlar, beynin “anlık tüketim” alışkanlığı geliştirmesine neden olabileceği kaydediliyor.

Bunun sonucu olarak, uzun süre odaklanamama, sabırsızlık, unutkanlık hissi ve verimlilik düşüşü gibi sonuçların ortaya çıkabileceği ifade ediliyor. Uzmanlar özellikle yatmadan önce telefon kullanımının melatonin hormonunu baskılayabildiğini ve uyku kalitesini bozabildiğini belirtiyor.

Uzun süre telefon kullanımının sadece zihinsel değil beden sağlığına da etkileri olduğuna dikkat çeken uzmanlar, boyun düzleşmesi, omurga ağrıları, el ve bilek problemleri, göz kuruluğu ve baş ağrısı gibi fiziksel sorunların yaşanabileceğine işaret ediyor.

Telefonsuz kalınca huzursuz hissetmek, sürekli ekran kontrol etme isteği, uyku saatlerini ertelemek, gerçek sosyal ilişkilerden uzaklaşmak, ders veya iş performansında düşüş yaşamak, ekran süresini azaltamamak gibi durumlarda ise artık telefon kullanımının alışkanlıktan çıkıp bağımlılığa dönüştüğünün belirtisi olarak kabul ediliyor.

NE YAPMALI?

Uzmanlar tamamen telefonsuz bir yaşamın gerçekçi olmadığını, ancak kontrollü kullanımın önemli olduğunu vurguluyor. Bunun için önerilen bazı yöntemler ise şunlar:

-Bildirimleri sınırlandırmak.

-Yemek sırasında telefonu uzak tutmak.

-Yatmadan en az 1 saat önce ekranı bırakmak.

-Sosyal medya kullanımına günlük limit koymak.

-Haftada belirli saatleri “dijital detoks” olarak ayırmak.

El Nino alarmı! Hangi yaş grubu risk altında?
El Nino alarmı! Hangi yaş grubu risk altında?
İçeriği Görüntüle

-Fiziksel aktiviteyi artırmak.

Uzmanlara göre önemli olan sadece telefonda geçirilen süreyi azaltmak değil, ekran dışında kaliteli zaman geçirebilmek.

Muhabir: Ömür Melih ÜZELCE