Vicdan Vakfı tarafından hazırlanan ve cezaevlerinde anneleriyle birlikte kalan bebek ve çocukların yaşam koşullarını inceleyen kapsamlı araştırma raporu kamuoyuna sunuldu. Raporda, 0-6 yaş grubundaki çocukların cezaevi ortamında büyümek zorunda kalmasının hem fiziksel hem de psikolojik gelişimleri açısından ciddi riskler taşıdığı belirtildi.
Vicdan Vakfı tarafından yayımlanan ve cezaevlerinde anneleriyle birlikte kalan bebek ve çocukların yaşam koşullarını ele alan rapor kamuoyunda tartışma yaratırken, Vicdan Vafkı Genel Başkanı ve DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu konuyla ilişkin Türkinform muhabiri Sümeyye Aksu’ya dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

“CEZAEVİ KOŞULLARI ÇOCUKLARIN GELİŞİMİNİ OLUMSUZ ETKİLİYOR”
Gergerlioğlu, cezaevlerinde yaptığı ziyaretler ve sahadan aldığı geri bildirimlere işaret ederek, çocukların cezaevi koşullarında “temel haklara erişimde ciddi sıkıntılar yaşadığını” ifade etti. Özellikle oyuncak, eğitim materyali, beslenme ve yaşam alanı gibi temel ihtiyaçlarda eksiklikler olduğunu belirten Gergerlioğlu, mevcut sistemin çocukların üstün yararını yeterince gözetmediğini savundu.
Gergerlioğlu, cezaevlerinde anneleriyle kalan çocukların doğrudan bir suç isnadı bulunmamasına rağmen dolaylı biçimde cezalandırıldığını öne sürerek, “çocukların dört duvar arasında büyümesinin kalıcı psikolojik etkiler bıraktığını” dile getirdi.
“İNSAN HAKLARI KOMİSYONU BU KONUDA YETERSİZ KALDI
İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’na yıllardır çok sayıda başvuru yaptığını belirten Gergerlioğlu, özellikle bebek ve küçük çocukların durumunun yeterince dikkate alınmadığını iddia etti. Denetim mekanizmalarının ise sahadaki sorunları çözmede yetersiz kaldığını savundu. Gergerlioğlu sözlerini şöyle sürdürdü;
“Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’na en çok götürdüğüm başvurular bunlardı. Çocukların ve bebeklerin durumuyla ilgili belki binlerce kez başvuru yaptım ancak önemli bir duyarsızlıkla karşılaştım. Israr ettiğim için, önceki dönemde (27. Dönem) İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı, ‘Bu kadar bu konuda ısrarcısın, ben de bakanlığa ilettim’ dedi ve ardından anne-baba tutuklu kişiler için en azından çocuk 15 yaşına gelene kadar annenin mahpusluğunun ertelenmesine ilişkin bir yasa taslağı oluşturulması gündeme geldi.
Bu düzenleme Meclis’e geldiğinde komisyonda AK Parti ve MHP’li üyeler tarafından ilgili madde yasa taslağından çıkarıldı ve genel kurulda da yasalaşmadı. Bunun nedeninin, iktidarın siyasi hasımlarıyla ilgili yaklaşımı olduğu, bu kişilerin cezaevinde kalmasının istendiği yönünde değerlendirmeler yapıldı”
Gergerlioğlu, bazı cezaevlerinde kreş imkânı bulunsa da bu alanların sınırlı sürelerle kullanılabildiğini, koğuş yaşamında ise çocukların ihtiyaçlarının her zaman karşılanamadığını söyledi. Güvenlik gerekçeleriyle bazı oyuncak ve materyallerin içeri alınmamasını da eleştiren Gergerlioğlu, bu durumun çocukların gelişimini olumsuz etkilediğini ifade etti.
“DENETİM MEKANİZMALARI ÇOCUKLAR İÇİN YETERSİZ”
Gergerlioğlu, cezaevlerinde kalan çocuklara yönelik bağımsız denetim mekanizmalarının yeterli olmadığını belirterek mevcut sistemin ciddi eksiklikler içerdiğini söyledi. Meclis heyetlerinin zaman zaman cezaevi ziyaretleri yaptığını ancak Türkiye genelindeki cezaevi sayısının fazlalığı nedeniyle bu denetimlerin yetersiz kaldığını ifade eden Gergerlioğlu, ‘Şu anda 0-6 yaş arası 891 bebek ve çocuk cezaevlerinde kalıyor. Hangi birine yetişeceksiniz?’ sözleriyle denetim kapasitesinin sınırlılığına dikkat çekti. Denetim süreçlerinin çoğu zaman idarelerin inisiyatifine bırakıldığını savunan Gergerlioğlu, bu durumun çocukların yaşam koşullarının düzenli ve bağımsız şekilde izlenmesini engellediğini dile getirdi.
“CEZAEVLERİNDE ÇOCUKLAR İÇİN GEÇİCİ ÇÖZÜMLER YETERLİ DEĞİL”
Gergerlioğlu, cezaevlerinde çocukların beslenme, barınma ve gelişim koşullarına ilişkin ciddi sorunlar yaşandığını belirterek, bu durumları defalarca ilgili bakanlığa ilettiklerini ve bazı iyileştirmeler sağlandığını söyledi. Ancak sorunların tamamen çözülmediğini ifade eden Gergerlioğlu, kimi zaman çocukların yataksız kaldığını, sonrasında ise annenin yatağının yanına ek yatak konularak geçici çözümler üretildiğini dile getirdi.
Çocukların beslenme ve eğitim süreçlerinde de benzer aksaklıkların yaşandığını vurgulayan Gergerlioğlu, cezaevi içinde ve dışında büyüyen çocukların ciddi ve tekrarlayan travmalara maruz kaldığını ifade etti. Ayrıca, bazı annelerin kötü koşullar nedeniyle çocuklarını cezaevinde tutmak istemediğini, bu durumun hem anne hem de çocuk açısından psikolojik ve fiziksel zorluklara yol açtığını belirtti.
Gergerlioğlu, konunun yalnızca idari bir mesele değil, doğrudan insan hakları meselesi olduğunu vurgulayarak, daha kapsamlı yasal düzenlemelere ihtiyaç olduğunu ifade etti.
Vicdan Vakfı raporunun ardından konunun önümüzdeki günlerde Meclis gündeminde yeniden tartışılması bekleniyor.





