Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in ara seçim turu kaldığı yerden devam ediyor.
Özgür Özel, bugün iki partiyi ziyaret etti. CHP Lideri, ilk olarak Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal’la bir görüşme gerçekleştirdi.
CHP Lideri, ikinci olarak ise DEVA Partsi’ne geldi. Özel, Genel Başkan Ali Babacan ile bir görüşme gerçekleştirdi.
Saat 14.30’da DEVA Partisi Genel Merkezi’ne gelen Özgür Özel’i Ali Babacan karşıladı. İki liderin görüşmesi yaklaşık 1,30 saat sürdü. Özel ve Babacan, daha sonra kameralar karşısına geçerek açıklamalarda bulundu.
Babacan, Orta Doğu gerilimi ile ilgili masada müzakere ile ateşkesin kalıcı hale gelmesi ve kalıcı barışın başlayacağı zemin üzerinde durulması gerektiğini ifade etti.
“BU IZDIRABI MİLLETE YAŞATMANIN HİÇBİR ANLAMI, AMACI YOKTUR”
2023 seçimlerinden bu yana 3 yıl geçtiğini ifade eden, iktidarın taahhütleri olduğunu ancak hiçbirinin yapılmadığını aktaran Ali Babacan, “Her seçim seçilene bir kredidir. Eğer aradan 3 yıl geçti ve herhangi bir başarı üretilemiyorsa, her alanda sorunlar büyüyorsa ve bu sorunların çözülmesiyle de ilgili ortada hiçbir plan ya da program yoksa artık bu sıkıntıyı, bu ızdırabı millete yaşatmanın hiçbir anlamı, amacı yoktur” dedi.
“BU SEÇİMİN DE MÜMKÜN OLAN BİR ERKEN GENEL SEÇİM OLMASIDIR”
2 yıl daha seçime kadar beklenmesinin yanlış olduğunu söyleyen Babacan, Türkiye’de seçimin konuşulmaya başlandığını, “Ufukta bir seçim görülmektedir. Bu seçimin de mümkün olan bir erken genel seçim olmasıdır.” dedi.
“AK PARTİ’NİN SESSİZLİĞİNİ DE MİLLETİMİZİN TAKDİRLERİNE SUNUYORUM”
Daha sonra kameralar karşısına geçen Özgür Özel, Siyasi Etik Kanunu’nun bir an önce kanunlaşması gerektiğini düşündüklerini ifade ederek, “Hem Genel Başkanlar, Cumhurbaşkanı, bakanlar, belediye başkanlarının mal varlıklarının açık ve şeffaf olması, nasıl edinildiği konusunda da hesap verebilir olması gerektiğini burada ifade ediyoruz. Daha önce de söyledim. Ne Ekrem İmamoğlu, ne Özgür Özel, ne de Recep Tayyip Erdoğan’ın bu milletin karşısına çıkıp mal varlığında izah edemeyecek bir artışının olmaması gerekir. Bu konudaki özgüvenimi aynı şekilde Sayın Erdoğan’dan da duymak ve parlamentoda en çok milletvekili olan iki parti olarak bir Siyasi Etik Kanunu’na birlikte imza atmayla ilgili teklifimi bir kez daha yeniliyorum. Ama bu konuda AK Parti’nin sessizliğini de milletimizin takdirlerine sunuyorum” değerlendirmesinde bulundu.
"ERKEN SEÇİMİN TARİHİNİN İLAN EDİLMESİ"
CHP Lideri, “Buradan sonra siyasi parti ziyaretlerimizi tamamladıktan sonra, Sayın Numan Kurtulmuş’a da bu konuda görüşme talebimizi ileteceğiz ve konuyu Meclis zemininde tartışmaya devam edeceğiz. Burada yersiz olan yasamanın üzerindeki bir anayasal yükümlülüğe yürütme eliyle müdahale ediliyor olmasıdır. ‘Türkiye’nin gündeminde böyle bir şey yok’ denmesidir. Bunu kesinlikle kabul etmediğimizi bir kez daha ifade etmek isterim. Ara seçimle ilgili talebimiz nettir. Ama ‘Ara seçim talebinden vazgeçer misiniz?’ derseniz, onu ortadan kaldırabilecek tek şey erken seçimin tarihinin ilan edilmesidir. Bu açıdan da milletin önüne bir sandık koyarlarsa millet tüm sorunları çözecek bir çözümü sandıkta üretecektir.” İfadelerini kullandı.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in ekonomiye ilişkin açıklamalarının sorulması üzerine Ali Babacan ve Özgür Özel’den yanıt geldi.
"MAZERET ENFLASYONU"
Özel, şu değerlendirmede bulundu:
“Türkiye’de bir enflasyon sorunu var. Ama en yakıcı olan herhalde Türkiye’deki mazeret enflasyonu. Sayın ekonomi yönetimi ve Sayın Mehmet Şimşek sürekli mazeret üretmekte ve tutmayan bütün hedefleri bir mazeretle ilişkilendirmektedir. Şimdi de işte bir ‘Savaşflasyon’ gibi bir icat çıkartmak üzere savaştan dolayı bir enflasyon oluştuğunu söylemektedir. Elbette savaş bütün dünyadaki ülkelerin ekonomilerini etkiler. Buna karşı da dünyada gelişmiş ülkelerin, ekonomisi iyi yönetenlerin ülkelerin nasıl tedbirler aldıklarını görüyoruz. Hele hele bu tedbirlerin alınabilir durumda olduğunu görüyoruz ülkeler açısından. Peki bizimkiler bunu niye yapamıyorlar? Yani petrole gelen her zam niye pompaya, pompaya gelen her zam niye bütün fiyatlara yansıyor? Çünkü bu savaşa en hazırlıksız yakalanan ekonomilerden bir tanesi biziz. Sayın Şimşek yurtdışında yaptığı bir sunumda, kamuoyunda da çok konuşuldu, bu dönemde satılan rezervleri geçen sene 19 Mart tarihini de içinde kapsayacak çoklu etkiler dönemi diye gösteren bir şeyle karşılaştırıyor. Bu savaştan bizi korumak için gerekli rezervleri geçen sene 19 Mart darbesi ve sonrasında yaşananlarla yaktı zaten Mehmet Şimşek. İşin kötüsü onun rezervlerin yerine çok maliyetli ve hepimizin sırtına çok yük bindiren ve enflasyon hedeflerinin de tutmamasına sebep olacak şekilde büyük bir maliyetle geri koyduk. Şu anda böyle bir şoka hazır değildik. Ama geçen sene 19 Mart sonrasında İstanbul’un seçilmiş Belediye Başkanını, Cumhurbaşkanı adayımızı siyasetten men etmek umuduyla her şeyi göze alıp, 60 milyar dolarlık bir hasar yaratmamış olsalardı şimdi bu imkanları örneğin emeklilere ara zam vererek, asgari ücrete ara zam yaparak, üretim yapan ihracatçılara desteklerde bulunarak, KOBİ’lere enerji maliyetlerini karşılamak için bir takım destekler vererek, küçük esnafa ya da sanayiciye kredi garanti fonlarıyla uygun faizli kredilerle onları destekleyerek; bu sürecin hem ekonomide tahribat yaratmaması, yoksulluk yaratmaması hem de enflasyon yaratmaması üzerinden adımlar atılabilirdi. Sayın Babacan’ın yukarıda biraz önce de ifade ettiği gibi petrolün fiyatının yedi kata çıktığı süreçte bunların yapılabilir bir dönemde yapılabileceğini anlattı. Bu dönemde Mehmet Şimşek bir enflasyon, mazeret enflasyonu ile bu işe de bir mazeret bulmuş, bolca zaten mazereti var. Ve aslında kötü yönetimin sonucunu şimdi savaşa bağlıyor. Bu konuda artık biz mazeret duymak değil, seçim tarihini duymak istiyoruz.
"HEDEFLER TUTMADI"
Babacan, şunları söyledi:
"Program şimdiye kadar hangi hedefini tutturdu ki? Şimdi savaşı ya da petrol fiyatlarını bahane edip hedeflere ulaşamayacağız diyorlar. Daha önceki yıllarda açıkladıkları programların hangi hedeflerini tutturdular ve bu bahaneyle şimdi programın şu şu hedeflerinden sapacağını söylüyorlar. Şimdi bakın ben hep hatırlatıyorum: Petrol fiyatlarındaki artış yaklaşık biliyorsunuz arkadaşlar yüzde 50. Yani 60 dolarlardan 90 dolarlara çıktı şu anda. Yüzde 50 2002 yılından 2007'ye kadar petrol fiyatlarındaki artış %650 olmuştur. Yani petrol fiyatları 7'ye katlamıştır. Petrol fiyatlarının 7'ye katladığı bir dönemde enflasyon tek haneye inmiştir ve 10 yıl boyunca tek hanede kalmıştır. Ya bu enflasyonu bahane bu savaşı ve petrol fiyatlarını bahane edip de zaten yönetemediklerini, zaten ulaşamayacakları enflasyon hedeflerini güncellemek beyhudedir. Yapılacak iş bir an önce ama bir an önce Türkiye'ye yepyeni bir ekonomik programla ve dürüst, ehil kadrolarla sahip çıkmaktır. Onun için başta söyledim ya erken genel seçim. Başka çaresi yoktur. Enflasyonu düşürmenin de Türkiye'nin ekonomik sorunlarını çözmenin de yolu budur. Çünkü adalet olmayınca, hukuk olmayınca ekonomi düzelmez. Hep söylüyorum, ağızlarıyla kuş tutsalar Türkiye'nin ekonomisini düzeltemezler. Bizzat iktidar tarafından her Allah'ın günü hukuk katliamı yapılıyor bu ülkede ya. Şu belediyelerle ilgili yapılanlara bakın. Hiç kimse önünü göremiyor. Memlekette hukuki güvenlik yok. Hukuki güvenliğin olmadığı bir ülkede ne yaparsanız yapın, ekonomi düzelmez. Çünkü güven oluşturamazsınız. Ekonominin temeli güvendir, güven. Güven olmayınca olmaz. Güveni sağlamanın da artık bu saatten sonraki tek yolu bir an önce ülkenin ehil ve dürüst kadrolar tarafından yönetilmesidir. Ülkenin istişareyle yönetilmesidir. Ülkenin adaletle yönetilmesidir. Mevcut iktidar 3 yıldır yapmadı, yapamıyor. Artık bu ızdıraba, bu sıkıntılı döneme devam etmenin bir anlamı yok. Kesin çözüm değişimde. "
Özgür Özel, daha öncesinde DEM Parti, TİP, EMEP, İYİ Parti, Gelecek Partisi ve Yeniden Refah Partisi ile bir görüşme gerçekleştirdi. Özel’in siyasi parti süreci sonrasında Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş ile bir görüşme yapması bekleniyor.





