Kamuoyunda yükselen sesler ve parti içinden gelen sert tepkiler, Özgür Özel’in genel başkanlık koltuğundaki günlerinin sayılı olduğunu ve siyaset sahnesinden çekilmeye zorlandığını gösteriyor.

EMANETÇİ LİDERLİK VE OTORİTE KAYBI

Özgür Özel’in göreve geldiği ilk günden itibaren üzerinden atamadığı "emanetçi" sıfatı, bugün CHP’yi bir yönetim boşluğuna sürüklemiş vaziyette. Karar alma süreçlerinde Ekrem İmamoğlu’nun vesayeti altında kaldığı yönündeki iddialar, Özel’in parti tabanı ve teşkilatlar üzerindeki otoritesini tamamen yitirmesine neden oldu. Disiplin mekanizmalarının işlemediği, her bölgenin "başına buyruk" hareket ettiği bu yapı, kurumsal kimliği zedeleyerek partiyi bir kriz sarmalına soktu.

ESKİ CHP’LİLERDEN BÜYÜK BAŞKALDIRI

Özel’in yönetim tarzına sadece mevcut muhalifler değil, partiye yıllarca emek vermiş eski CHP’li ağır toplar ve tecrübeli isimler de sert bir şekilde başkaldırmış durumda. "Parti kimliğinin erozyona uğratıldığı" ve "milli meselelerdeki etkisizlik" gerekçeleriyle yükselen bu iç isyan, Özel’in siyasi manevra alanını tamamen daralttı. Kendi evinde dahi kabul görmeyen bir liderliğin, Türkiye genelinde karşılık bulması artık imkansız görülüyor.

150 milyon dolarlık denizlerin sarayı Bodrum'a demir attı
150 milyon dolarlık denizlerin sarayı Bodrum'a demir attı
İçeriği Görüntüle

BELEDİYELERDEKİ ÇÜRÜME VE SKANDALLAR

Özel döneminde CHP’li yerel yönetimlerden gelen haberler adeta bir "skandallar zinciri" teşkil ediyor:

Yolsuzluk ve Rüşvet: İstanbul’un kilit ilçeleri başta olmak üzere, birçok belediyede ihaleye fesat karıştırma ve usulsüzlük iddiaları yargıya taşındı.

Sessiz Kalınan Taciz Vakaları: Teşkilat bünyesinde yaşanan etik dışı olaylara karşı Genel Merkez’in sergilediği tavizkar tutum, halk nezdindeki güveni yerle bir etti.

TABANDAN KOPUŞ VE İDEOLOJİK EKSEN KAYMASI

Özgür Özel'in en çok eleştirildiği noktalardan biri de CHP'nin geleneksel seçmen kitlesini göz ardı eden, tutarsız ittifak arayışları ve milli meselelerdeki sessizliği oldu. Sokağın nabzını tutmakta başarısız olan Özel yönetimi, partiyi marjinal söylemlerin hapsine soktu. Kendi seçmeninin hassasiyetlerini görmezden gelen bu "vizyonsuz" siyaset anlayışı, sandık öncesi partide büyük bir kopuşa neden oldu. Bu ideolojik savrulma, Özel'in istifasını isteyen kitlelerin en büyük dayanağı haline geldi.

VÜCUT MİKROBU ATACAKTIR

Türkinform’un görüştüğü analistlere göre CHP, tarihinin en zayıf liderlik dönemlerinden birini yaşıyor. Bir organizmanın kendisini hasta eden unsurları bünyesinden uzaklaştırması gibi, CHP tabanı ve Türk seçmeni de bu başarısız tabloyu tasfiye etmeye kararlı.

Muhabir: Bülent Sarıdiken