İsrail'de dikkat çeken analiz: "Trump'ın Erdoğan'a duyduğu saygı tesadüf değil"
İsrail'de dikkat çeken analiz: "Trump'ın Erdoğan'a duyduğu saygı tesadüf değil"
İçeriği Görüntüle

CHP, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin kurultay davasına ilişkin verdiği “mutlak butlan” kararına karşı Yargıtay’a başvuruda bulundu.

Parti tarafından sunulan itiraz dilekçesinde, İstinaf Mahkemesi kararının hukuka ve Anayasa’ya aykırı olduğu savunularak, kararın temyiz incelemesi sonucunda bozulmasının zorunlu olduğu ifade edildi.

Chp Kurultayı Davasında Kritik Gün İkinci Duruşma Gerçekleştirilecek1

“TEDBİR KARARI HUKUKEN UYGULANAMAZ”

Dilekçede, verilen tedbir kararının “madden ve hukuken icrasının imkânsız” olduğu belirtilirken, 21 Eylül 2025 tarihli CHP 22. Olağanüstü Kurultayı, 24 Eylül 2025 tarihli İstanbul Olağanüstü İl Kongresi, 19 Ekim 2025 tarihli CHP İstanbul 39. Olağan İl Kongresi ve 28-30 Kasım 2025 tarihli 39. Olağan Kurultayı sonucunda düzenlenen mazbataların geçerli olduğunun tespiti talep edildi.

CHP ayrıca, Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ilk derece yargılamasında davayı bir kısım davacılar yönünden reddettiğini, diğer davacılar açısından ise “konusuz kaldığı” gerekçesiyle karar verdiğini hatırlattı. Buna rağmen İstinaf Mahkemesi’nin kararı kaldırarak davayı kabul etmesinin hukuka aykırı olduğu savunuldu.

Chp’de 39. Kurultay Hazırlıkları Tam Gaz Devam Ediyor

“SİYASİ FAALİYET HAKKI İHLAL EDİLDİ”

Başvuruda, mahkeme kararının CHP’nin siyasi faaliyet hakkını ihlal ettiği ve demokratik siyasi hayatın işleyişine müdahale anlamı taşıdığı vurgulandı.

Dilekçede, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında siyasi parti kongre seçimlerine ilişkin uyuşmazlıklarda adliye mahkemelerinin görevli olmadığına dikkat çekilerek, benzer bir CHP kurultay davasında da seçim işlemlerine yapılacak itirazların seçim hakimine götürülmesi gerektiğine hükmedildiği anımsatıldı.

Chp Kurultay Davası Ne Zaman Ana

“PARTİYİ MAHKEME YÖNETEMEZ”

CHP’nin itirazında, tedbir kararının seçilmiş parti yönetimini görevden uzaklaştırdığı ve yerine mahkeme eliyle belirlenen kişilerin getirildiği ifade edildi.

Dilekçede şu değerlendirmeye yer verildi:

“Bu anlamsız tedbir kararıyla parti içi ve ülke siyasetine dönük kararların mahkemenin atadığı kişiler tarafından alınması beklenmektedir.”

Siyasi partilerin kongreleri ve seçilmiş organları eliyle yönetilmesi gerektiği belirtilen başvuruda, seçilmiş yöneticiler dışında kişilerin belirsiz süreyle parti yönetimine getirilmesinin Anayasa’ya ve demokratik siyasi düzenin gereklerine aykırı olduğu kaydedildi.

Kaynak: HABER MERKEZİ