ABD Temsilciler Meclisi üyesi Joe Wilson’ın Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Anlaşması’nı ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu politikasının başarısı olarak değerlendirmesi tartışma yarattı. Topkapı Üniversitesi Öğretim Üyesi Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, Wilson’ın açıklamasının dikkatle ele alınması gerektiğini belirterek, anlaşmanın ABD’nin İran’ı çevreleme politikasının bir parçası haline getirilmemesi gerektiğini söyledi.
Yaycı, Wilson’ın paylaşımında üçlü karşılıklı savunma anlaşmasını Trump’ın Orta Doğu’da “istikrar, barış ve refahı” geliştirme politikasının bir başka başarısı olarak tanımladığını belirtti. Wilson’ın açıklamasında Suriye, Körfez ülkeleri ve Lübnan-İsrail görüşmelerine de yer verdiğini aktaran Yaycı, bu çerçevede İran’ın yalnızlaştırıldığının ileri sürüldüğüne dikkat çekti.

“KONGRE ÜYESİNİN YORUMUYLA ABD’NİN RESMİ GÖRÜŞÜ AYRILMALI”
Wilson’ın değerlendirmesinin önemli olduğunu ancak bunun ABD’nin resmi devlet politikası olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Yaycı, “ABD’nin resmi devlet görüşü ile bir Kongre üyesinin siyasi yorumunu birbirinden ayırmak gerekir” dedi.
Yaycı’ya göre Wilson’ın değerlendirmesi, Mekke Anlaşması’nın resmi amacı olarak kabul edilemez. Üçlü anlaşmanın açıklanan temel mantığının herhangi bir ülkeyi doğrudan hedef almak yerine ortak bir caydırıcılık mekanizması oluşturmak olduğunu ifade eden Yaycı, anlaşmanın farklı aktörler tarafından farklı şekillerde yorumlandığını söyledi.
İRAN’DAN ANLAŞMAYA FARKLI YAKLAŞIM
Yaycı, İran’ın anlaşmaya ilişkin açıklamalarının da Wilson’ın değerlendirmesinden farklı olduğuna işaret etti.
İran Dışişleri Bakanlığı’nın 10 Ağustos’ta anlaşmadan kaygı duymak için neden görmediğini ve bölge ülkelerinin dış güçlere güvenmek yerine kendi güvenlik sorumluluklarını üstlenmesinin olumlu olabileceğini ifade ettiğini aktaran Yaycı, böylece anlaşmaya ilişkin iki farklı yaklaşımın ortaya çıktığını belirtti.
Yaycı bu iki yaklaşımı şöyle özetledi:
Wilson’ın yaklaşımı: İran’ı yalnızlaştıran ABD stratejisinin bir parçası.
İran’ın yaklaşımı: Bölgenin güvenliğini dış güçlere bağımlı olmadan üretme girişimi.
TÜRKİYE'YE KRİTİK UYARI
Türkiye açısından İran’ın yaklaşımının daha sağlıklı olduğunu düşündüğünü belirten Yaycı, Ankara’nın Mekke Anlaşması’nı başka bir ülkenin İran politikasının aracı haline getirmemesi gerektiğini savundu.
Yaycı, “Türkiye’nin bu anlaşmayı ABD’nin İran’ı çevreleme politikasının askeri ayağı haline getirmesi doğru olmaz” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye ile İran arasında çeşitli sorunlar ve görüş ayrılıkları bulunduğunu belirten Yaycı, buna rağmen İran’ın Türkiye’nin komşusu olduğunu hatırlattı. Türkiye’nin milli çıkarının başka bir ülkenin İran politikasını uygulamak değil, kendi bölgesel dengesini oluşturmak olduğunu söyledi.
“BU SÖZLER ÖVGÜDEN ZİYADE STRATEJİK BİR İŞARET”
Wilson’ın açıklamasının yalnızca bir övgü olarak görülmemesi gerektiğini belirten Yaycı, açıklamanın Türkiye açısından dikkat edilmesi gereken stratejik bir işaret taşıdığını ifade etti.
Yaycı, “Anlaşmanın kimin stratejisine hizmet edeceğini Türkiye kendi politikasıyla belirlemelidir” diyerek, Mekke Anlaşması’nın bundan sonraki süreçte hangi eksende şekilleneceğinin Türkiye’nin izleyeceği politikaya bağlı olduğunu vurguladı.
Yaycı’nın değerlendirmesine göre Ankara açısından temel mesele, anlaşmanın ABD-İran rekabetinin bir parçasına dönüşmesi yerine Türkiye’nin kendi güvenlik ve bölgesel çıkarları doğrultusunda değerlendirilmesi.



