Kübra Kara, Savaşın yıkıcılığı ve terörün karanlık gölgesi, savunmasız dimağlar üzerinde silinmesi güç izler bıraktığını belirterek: "Araştırmalar, bu tür ekstrem travmalara maruz kalan çocuklarda yoğun stresin, geniş bir yelpazeye yayılan psikolojik sorunları tetiklediğini açıkça ortaya koyuyor. Bu denli büyük toplumsal ve kişisel sarsıntılar yaşayan çocukların, olağan davranış kalıplarını sürdürmeleri neredeyse imkansızdır, bu durum genellikle belirgin davranış bozuklukları ve duygusal sapmalarla dışa vurulur" dedi.

Thumbs B C C6B33F128544622335E92184B47992B1

TRAVMAYA KARŞI GELİŞTİRİLEN SAVUNMA MEKANİZMALARI

Kara, bazı mekanizmalardan söz ederek şu sözleri kaydetti: "Çocuk psikolojisi, hayattaki büyük şoklar ve yoksunluklarla başa çıkabilmek adına farklı savunma duvarları inşa eder. Yapılan saha araştırmaları, travma sonrası çocuklarda gözlemlenen tepkileri üç ana grupta topluyor:

Dış Dünyadan Kopuş: Bazı çocuklar, katlanılamaz gerçeklikten kaçmak için sosyal çevreden tamamen izole olarak iç dünyalarına çekilirler.

Duygusal Küntleşme: Bir "robot" edasıyla hissizleşen bu çocuklar, kendilerini korumak adına tüm duygusal tepkilerini askıya alırlar.

Duygusal Patlamalar: Histerik reaksiyonlara benzer şekilde, kontrol edilemeyen ani öfke veya ağlama krizleri raporlanan vakalar arasında."

İYİLEŞME SÜRECİNİ BELİRLEYEN KRİTİK DURUMLAR

Kara, bazı riskli hallerden bahsederek şöyle devam etti: "Her ne kadar travmanın şiddeti yüksek olsa da çocukların büyük bir çoğunluğu er ya da geç dış dünyayla sağlıklı bağlar kurma yetisini yeniden kazanabiliyor. Ancak bu iyileşme süreci her çocukta aynı hızda veya verimlilikte seyretmez. Süreci doğrudan etkileyen değişkenler şunlardır:

Hasarın Derecesi: Maruz kalınan şiddetin boyutu ve süresi.

Uykusuzluğun nedenleri nedir?
Uykusuzluğun nedenleri nedir?
İçeriği Görüntüle

Rehabilitasyon Olanakları: Travma sonrası sağlanan profesyonel psikolojik desteğin niteliği.

Bireysel Kapasite: Çocuğun yaşına ve gelişimsel özelliklerine bağlı olarak geliştirdiği başa çıkma becerileri" diye konuştu.

Kara, sözlerine son olarak şunları ekledi: "En trajik tablolardan biri ise çok erken yaşlarda aşırı miktarda ölüm ve yıkıma tanıklık eden çocuklarda görülüyor. Bu çocuklar, bir nevi 'duygusal doygunluğa' ulaşarak yeni bir acıyla yaralanamayacak kadar hissizleşebilirler. Bu durum, bireyin sadece kendi acısına değil başkalarının yaşadığı dramlara karşı da tamamen kayıtsız kalmasıyla sonuçlanan derin bir ruhsal tahribatı beraberinde getiriyor.

Önemli olarak şunları söyleyeyim, ezcümle savaş mağduru çocukların topluma kazandırılması, sadece bireysel bir tedavi süreci değil aynı zamanda kolektif bir sorumluluk."

Muhabir: Hazal Ergen