Kara, bir ebeveyn olarak yaşanan endişelerin çocuğa geçmesi, düşündüğünüzden daha yaygın bir durum olduğunu belirtti. Ebeveynin sürekli kaygılı, gergin veya korkulu bir ruh halinde olması, çocuk tarafından fark edilir ve zamanla bu duygular çocukta da benzer şekilde ortaya çıkabildiğini söyleyerek: ". Araştırmalar, çocukların ebeveynlerinin duygusal tepkilerini gözlemleyerek kendi davranış kalıplarını geliştirebildiğini göstermektedir. Bu nedenle kaygı, yalnızca bireysel bir durum değil, aynı zamanda aile içi etkileşimlerle şekillenen bir süreçtir" şeklinde konuştu.

2079Gorsel25

BİYOLOJİK FAKTÖRLER

Kara, şunları kaydetti: "Çocuklarda kaygı bozukluklarının ortaya çıkmasında genetik faktörler önemli bir rol oynayabilir. Ailede anksiyete bozukluğu öyküsü bulunması, çocuğun da benzer bir yatkınlık taşıma olasılığını artırır. Bu durum, yalnızca genetik aktarım ile sınırlı değildir; aynı zamanda beyindeki kimyasal dengeyi etkileyen nörotransmitter sistemleriyle de ilişkilidir. Beyin kimyasallarının düzenli çalışmaması, kaygı düzeyinin artmasına yol açabilir.

Bunun yanında bazı gelişimsel ya da nörolojik durumlar da kaygı ile birlikte görülebilir. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) veya otizm spektrum bozukluğu gibi durumlara sahip çocuklarda, kaygı belirtileri sıkça eşlik eden bir durum olarak ortaya çıkabilmektedir."

AİLE FAKTÖRLERİ

Kara: "Aile içi davranış biçimleri, çocukların duygusal gelişimi üzerinde doğrudan etkilidir. Sürekli endişe yaşayan, olumsuz senaryolar üreten veya stresli durumlara karşı aşırı tepkiler veren ebeveynler, çocuklarına farkında olmadan bu davranışları modelleyebilir. Çocuk, ebeveynini gözlemleyerek kaygılı düşünme biçimini öğrenebilir ve bunu kendi yaşamına uyarlayabilir.

El Nino alarmı! Hangi yaş grubu risk altında?
El Nino alarmı! Hangi yaş grubu risk altında?
İçeriği Görüntüle

Bu nedenle çocukluk döneminde ebeveynin duygularını nasıl yönettiği, ilerleyen yaşlarda çocuğun stresle baş etme becerilerini de belirleyebilir. Ebeveynin kendi kaygı belirtilerinin farkında olması, çocuğun duygusal gelişimini olumlu yönde etkileyebilir."

ÇEVRESEL FAKTÖRLER

Kara, şöyle devam etti: "Çocukların yaşadığı çevresel olaylar da kaygı bozukluklarının ortaya çıkmasında etkili olabilir. Özellikle stresli ve travmatik yaşam olayları, çocukların psikolojik dengesini olumsuz etkileyebilir. Ebeveynler arasındaki sürekli tartışmalar, aile içi huzursuzluklar, zorbalığa maruz kalma, yakın birinin kaybı, ciddi hastalıklar, yaralanmalar veya ihmal ve istismar gibi durumlar çocuklarda yoğun kaygı gelişmesine neden olabilir."

ÇOCUKLARDA KAYGI BELİRTİLERİ

Kara, kaygı konusunu genişleterek belirtilerden bahsedip şunları ekledi: "Kaygı başlangıçta genellikle korku, huzursuzluk veya aşırı endişe şeklinde kendini gösterir. Ancak bu durum kronik hale geldiğinde fiziksel belirtiler de ortaya çıkabilir. Çocuklarda görülebilecek kaygı belirtileri arasında sürekli yorgunluk hissi, sık baş ağrıları, mide ağrıları ve genel bir huzursuzluk hali yer alır.

Bu belirtiler zamanla çocuğun günlük yaşamını, okul başarısını ve sosyal ilişkilerini etkileyebilir. Bu nedenle kaygı belirtilerinin erken fark edilmesi ve gerekli durumlarda profesyonel destek alınması önemlidir."

Muhabir: HAZAL ERGEN