Son yıllarda çocukların suça karışma oranlarında yaşanan artış, uzmanları harekete geçirdi. Yapılan değerlendirmelere göre, çocukların suça sürüklenmesinde aile yapısı, eğitim ortamı ve sosyal çevre belirleyici rol oynuyor. Uzmanlar, çocukların suçla tanışmasında en önemli etkenlerden birinin aile içi iletişim eksikliği ve ilgisizlik olduğunu vurguluyor. Parçalanmış aile yapısı, ekonomik sıkıntılar ve şiddet ortamı, çocukları riskli davranışlara daha açık hale getiriyor.

OKULDAN KOPUŞ SÜRECİ HIZLANDIRIYOR

Eğitim hayatından uzaklaşan ya da okulda dışlanan çocukların, suça yönelme riskinin daha yüksek olduğu belirtiliyor. Okul başarısızlığı, akran zorbalığı ve öğretmen-öğrenci iletişimindeki kopukluk, çocukların aidiyet duygusunu zayıflatıyor.

SOSYAL ÇEVRE VE AKRAN ETKİSİ

Çocuğun bulunduğu mahalle, arkadaş grubu ve maruz kaldığı sosyal ortam da önemli bir etken. Suça eğilimli gruplarla temas eden çocuklar, zamanla bu davranışları normalleştirebiliyor. Özellikle denetimsiz sosyal medya kullanımı da risk faktörleri arasında gösteriliyor.

UZMANLARDAN UYARI

Uzmanlar, çocukların suça sürüklenmesini önlemek için aile, okul ve toplumun birlikte hareket etmesi gerektiğini vurguluyor. Erken yaşta fark edilen riskli davranışlara karşı rehberlik hizmetlerinin artırılması, sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve çocukların sağlıklı ortamlarda gelişiminin desteklenmesi gerektiği ifade ediliyor.

Hi̇lal Çeli̇k4

150 milyon dolarlık denizlerin sarayı Bodrum'a demir attı
150 milyon dolarlık denizlerin sarayı Bodrum'a demir attı
İçeriği Görüntüle

BRONFENBRENNER MODELİ

Avukat Hilal Çelik, Türkinform’a özel yaptığı açıklamada Bronfenbrenner’in ekolojik sitemler modeline dikkat çekti. Çelik, “Çocuğu merkeze; devleti ve hukuk sitemini son halkada çocuğu koruyan mekanizma olarak tanımlar. Bronfenbrenner’in modeline baktığımızda görüyoruz ki; bir çocuğu sadece mahkemede yargılamak, buzdağının sadece görünen kısmına müdahale etmektir. Devletin ve yargının asıl görevi, çocuğu suça iten o iç içe geçmiş halkaları aile, okul, sosyal çevre gibi iyileştiren bütüncül bir ekosistem kurmaktır” görüşünü paylaştı.

Muhabir: BEYZA COŞKUN