Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Aile ve Nüfus On Yılı Programı'nda açıklamalarda bulundu. Bir milletin gücünün sadece ordusunun kudreti, ekonomisinin büyüklüğü ve teknolojisinin ileriliğiyle ölçülemeyeceğini aktaran Erdoğan, bir milletin gücü beşiklerde büyüyen evlatlarda, nesilden nesile taşınan değerlerde gizli olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aile ve Nüfus On Yılı belgemiz, bu doğrultuda atılacak adımlara daha da güç katacağına inanıyor, milletimiz için şimdiden hayırlı olmasını diliyorum.” dedi.
Erdoğan, “Hepimiz bir anne babanın evlatlarıyız. Evlat olmamız da, anne-baba olmamız da ailelerimizin sayesindedir. Aile insanın hem en korunaklı çatısı hem de ilkokuludur. Hayata önce aileden hazırlanılır. Merhamet, şefkat, empati kurmak ailede öğrenilir. Sevgi ve kardeşliğin ilk tohumu ailede atılır. Vatan-millet sevgisinin ilk adresi ailedir. Şahsiyet ailede oluşur ve o çatı altında tekamül eder. İnsan neslinin ayakta durabilmesini sağlayan da yine ailedir. Aile güçlü olduğunda bireyler güçlü olur, dolayısıyla toplum güçlü olur.” İfadelerini kullandı.
“DOĞURGANLIK HIZI DÜŞTÜ. TEDİRGİN EDİCİ”
Dijital çağda ailenin de dönüştüğünü, ciddi sınamalarla karşılaşıldığını, riskleri de öngörerek Türkiye’yi yarınlara hazırladıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, evlilik yaşının yükseldiğini, boşanma oranlarının arttığını, bunların bir sonucu olarak da doğurganlık hızının düştüğünü belirtti.
ORANLARIN HER GEÇEN YIL İNDİĞİNİ İFADE ETTİ
Rakamların, tedirgin edici olduğunu vurgulayan Erdoğan, doğurganlık hızının 2017'den itibaren nüfusun yenilenme seviyesi olan 2,1'in altına indiğini ifade ederek, 2024'te 1,48'e düşen oranın maalesef 2025 yılında daha da geriye gittiğini tahmin ettiğini aktardı.
“YARININ RİSKLERİNİ ŞİMDİDEN AZALTMAYA ÇALIŞIYORUZ”
Bu endişe verici tablonun sadece Türkiye’nin meselesi olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa'dan Uzak Doğu'ya kadar birçok ülkenin yaşlanan nüfus ve azalan doğum oranlarıyla karşı karşıya olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Örneğin Türkiye'de yüzde 35'e yaklaşan ortanca yaş, Avrupa'da 45'tir. Türkiye Avrupa Birliği'nden halen 10 yaş gençtir. Biz şimdiden gerekli tedbirleri almaya, tıpkı üç çocuk çağrımızda olduğu gibi yarının risklerini şimdiden azaltmaya çalışıyoruz.” İfadelerini kullandı.
Erdoğan’ın açıklamalarından satır başlıkları:
“Aile zayıfladığında, zayıflatıldığında ise birey zayıflar, toplum puan kaybeder. Ailenin huzuru milletin huzurundan, ailenin güvenliği milletin güvenliğinden, ailenin birliği milletin birliğinden ayrı düşünülemez. Aile toplumun temelidir ilkesi, milletimizin asli kimliğini ortaya koyan veciz bir cümledir. Evet, Türk milleti tarih boyunca aile bağlarının güçlülüğü, devamlılığı sayesinde varlığını sürdürmüş, maruz kaldığı tüm tehditleri bertaraf etmeyi başarmıştır. Vatanımızın anavatan olması tesadüf değildir. Devletimizin devlet ana olması tesadüf değildir. İnsanımızın gönlünde tüten ocağın, ana ocağı, baba ocağı olması asla ve asla tesadüf değildir. Kavramların her birinin temelinde binlerce yıllık hayat tecrübesi, kültür mirası, kadim değerlerimiz vardır.”
“EN AZ ÜÇ ÇOCUK ÇAĞRIMIZIN HAKLILIĞI KABUL EDİLDİ”
“Alışageldiğimiz yapıların çözüldüğü, insanın yön ve yol arayışının arttığı bir dönemdeyiz. 86 milyonun sorumluluğunu taşıyan kadrolar olarak muhtemel riskleri, tehditleri ve fırsatları öngörerek Türkiye'yi yarınlara hazırlamanın gayretindeyiz. Ülkeyi yönetme vazifesini üstlendiğimiz 2002'den beri bunun mücadelesini veriyoruz. 2007'de ‘En az üç çocuk’ diyerek hızla yaklaşan bir tehlikeye dikkat çekmiştik. Bu yaklaşımımız bazı kesimlerin tepkisini çekmiş, hayat tarzına müdahaleden inanç değerlerimizi hedef alan nice ahlak dışı iftiraya maruz kalmıştık. Sonuçta ne oldu? Aradan geçen sürede çağrılarımızın haklılığı ispat edilmiş oldu. O gün bizi eleştirenler, bugün haklılığımızı kabul etmek zorunda kalıyor. Yarın tarih tekerrür edecek.”
2025 Aile Yılı'yla ülke genelinde bir bilinçlenmeye vesile olduk. Aile ve nüfus meselesini toplumun ve siyasetin gündemine taşıdık. Şimdi bunu üst seviyeye çıkarmak istiyoruz. 2026-2035 dönemini Aile ve Nüfus On Yılı olarak belirledik. Vizyon belgemiz insanla başlayan, aileyle köklenen, nesillerle büyüyen, nüfusla güçlenen, istikbale yürüyen Türkiye vizyonunun yol haritasıdır. Belgemizi beş strateji üzerine bina ettik. “Birincisi aile kurumu ve nesillerin korunması, ikinci öncelik evliliğin teşviki, üçüncü öncelik doğurganlık hızının artırılması, dördüncüsü gençlerin nitelikli yetiştirilmesi ve yaşlı refahıdır. Beşinci öncelikse kırsalın yerinde kalkınması ve nüfusun dengeli dağılımı”
Mayıs ayının son haftasının Milli Aile Haftası olarak kutlanacak olması ile ilgili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, toplumsal farkındalığın artırılmasını da sağlayacağını ifade etti. Erdoğan, kamu kurum ve kuruluşların stratejik planlarını, bütçelerini, performans hedeflerini aile ve nüfus eksenini ihdiva edecek şekilde geliştireceğini aktardı.




