Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İsrail’in Suriye’ye gerçekleştirdiği hava saldırılarına sert tepki gösterdi. Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, saldırıların yalnızca Suriye’nin toprak bütünlüğünü değil, bölgesel istikrar ve barış umutlarını da hedef aldığını söyledi.
“İsrail'in, Suriye'ye yönelik gerçekleştirdiği saldırılar sadece Suriye'nin egemenliğine değil, aynı zamanda bölgemizin istikrarına ve huzuruna yönelik açık bir tehdit teşkil etmektedir” şeklinde konuşan Yılmaz, saldırıları "en güçlü şekilde" kınadığını belirtti.
“SURİYE'DE YENİDEN YAPILANMA SÜRECİ SABOTE EDİLİYOR”

Cevdet Yılmaz paylaşımında Suriye’nin iç savaş sonrası geçtiği kırılgan döneme dikkat çekti. Yılmaz’a göre Suriye’deki yeniden yapılanma süreci, hem Suriyeli mazlumlar hem de tüm bölge ülkeleri açısından kritik bir aşamadayken, İsrail’in saldırgan tutumu bu süreci bilinçli olarak sabote etmeyi amaçlıyor:
“Böylesi bir dönemde İsrail'in saldırgan tutumunu sürdürmesi, bölgesel barış ve uluslararası hukuka yönelik açık bir sabotaj girişimidir.”
“TÜRKİYE, SURİYE’NİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNDEN YANA”
Türkiye’nin dış politika çizgisinin barış, istikrar ve egemenliğe saygı temelinde şekillendiğini vurgulayan Yılmaz, ülkemizin Suriye halkının huzurunu savunmaya devam edeceğini vurguladı:
“Türkiye olarak, bölgemizde barış ve istikrarın tesisini önceleyen bir dış politika anlayışıyla, Suriye'nin toprak bütünlüğünü, egemenliğini ve kardeş Suriye halkının huzurunu savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz.”
“SESSİZLİK SALDIRGANLIĞI BESLİYOR”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz açıklamasının sonunda bölgede istikrarı ve uluslararası hukuku savunan tüm taraflara çağrıda bulundu. İsrail'in eylemlerine karşı güçlü bir duruş sergilenmesi gerektiğini ifade eden Yılmaz şu mesajı verdi:
“Bölgede istikrardan yana olan tüm tarafları, Suriye’nin egemenliğini ve uluslararası hukuku desteklemeye davet ediyoruz.”
Yılmaz’ın açıklaması, TBMM’de kabul edilen İsrail karşıtı tezkerenin hemen ardından geldi. Ankara’dan yükselen tepkiler, Türkiye’nin İsrail’in bölgedeki askeri eylemlerine karşı net ve tutarlı bir diplomatik duruş benimsediğini ortaya koyuyor.




