Türkiye’nin deprem kuşağında bulunması, konutların ve evlerdeki eşyaların olası afetlere karşı güvence altına alınmasını önemli hale getiriyor. Zorunlu Deprem Sigortası’nın (DASK) bulunması ise birçok kişide, deprem sonrasında ortaya çıkabilecek bütün maddi zararların karşılanacağı düşüncesini oluşturabiliyor. Ancak DASK’ın sunduğu teminatlar belirli sınırlar içinde kalırken evdeki eşyalardan geçici konaklama giderlerine kadar pek çok kayıp kapsam dışında bulunuyor.

Sigorta Uzmanı Feridun Can Çilingir, Türkinform muhabiri Almila Kerküklü’ye verdiği özel röportajda DASK’ın hangi zararları karşıladığını, hangi kayıpların poliçe dışında kaldığını ve kapsamlı bir konut sigortasının neden gerekli olabileceğini anlattı. DASK’ın tek başına bütün maddi zararları karşılamak üzere hazırlanmadığını belirten Çilingir, vatandaşların poliçe kapsamını ayrıntılı biçimde incelemesi gerektiğine dikkat çekti.

DASK TEK BAŞINA BÜTÜN ZARARI KARŞILAMIYOR

DASK’ın büyük bir deprem sonrasında oluşabilecek bütün kayıpları karşılayacağı yönündeki düşüncenin doğru olmadığını belirten Çilingir, poliçenin yalnızca belirli zararlar için güvence sunduğunu söyledi.

Çilingir, “DASK, tek başına tüm zararları karşılamak için tasarlanmış bir sigorta değildir” diyerek poliçenin kapsamının ve ödeme sınırlarının göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade etti. Bu nedenle yalnızca DASK poliçesine sahip olmanın, deprem sonrasında yaşanabilecek bütün ekonomik kayıplara karşı tam güvence anlamına gelmediğini vurguladı.

Dask-1

ÖDEMELER TEMİNAT LİMİTLERİYLE SINIRLI

DASK’ın deprem ve depremin neden olduğu belirli hasarlar sonucunda binada meydana gelen zararları güvence altına aldığını anlatan Çilingir, yapılacak ödemelerin de poliçede belirlenen teminat limitleri çerçevesinde gerçekleştirildiğini kaydetti.

Çilingir, “DASK yalnızca deprem ve depremin neden olduğu belirli hasarlar sonucunda binanın taşıyıcı yapısında oluşan zararları, belirlenen teminat limitleri çerçevesinde karşılar” ifadelerini kullandı. Hasarın büyüklüğü ile poliçede yer alan teminat miktarı arasında fark oluşabileceğine işaret eden Çilingir, vatandaşların sigorta yaptırırken yalnızca poliçenin bulunup bulunmadığına değil, sağlanan güvencenin sınırlarına da dikkat etmesi gerektiğini belirtti.

EVDEKİ EŞYALAR GÜVENCE DIŞINDA KALABİLİYOR

Deprem sırasında binada meydana gelen hasarın yanı sıra evlerde bulunan mobilyalar, beyaz eşyalar, elektronik cihazlar ve kişisel eşyalar da kullanılamaz hale gelebiliyor. Ancak bu kayıpların DASK kapsamında karşılanmadığını belirten Çilingir, eşya zararlarının ayrıca güvence altına alınması gerektiğini söyledi.

“Evdeki eşyalar, elektronik cihazlar ve mobilyalar DASK kapsamında değildir” diyen Çilingir, deprem sonrasında vatandaşların yalnızca binadaki onarım masraflarıyla değil, evin yeniden kullanılabilir hale getirilmesi için gerekli eşya giderleriyle de karşı karşıya kalabileceğine dikkat çekti.

Yeni adli yıl başladı! Yargıtay’daki törende dikkat çeken mesajlar: “Yeni infaz kanunu hayata geçirilmeli”
Yeni adli yıl başladı! Yargıtay’daki törende dikkat çeken mesajlar: “Yeni infaz kanunu hayata geçirilmeli”
İçeriği Görüntüle

Çilingir’in açıklamalarına göre DASK’ın kapsamı bina üzerinden değerlendirilirken evin içindeki taşınabilir eşyalar için farklı bir sigorta güvencesine ihtiyaç duyuluyor. Bu nedenle vatandaşların maddi risklerini hesaplarken evde bulunan eşyaların toplam değerini de dikkate alması önem taşıyor.

KİRA KAYBI VE GEÇİCİ KONAKLAMA MASRAFLARI KAPSAM DIŞINDA

Büyük bir depremin ardından hasar gören konutların belirli bir süre kullanılamaması, farklı ekonomik sorunları da beraberinde getirebiliyor. Ev sahipleri kira gelirinden mahrum kalabilirken konutunda oturan kişiler geçici barınma veya taşınma masraflarıyla karşılaşabiliyor.

DASK’ın bu tür dolaylı kayıpları karşılamadığını belirten Çilingir, “Kira kaybı ve geçici konaklama masrafları DASK kapsamında değildir” dedi. Bu durumun özellikle ağır hasarlı veya uzun süre kullanılamayacak konutlarda vatandaşların ek bir maddi yükle karşılaşmasına neden olabileceğini ifade etti.

Çilingir ayrıca su baskını, hırsızlık ve depremden bağımsız yangın gibi diğer risklerin de DASK poliçesinin kapsamına girmediğini belirtti. Konutların yalnızca depreme karşı değil, günlük yaşamda karşılaşılabilecek farklı risklere karşı da güvence altına alınmasının önem taşıdığını kaydetti.

KONUT SİGORTASI DAHA GENİŞ GÜVENCE SAĞLIYOR

DASK’ın dışında kalan zararların güvence altına alınabilmesi için kapsamlı bir konut sigortasının değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Çilingir, iki sigorta türünün aynı kapsamı sunmadığına dikkat çekti.

Çilingir, “DASK’ın yanında kapsamlı bir konut sigortası yaptırılması, hem binayı hem de evdeki eşyaları çok daha geniş kapsamda güvence altına alır” ifadelerini kullandı.

Konut sigortasının içeriğinin tercih edilen poliçeye ve teminatlara göre değişebileceğini hatırlatan Çilingir’in açıklamaları, sigorta yaptırmadan önce kapsam dışı durumların, teminat limitlerinin ve ek güvencelerin dikkatle incelenmesi gerektiğini ortaya koydu. Vatandaşların yalnızca zorunlu poliçeyi yaptırmakla yetinmemesi, karşılaşabilecekleri risklere uygun bir koruma planı oluşturması önem taşıyor.

Muhabir: Almila Kerküklü