İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, yaptığı basın açıklamasında değerlendirmelerde bulundu. Dervişoğlu’nun Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) yaşanan sürece ilişkin konuştu.

“AĞIR HASAR GÖRMESİNE RAZI OLAMAYIZ!”

Dervişoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi’nin Türk siyasetinin önemli bir kurumu ve parçası olduğunu ifade ederek, siyaseten kimi zaman ayrışsalar da böyle bir kurumsal yapının ağır hasar görmesine razı olamayacaklarını belirtti.

“KURUMSAL BİR BÜTÜNLÜK İÇİNDE AŞILACAĞINA OLAN İNANCIMIZI İFADE ETMEK İSTERİM”

İYİ Parti Lideri, bu yaklaşımlarının demokratik ahlakın bir gerçeği olduğunu kaydederek, siyasi rakiplerini çeşitli yol ve yöntemlerle imha etmek yerine, onlarla yarışmayı tercih eden bir siyasi iklimin inşa edilmesinden yana olduklarını belirterek, demokrasi dışı her girişimini reddederek, kınamalarının da sebebinin bu olduğunu kaydetti. Dervişoğlu, “Bu kapsam içinde; dün, milletimizi üzen gelişmelerin yaşandığı Cumhuriyet Halk Partisi’nde ortaya çıkan tüm sorunların, kurumsal bir bütünlük içinde aşılacağına olan inancımızı ifade etmek isterim” dedi.

“MİLLETİN SANDIKTA ATTIĞI DEMOKRASİ TOKADI BAŞKA HİÇBİR ŞEYE BENZEMEZ”

Gidişattan endişeli olduklarını ancak gelecekten asla umutsuz olmadıklarının altını çizen İYİ Parti Lideri Dervişoğlu, “Kurulduğu günden bu yana türlü ayak oyunlarına ve tuzaklara maruz kalmış İYİ Parti’nin Genel Başkanı olarak inançla ifade etmek isterim ki, Türkiye’nin, her sorunu aşacak ve her kırılmayı onaracak evlatları da tecrübesi de vardır. Hem iktidara hem kurumlarımıza hem de meselenin taraflarına çağrımız odur ki, milletimiz rahatsızdır ve bir an önce çözüm beklemektedir.Bu konuda herkesin üzerine düşen sorumluluğu hakkıyla yerine getirmesi ertelenemez bir mecburiyettir. Yargıyı bağımsız, demokrasimizi güçlü kılmanın yolu, milletimizin geçmişte yaşanan kötülüklere karşı aldığı tavrı hatırlamaktan geçmektedir. Unutmayın ki, bu milletin sabrının da bir sınırı vardır. Ve milletin sandıkta attığı demokrasi tokadı başka hiçbir şeye benzemez” açıklamasında bulundu.

Türkiye’nin yardım eli Venezuela’da
Türkiye’nin yardım eli Venezuela’da
İçeriği Görüntüle

“MAHKEME KARARIYLA BİR PARTİYE GENEL BAŞKAN TAYİN EDİLMESİNE BİRAZ OLSUN ŞAŞIRIRDIK”

Dervişoğlu, şöyle devam etti:

“Çağımız belirsizlik çağı diye isimlendiriliyor. Bizim yaşadıklarımız ise, bu çağ içerisinde ancak bir utanç dönemi olarak tarif edilebilir. Cumhurbaşkanı Hükumet Sistemiyle, sistematik hale gelen bir utanç dönemidir bahsettiğim. Şayet aksi olsaydı, 30 yıllık Bilgi Üniversitesi iki satırlık bir cumhurbaşkanı kararnamesi ile kapatılıp, birkaç gün sonra yeniden açılmazdı. Aksi olsaydı, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi kapılarının kırılarak, içeriye zorla girilmesine, mahkeme kararıyla bir partiye genel başkan tayin edilmesine biraz olsun şaşırırdık. Ancak şaşırmadık, Çünkü bu aşamayı çoktan geride bırakmış durumdayız. Aslında, neye şaşıracağımızı da şaşırmış durumdayız. Haksızlıklara şaşırmıyoruz. Adaletsizliklere şaşırmıyoruz. Yolsuzluklara şaşırmıyoruz. Ahlaksızlıklara şaşırmıyoruz. Yargının vesayetine şaşırmıyoruz. Milletin beklentilerinin hilafına alınan gece yarısı kararlarına şaşırmıyoruz.

“SİYASETSİZLİK DURAĞI”

Hukuki mi yoksa siyasi mi olduğu tartışılan sabah operasyonlarına şaşırmıyoruz. Velhasıl bize olağanüstülüğü olağan diye kanıksatmaya başladılar. Daha ne olacak da şaşıracağız acaba? Bu tam bir çürümüşlük halidir ve içinde bulunduğumuz yüzyılda Türkiye’nin hak ettiği bir durum değildir. Bizler, milletimizin iradesinin üzerinde başka bir irade tanımayan, adaletin ertelenemez bir hak olduğuna inanan İYİ Partililer olarak, son günlerde yaşananları büyük bir endişe ile takip ediyoruz. Üniformalı darbe dönemlerini aratmayan, hatta belki de maalesef aratan olaylara şahit oluyor, Cumhuriyetimizin geleceği açısından büyük endişe taşıyoruz. Çünkü bugün orta yerde, üzülerek ifade ediyorum ki: “sözgelimi” bir Cumhuriyet vardır. Cumhuriyetimizi maalesef, bir kayyımlar cumhuriyetine dönüştürmek istiyorlar. Birinin milliyetçilere, bir başkasının Atatürkçülere, bir terör hükümlüsünün de Kürtlere kayyum atandığı bir düzendir bu. Bu sayede, Sayın Erdoğan da kendisini, ebediyen Türk devletine kayyum olarak tayin etme hevesindedir. Bu çerçeveden bakıldığında; CHP’ye yapılan operasyon, Türkiye’yi yönetenlerin hem çaresizliğini hem de bir sonraki adımını göstermektedir. Bu bir “siyasetsizlik” durağıdır.

Kaynak: Haber Merkezi