Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Ankara Milletvekili İdris Şahin, 12 Mart 1971 Muhtırasının yıl dönümüne ilişkin açıklamalarda bulundu.
Türkiye’nin darbe ve muhtıra geleneğinin ülkeye ağır siyasi ve ekonomik bedeller getirdiğini ifade eden Şahin, 12 Mart’ın sadece bir hükümete değil, millet iradesine, hukuk devletine ve kalkınma hedeflerine yönelik organize bir müdahale olduğunu vurguladı. Sandığın itibarını korumanın yolunun hukukun üstünlüğünü ve tam demokrasiyi tavizsiz savunmaktan geçtiğini söyledi.
“SANDIĞIN YETKİSİ GÖLGELENDİ, İSTİKRAR ZEDELENDİ”
1960’lı yılların sonunda Türkiye’nin planlı kalkınma açısından dikkat çekici bir ivme yakaladığını, Türkiye’nin o dönemde yüksek büyüme oranlarıyla planlı kalkınmanın önemli sonuçlarını almaya başladığını kaydeden İdris Şahin, Keban Barajı’nın , Boğaziçi Köprüsü ve ağır sanayi yatırımlarının; milletin ortak emeğinin, umudunun ve geleceğe dönük hedeflerinin somut karşılıkları olduğunu belirtti. Ancak 12 Mart Muhtırası ile birlikte yalnızca siyasi hayat değil, ekonomik güven ortamı da ağır yara aldığını vurgulayan Şahin, sandığın yetkisinin gölgelendiğini, istikrarın zedelendiğini belirtti.
“TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNİ ÇALDILAR”
DEVA Partili Şahin, Türkiye’nin krizlere açık bir yapıya sürüklendiğini, sandığın sesinin kesildiği her gün, Türkiye’nin geleceğinden çalındığını söyledi.
12 Mart’ın demokratik siyasetin alanını daraltan, özgürlükleri baskılayan ve toplumsal fay hatlarını derinleştiren bir kırılma noktası olduğunu aktaran DEVA Partili İdris Şahin, 1961 Anayasa’nın özgürlükçü çerçevesinin budandığını, siyaset üzerindeki vesayetin kurumsallaştığını aktardı.
“BU SÜREÇ, TÜRKİYE’Yİ 12 EYLÜL’E GÖTÜREN KARANLIK İKLİMİN TAŞLARINI DÖŞEMİŞTİR”
12 Mart’ın demokratik siyasetin alanını daraltan, özgürlükleri baskılayan ve toplumsal fay hatlarını derinleştiren bir kırılma noktası olduğunu aktaran DEVA Partili İdris Şahin, 1961 Anayasa’nın özgürlükçü çerçevesinin budandığını, siyaset üzerindeki vesayetin kurumsallaştığını aktardı. Bu sürecin Türkiye’yi 12 Eylül’e götüren karanlık iklimin taşlarını döşediğini söyleyen Şahin, demokrasinin sadece seçim yapmak değil; milletin verdiği yetkinin hiçbir baskı ve müdahale olmaksızın kullanılabilmesi olduğunu aktardı.
“Devlet, milletin üzerinde değil; hizmetindedir” diyen İdris Şahin, şu ifadeleri kullandı:
Millet iradesini yok sayan hiçbir anlayış, uzun vadede ülkeye huzur da istikrar da getiremez. Geçmişte sandığı değersizleştiren her müdahale, yalnızca siyaseti değil, Türkiye’nin geleceğini de hedef almıştır. Bugün yapılması gereken, 12 Mart’ın karanlığını hatırlamak kadar, o acı tecrübeden gerekli dersleri çıkarmaktır. Sandığa sahip çıkmak; sadece seçim günü oy vermek değil, millet iradesini zayıflatmak isteyen her türlü vesayet anlayışına karşı hukuk içinde kararlılıkla durmaktır. Türkiye’nin ihtiyacı, tartışmasız biçimde daha güçlü demokrasi, daha sağlam hukuk ve daha özgür bir siyasi düzendir.”




