DİJİTAL DÜNYANIN GETİRDİĞİ YENİ NESİL ÇETELEŞME TEHLİKESİ

Çocuk suçları konusunda dijitalleşmeye dikkat çeken Doç. Dr. Can Ozan Tuncer, dijitalleşmenin çağı kuşattığını ve çocukları suç iklimine iten yeni bir ortam oluşturduğunu belirtti. Tuncer, "Şimdi 'yeni nesil çeteler' diye bir kavram türedi. Bakınca çocukların suça bulaşma, organize suç örgütüne gitme motivasyonları geçmişteki benzer organize suç ve suça bulaşma motivasyonlarıyla ciddi anlamda değişiklik göstermiş vaziyette. Bu yeni nesil çeteleri incelediğinizde, profilleri ayrı ayrı incelediğinizde, toplumdaki boşlukları, çocukluk hallerini, yani çocuğun bütün boş hallerini yakalayabilecek dizaynda. Donanımda kötücül kişiler var diyelim ve bunlar çok hızlı organize olabiliyor" dedi.

Medya2

BİR TELEFONLA SUÇA MEYLEDEN YENİ ÇOCUKLUK HALİ

Çağın dijital getirilerine ve değişen çocukluk tanımına değinen Tuncer, "Yeni mecralar var. Çok az araçla, bir telefonla, ağ temelli yaklaşımlarla ve dar bir networkle bir çocuk suça, aile baskısı da olmadan çok hızlı bir şekilde meyledebiliyor. O nedenle literatürün kurduğu baskı, zamanın bu kadar hızlı akması, gelişmelerin kuşaklar arasındaki aktarımı ciddi anlamda daraltması tanımlarını yaparken hukuk karşısında çocuğu yeniden tanımlamamız gerektiğini düşünüyorum. Yani tamam, çocuk çocuktur ama bir 'yeni çocukluk' hali var" diye konuştu. AA İstanbul Uluslararası Haber Merkezi'nde düzenlenen AA Akademi Müdürü Dr. Zeynep Bayramoğlu Öztürk moderatörlüğündeki oturumda, bu sürecin toplumsal ve yapısal boyutları ele alındı.

Medya1

"İnsanlık tarihinin en büyük ironisi": Ankara'dan İsrail'in "1915" kararına sert yanıt
"İnsanlık tarihinin en büyük ironisi": Ankara'dan İsrail'in "1915" kararına sert yanıt
İçeriği Görüntüle

SUÇA SÜRÜKLENME VE UZATILMIŞ ERGENLİK TARTIŞMASI

Doç. Dr. Yasemin Abayhan, "suça sürüklenen çocuk" kavramını değerlendirerek, bireysel iradeden ziyade çevresel koşulların etkisine vurgu yaptı. Abayhan, "Nerede 'suçlu çocuk' diyoruz? Ya da suçlu çocuk demeli miyiz? Defaatle suçu tekrar ediyorsa, mükerrer olan bir davranış varsa, çocuk, davranışın sonuçlarının farkında olmasına rağmen bunu yapıyorsa, artık orada sürüklenmek yerine yaptığı davranışın sorumluluğunu almanın getirdiği bir süreçte suçlu çocuktan bahsedebiliriz" ifadelerini kullandı. Ayrıca beynin gelişiminin 20-25 yaşlarına kadar uzadığını söyleyen yeni çalışmalara atıfta bulunarak "uzatılmış ergenlik" kavramının bu karmaşayı çözebileceğini ifade etti.

ANTİSOSYAL DAVRANIŞLAR SUÇUN HAZIRLAYICISI OLUYOR

Sosyolog Prof. Dr. Miraç Burak Gönültaş ise çocuk suçluluğunun kronikleşme riskine dikkat çekerek, "Çocuklukta başlayan suçluluk, hem kronikleşmeyi hem de suç tekrarını artıran bir ihtimal" dedi. Gönültaş, sık yalan söylemek, otoriteyle çatışmak, madde kullanımı ve gece geç saatlere kadar sokakta olmak gibi antisosyal davranışların Türk Ceza Kanunu'nda suç olarak tanımlanmasa da, organize suçların altyapısını oluşturduğunu vurguladı. "Antisosyal davranışların gerekli müdahaleler yapılmadığında 'yıcı bozucu davranışlar' dediğimiz davranışlara dönüşme ihtimali var" diyen Gönültaş, sosyalizasyon problemlerinin temel risk faktörü olduğunu belirtti.

Kaynak: AA