LGBT temalı kruvaziyerin Kuşadası seferi iptal!
LGBT temalı kruvaziyerin Kuşadası seferi iptal!
İçeriği Görüntüle

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, medya kuruluşlarının Ankara temsilcileriyle iftarda bir araya geldi. Bakan Fidan, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik savaşına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Fidan, şunları söyledi:

"Gelişmeler, hem bölgemizin geleceğini hem de küresel istikrarı riske atabilecek nitelikte. İran’ın bölgedeki Arap ülkelerinde bulunan ABD üslerini doğrudan hedef alması, atılan adımların daha büyük bir bölgesel güvenlik krizine dönüşme ihtimalini artırıyor. Bir başka başlık da Hürmüz Boğazı. Boğazın kapanması, küresel finans ve enerji piyasalarında ciddi dalgalanmalara yol açabilir. Bu da ABD’yi kısa sürede bir şekilde sonuç almaya zorlayabilir. Öte yandan, ilk aşamada saldırıların İran’ın bölgedeki vekil unsurlarında çok belirgin bir hareketlenmeye yol açmadığını görüyoruz. Ama Hizbullah tarafında bazı hareketlilikler oldu. İran halkı içinde, rejim değişikliği sonucunu doğuracak ölçekte bir dalgalanma ise şu an için görünmüyor. Mevcut şartlarda en olumsuz senaryo; çatışmanın tırmanarak sürmesi ve İran’la birlikte tüm bölgeyi içine çeken bir istikrarsızlık ortamının oluşması. Bunun yanında enerji boyutu var. İran’dan doğal gaz akışının kesilmesi ya da Körfez ülkelerinden enerji ithalatında ciddi bir aksama yaşanması, küresel ölçekte enerji arz güvenliği açısından önemli bir risk doğurabilir. Bu meselenin askeri, güvenlik, siyasi, ekonomik ve enerji boyutlarını ayrı ayrı çalışıyoruz; olası senaryolara göre atılabilecek adımlar üzerinde hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Bizim temel isteğimiz, karşılıklı saldırılar bir an önce dursun ve yeniden diplomasiye dönülsün."

SAVAŞ NE KADAR DAHA SÜRER?

Netanyahu'nun İran diye bir tehdidin ortadan kalkmasını istediğini söyleyen Fidan, "Savaş, bizim olmasın diye uğraştığımız husustu. Bunun mücadelesini verdik. Yaratıcı çözümler de sunduk. Hatta savaşın başlangıcını geciktirmiş de olduk. Aslında savaş daha erken başlayacaktı, biz biraz daha geciktirmiş olduk bu çabalarla. Belki bir neticeye ulaşabilirdi ama eski yönteme dönmeyi tercih ettiler. Yine müzakerenin ortasında bu savaş başladı. İranlılar, müzakerenin ortasında savaş başlaması meselesini bir şekilde aslında diplomasinin ihanete uğraması olarak da nitelendiriyorlar. Bundan sonra ne olacağına ciddi şekilde bakmak lazım. Tabii burada saldıran güçlerin niyetine bakmak gerekir. Bence, İsrail ve ABD, İran'ı ilerisi için de tehdit oluşturacak bir İran olmaktan çıkartmak isteyeceklerdir. Şimdi İran da maliyet üretmek için çaba harcıyor. O da Körfez’deki enerji hedeflerini bombalayarak şu anda maliyet üretiyor. Açıkçası bu maliyet ne kadar daha devam eder, ne olur bakacağız. Ama İran'ın beklediği cevap gelmeyecek gibi. İran, füze ve dronlar ile İsrail'i gerçekten rahatsız edebilir, bunları ciddi bir şekilde kullanırsa" diye konuştu.

İRAN’DAKİ PKK VARLIĞI

Bölgede farklı çizgideki Kürt grupların bir araya gelerek ittifak kurduklarını söyleyen Bakan Fidan, "Bunlar rejimle ne kadar savaşacaklar, bulundukları yerdeki diğer etnisitelerle ne kadar savaşacaklar, ne olacak, neyi hedefliyorlar, nereden ne çıkar, hepsini takip ediyoruz. PKK, özellikle bulundukları ülkelerdeki zayıflıklardan, bölünmüşlerden istifade eden bir yapı bütün terör örgütleri gibi. Terörsüz Türkiye'yle alakalı özellikle şu anda Meclis’te devam eden bir süreç var, Komisyon raporunu tamamladı. Bundan sonra artık siyasi partilerin kendi aralarındaki uzlaşmaları, fikirleri, uyumları... Ne türden kararlar alacaklar?... Artık o şekilde bir tartışma zemini olacak. Ama bizim gördüğümüz, tabii Terörsüz Türkiye’nin olması için terörsüz bölgenin olması gerekiyor. Terörsüz bölge meselesi biraz Suriye'yi, Irak'ı, İran'ı ilgilendiren bir husus. Buralardaki denklemde örgüt kendiliğinden irade koymadığı sürece, Terörsüz Türkiye'de belli adımları atmak mümkün olmuyor. İçerideki siyasal süreç ayrı bir konu" ifadesini kullandı.

İRAN SALDIRIYI TÜRKİYE'YE YÖNELTİR Mİ?

Fidan, Güney'de riskin sınırlı olduğunu, Kuzey Kıbrıs için çok fazla risk olduğunu düşünmediğini söyledi. Fidan, "Türkiye kendini her zaman korur. Bunun için gerekli iradeye de yeteneğe de sahibiz. Tüm muhataplarımızla gerekli girişimleri hassasiyetle sürdürüyoruz. Sükûnetin sağlanması ve yeniden bir barış ortamı oluşması için yoğun bir çaba içindeyiz. İran’da ve genel olarak bölgemizde istikrarın korunması kritik. Bu nedenle çatışmaların bir an önce bitmesi ve diplomatik sürecin başlaması gerektiğini her fırsatta söylüyoruz. Burada aslında çok katmanlı müzakere var. Birincisi savaşan tarafları tekrar masaya getirebilir miyiz? Saldıran taraf saldırısını ne zaman durduracak veya durdurmaya hazır? Minimumu bunun, onları tatmin edecek bir askeri yetersizliğe ulaştırmak. Minimum savaşı durdurma şartı… Maksimumu da rejim değişikliği. Yani, savaş, en erken temel askeri kabiliyetlerin yok edilmesi veya etkisiz hale getirilmesiyle, en geç ise İran’da bir rejim değişikliğiyle sona erebilir. Bu minimum şartın gerçekleşmesi belli bir süre, belli bir askeri operasyon silsilesi isteyecek. İran geniş bir coğrafya. Füze sistemleri, radar sistemleri, hava savunma sistemleri, elektronik harp sistemleri, deniz kuvvetleri çok yere dağılmış. Şu anda Körfez ülkeleri ciddi bir durumla karşı karşıya" dedi.

BÖLGEDE YAŞAYAN VATANDAŞLARIN DURUMU

Diplomatik çözüm için temasların sürdüğünü aktaran Fidan konuşmalarına şu sözlerle devam etti:

"Çatışma bölgelerindeki vatandaşlarımızı yakından izliyoruz. Şu ana kadar olaylarda yaralanan ya da hayatını kaybeden herhangi bir vatandaşımız yok. İran’da, çifte vatandaşlar dâhil, yaklaşık 20 bin civarında vatandaşımız bulunuyor. İran’la olan üç sınır kapımızdan hem Türk vatandaşlarımız hem de üçüncü ülke vatandaşları ülkemize şu an itibarıyla sorunsuz şekilde geçiş yapabiliyor. Çağrı merkezimiz var, Başkonsolosluklarımız, Büyükelçiliklerimiz, burada Konsolosluk işleri ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü yani 24 saat çalışıyoruz. Her saatte bir rapor alıyoruz. Şu anda aslında can güvenliği açısından çok büyük bir sıkıntı yok ama özellikle Dubai'de tatilde bulunan vatandaşlarımızın geri dönüşünde bir sıkıntı oldu çünkü Suudi Arabistan hariç hava sahası kapatılmış durumda. Dünden itibaren Suudi Arabistan zannediyorum açtı hava sahasını. Riyad üzerinden, Cidde üzerinden uçakla gelebiliyor bizim vatandaşlarımız. Bir de orada yaşayıp çalışanlar var. Tatilde olanlar çok fazla olmayabilir. Onlarla yakın haberleşme, iletişim halindeyiz. Bizim Konsolosluk Çağrı Merkezimize tüm bölgeden 1500 vatandaşımız ulaşarak bilgi talep etti."

İRAN’DAN TÜRKİYE’YE GÖÇ DALGASI İHTİMALİ

İran'dan Türkiye'ye olası bir göç ihtimaliyle ilgili soruya Bakan Fidan, "Biz geçen Haziran Savaşı'ndan itibaren Dışişleri’nin koordinasyonunda ilgili birimlerle koordine toplantısı yapıyoruz. İçişleri, AFAD, Kızılay, Savunma, MİT... Her türlü planlamayı yapıyoruz. Bu konuda halkımız müsterih olsun. Gerekli imkanlara ve planlamalara sahibiz. Şu anda İran kendi vatandaşlarını sınırdan çıkarmıyor. İran izin vermiyor şu anda. Dolayısıyla İran'dan hiç kimse gelmiyor şu anda bize. Ama şu anda İran halkı, bir önceki savaşta da gördük, 12-13 gün boyunca hiçbir şey yapmadılar" yanıtını verdi.

SAVAŞIN GAZZE’YE ETKİLERİ

İsrail'in Gazze'ye giriş çıkışları durdurduğunu da söyleyen Fidan, "Savaştan dolayı ve vurulan diğer ülkeler de bizim Gazze'de beraber çalıştığımız ülkeler, Suudi Arabistan, Katar, Mısır, Ürdün vesaire bunlar, hepsi beraber çalıştığımız ülkeler. Mısır hariç, şimdi bu ülkelerin başında başka acil ateşleri var ve ister istemez gündemleri değişiyor. Filistin meselesinde, daha önce de söyledik, her türlü platforma destek sağlama irademiz var. İnsani yardımlar baştan beri devam ediyor, herhalde bizden daha fazla veren olmadı. Dolayısıyla bizim bir de ayrıyeten nakdi deklarasyona girmemize gerek yok, ayni yardım sürekli yapılıyor. Onun dışında Uluslararası Barış Gücü ile alakalı şu anda oluşan kompozisyonda hali hazırda bizden bir talep olmadı. İnsani yardım konusunda oldu. Bunu da yapıyoruz" diye konuştu. Fidan, "Bizim duruşumuz, Cumhurbaşkanımızın duruşu bu: Kendi mahallemizde bir oluşum olacaksa biz de bunun içerisinde hep beraber olmaya hazırız" dedi.

Kaynak: HABER MERKEZİ