“KINIYORUZ”
İsrail’in Lübnan’daki işgalini genişletmesine Dışişleri Bakanlığından sert açıklama geldi. Dışişleri Bakanlığının resmi sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, İsrail’in Lübnan’daki işgalini genişletmesini en güçlü biçimde kınandığı ifade edildi.
“LÜBNANLILARI KALICI GÖÇE ZORLAMAYI AMAÇLADIĞI GÖRÜLMEKTEDİR”
Açıklamada, Netanyahu hükümetinin, Gazze’de yaptığı gibi, Lübnan’da da işgal ettiği yerleri yaşanmaz hale getirerek Lübnanlıları kalıcı göçe zorlamayı amaçladığının görüldüğü belirtildi.
Dışişlerinden yapılan açıklamada, İsrail’in izlediği yayılmacı ve saldırgan politikalarla bölgedeki barış ve istikrar arayışlarını hedef aldığı ve insani durumu daha da ağırlaştırdığı aktarıldı.
SOMUT ADIMLAR ATILMASI ÇAĞRISI
Açıklamada, İsrail’in Lübnan’daki saldırılarını ve işgalini sonlandırması için, başta BM Güvenlik Konseyi olmak üzere uluslararası toplumun gecikmeksizin somut adımlar atılması gerektiğine vurgu yapıldı.
NE OLMUŞTU?
Lübnan ile İsrail arasındaki gerilim, ateşkes girişimlerine rağmen bölgede etkisini sürdürmeye devam ediyor. İsrail ordusunun 2 Mart'ta başlattığı yoğun hava saldırıları ve kara operasyonları sonucunda ülkenin güneyindeki birçok yerleşim yeri zarar görürken, yüz binlerce kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı. Lübnan yönetimi, çatışmalar nedeniyle yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.
ABD'nin arabuluculuğunda taraflar arasında yürütülen görüşmeler sonucunda geçici ateşkes birkaç kez uzatılırken, sahadaki tansiyon ise düşmedi. Lübnan Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre, İsrail'in mart ayından bu yana düzenlediği saldırılarda 3 bin 412 kişi yaşamını yitirdi.
Ateşkesin yürürlükte olmasına rağmen İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki operasyonlarını sürdürdüğü belirtilirken, Hizbullah da ateşkes ihlalleri gerekçesiyle İsrail hedeflerine yönelik saldırılar gerçekleştiriyor. Bölgedeki gerilimi artıran son açıklama ise İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'dan geldi. Netanyahu, 25 Mayıs'ta yaptığı açıklamada orduya Lübnan'a yönelik saldırıları artırma talimatı verdiğini duyurdu. Bu gelişme, ateşkes sürecinin geleceğine ilişkin endişeleri yeniden gündeme taşıdı.




