ABD Başkanı Donald Trump’ın küresel ticaret dengelerine müdahale eden politikaları, dolar üzerindeki baskıyı artırıyor. Özellikle yüksek gümrük tarifeleri, korumacı dış ticaret yaklaşımı ve jeopolitik gerilimler, küresel yatırımcılarda ABD’ye olan güveni aşındırdı.
Ekonomistler, bu politikaların dünya genelinde "Amerikan istisnacılığı" algısını zedelediğini belirtiyor.
Standard Chartered’dan Uyarı: “Tepki Önemli”
Standard Chartered G10 Döviz Araştırmaları Başkanı Steve Englander, "Güçlü ya da zayıf dolar tek başına anlam ifade etmez. Önemli olan, dünyanın bu politikalara verdiği tepkidir" açıklamasıyla dikkat çekti. Yani sorun sadece ekonomik değil; güven ve öngörülebilirlik boyutu da var.

Zayıf Dolar, Yüksek Yaşam Maliyeti
Doların düşmesi, yurt dışında yaşayan Amerikalılar için daha pahalı seyahat anlamına geliyor. Aynı zamanda ABD’ye yabancı yatırımcı ilgisini azaltıyor.
İthalatın pahalılaşması iç piyasada fiyatları yukarı çekiyor, enflasyonist baskıyı artırıyor. Dış ticaret dengesinde bozulmalar yaşanırken, hükümetin borçlanma olanakları da risk altına giriyor.
Wall Street’te Gerginlik, Avrupa’da Yükseliş
ABD borsaları Trump’ın sürpriz tarifeleriyle sarsılırken, Avrupa hisseleri ve dövizleri değer kazanmaya başladı.
Örneğin Avrupa'nın Stoxx 600 endeksi %15 artarken, dolar bazında getirisi %23’e ulaştı. Bu da yatırımcının güvenli liman olarak rotayı ABD dışına çevirdiğini gösteriyor.
Dolar Güvenli Liman Statüsünü Yitiriyor Mu?
Küresel kriz zamanlarında "güvenli liman" olarak bilinen dolar, bu özelliğini yavaş yavaş yitiriyor.
BlackRock’tan Rick Rieder, “Şimdilik tam anlamıyla bir dolardan kaçış söz konusu değil. Ancak ABD’nin artan kamu borcu, bu riski her geçen gün büyütüyor” ifadelerini kullandı.
Uzmanlar, dolara olan talebin azalmasıyla birlikte küresel sermayenin Avrupa ve Asya piyasalarına kayabileceğinibelirtiyor. Yatırımcılar artık sadece getiriyi değil, istikrarı ve öngörülebilirliği de sorguluyor.





