İstanbul Arel Üniversitesi'nden Dr. Öğr. Üyesi Aylin Dağ Güzel, özellikle insandan insana bulaşma yeteneğiyle bilinen "Andes" türüne dikkat çekerek, mevcut tablonun henüz küresel bir pandemi riski taşımadığını ancak izolasyonun hayati olduğunu vurguladı.
ANDES VİRÜSÜNÜN BENZERSİZ BULAŞMA RİSKİ
Tıp dünyasında 1978 yılından beri bilinen hantavirüsler arasında Andes (ANDV) türü, diğerlerinden ayrılan kritik bir özelliğe sahip. Dr. Aylin Dağ Güzel, bu türün dünyada insandan insana bulaşabildiği kanıtlanmış tek hantavirüs türü olduğunu ifade etti. Gemideki 8 vakadan 6'sının kesinleşmesi ve 3 can kaybının yaşanması endişeleri artırsa da, mevcut veriler bu vakaların insandan insana değil, doğrudan kaynaklı bulaşma olduğunu gösteriyor.
İKİ FARKLI COĞRAFYA VE FARKLI SEMPTOMLAR
Hantavirüsler coğrafi bölgelere göre farklı klinik tablolara yol açıyor. Amerika kıtasında görülen Sin Nombre ve Andes gibi türler, yüksek ölüm oranına sahip "Kardiyopulmoner Sendrom" (HCPS) ile akciğerleri hedef alıyor. Türkiye’nin de içinde bulunduğu Avrupa ve Asya coğrafyasında ise genellikle Puumala ve Dobrava virüsleri görülüyor. Bu türler, Amerika'dakilerin aksine ateş ve kanama ile seyreden "Renal Sendromlu Hemorajik Ateş" (HFRS) tablosuna ve böbrek yetmezliğine neden oluyor.
TÜRKİYE İÇİN RİSK ANALİZİ VE KORUNMA YOLLARI
Türkiye'de ilk kez 2004 yılında yaban hayatında, 2009'da ise insanda (Zonguldak-Bartın) görülen hantavirüs vakaları genellikle düşük ölüm oranlı Avrupa tipi olarak seyrediyor. Dr. Güzel, özellikle kırsal alanlarda ve atıl depolarda kemirgen atıklarının solunmasıyla bulaşan virüse karşı vatandaşları uyardı. Kapalı alanların temizliğinde kuru süpürme yapılmaması, ortamın dezenfektanla ıslatılması ve maske-eldiven kullanımının zorunlu olduğu belirtildi.
ERKEN TANI VE TEDAVİDE KRİTİK SÜREÇ
Hantavirüs enfeksiyonu başlangıç evresinde grip (influenza) ile benzerlik göstererek yüksek ateş, halsizlik ve kas ağrılarıyla ortaya çıkıyor. Henüz onaylanmış bir aşısı veya spesifik ilacı bulunmayan hastalıkta, erken teşhis sonrası uygulanan yoğun bakım desteği hayatta kalma şansını ciddi oranda artırıyor. Uzmanlar, kemirgen temasının olduğu durumlarda gelişen nefes darlığı veya böbrek ağrısı şikayetlerinde vakit kaybetmeden hastaneye başvurulması gerektiğini hatırlatıyor.





