Dünya genelinde nadir görülmesine rağmen ağır sonuçlar doğurabilen hantavirüs, son yıllarda sağlık otoritelerinin yakından takip ettiği enfeksiyonlar arasında yer alıyor. Özellikle kemirgenlerle temasın yoğun olduğu bölgelerde risk oluşturan virüs, çoğu zaman sıradan bir grip gibi başladığı için ilk aşamada fark edilmeyebiliyor. Uzmanlara göre hastalığın en tehlikeli yönlerinden biri de belirtilerinin başlangıçta başka hastalıklarla karıştırılabilmesi. Bu nedenle erken belirtilerin bilinmesi büyük önem taşıyor.

TÜSAD enfeksiyon çalışma grubu başkanı Prof. Dr. Yusuf Aydemir Türkinform’a özel yaptığı açıklamada, “Yüksek ateş, halsizlik, baş ağrısı, kas ağrısı, bulantı ve kusma görülebilir. Bazı hastalarda karın ağrısı ve ishal de olabilir. İleri vakalarda nefes darlığı, böbrek sorunları veya kanama tabloları gelişebilir” bilgisini paylaştı.

İLK BELİRTİLER GRİP İLE KARIŞTIRILIYOR

Hantavirüs enfeksiyonu genellikle virüs vücuda girdikten 1 ila 8 hafta sonra belirti vermeye başlıyor. İlk aşamada ortaya çıkan semptomlar çoğu zaman mevsimsel grip ya da ağır bir soğuk algınlığı gibi değerlendiriliyor. Hastalığın başlangıç döneminde yüksek ateş, yoğun halsizlik, kas ağrıları ve baş ağrısı en sık görülen belirtiler arasında yer alıyor. Özellikle sırt ve bacak kaslarında hissedilen şiddetli ağrılar dikkat çekiyor. Bazı hastalarda mide bulantısı, kusma ve karın ağrısı da görülebiliyor. Sağlıkçılar, bu belirtilerin bir araya gelmesi halinde özellikle kemirgen teması öyküsü bulunan kişilerin dikkatli olması gerektiğini vurguluyor.

NEFES DARLIĞI BAŞLIYORSA RİSK BÜYÜYOR

Hantavirüsün ilerleyen aşamalarında tablo daha ciddi hale gelebiliyor. Özellikle akciğerleri etkileyen vakalarda nefes darlığı, göğüste sıkışma hissi ve yoğun öksürük ortaya çıkabiliyor. Sağlıkçılara göre bu aşama, hastalığın en kritik dönemi olarak kabul ediliyor. Çünkü bazı hastalarda akciğerlerde sıvı birikmesi gelişebiliyor ve bu durum kısa sürede ağır solunum yetmezliğine dönüşebiliyor. Hastaların bir kısmı yoğun bakım desteğine ihtiyaç duyarken, erken müdahale edilmeyen vakalarda ölüm riski artabiliyor.

BÖBREKLERİ DE ETKİLEYEBİLİYOR

Hantavirüs yalnızca solunum sistemini değil, böbrekleri de etkileyebiliyor. Özellikle Avrupa ve Asya’da görülen bazı hantavirüs türleri, böbrek fonksiyonlarında ciddi bozulmalara yol açabiliyor. İdrar miktarında azalma, tansiyon düşüklüğü ve vücutta sıvı dengesi bozukluğu gibi belirtiler, hastalığın böbrekleri etkilediğini gösterebiliyor. Hekimler bu nedenle belirtilerin hafife alınmaması gerektiğini ifade ediyor.

Sigara ve tütüne sıkı düzenleme geliyor! Bakan Memişoğlu açıkladı
Sigara ve tütüne sıkı düzenleme geliyor! Bakan Memişoğlu açıkladı
İçeriği Görüntüle

EN BÜYÜK RİSK KAPALI VE TOZLU ALANLARDA

Virüsün en yaygın bulaşma yolu kemirgenlerin idrarı, dışkısı ve tükürüğüyle kirlenmiş ortamlar olarak gösteriliyor. Özellikle uzun süre kapalı kalan depolar, bodrumlar, ahırlar ve kullanılmayan evler riskli alanlar arasında bulunuyor. Temizlik sırasında havaya karışan virüslü tozların solunması, enfeksiyonun bulaşmasına neden olabiliyor. Bu nedenle uzmanlar, bu tür alanlara girerken maske ve eldiven kullanılmasını öneriyor.

“BASİT BİR GRİP SANILMAMALI”

Enfeksiyon hastalıkları uzmanları, hantavirüsün başlangıç belirtilerinin hafife alınmaması gerektiğini vurguluyor. Özellikle yüksek ateş ve kas ağrısına nefes darlığının eşlik ettiği durumlarda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiği belirtiliyor. Sağlıkçılara göre erken teşhis, hastalığın ağır seyretmesini önlemede kritik rol oynuyor.

TÜRKİYE’DE NADİR GÖRÜLÜYOR AMA RİSK SIFIR DEĞİL

Türkiye’de hantavirüs vakaları çok sık görülmese de zaman zaman münferit vakalar gündeme gelebiliyor. Özellikle kırsal bölgelerde yaşayanlar ve doğa ile yoğun temas halinde çalışan kişiler risk grubunda değerlendiriliyor. Sağlık otoriteleri büyük çaplı bir salgın riskinin bulunmadığını belirtse de hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiği konusunda uyarılarını sürdürüyor.

UZMANLARDAN KRİTİK UYARI

Hekimler, kapalı alanların temizliğinden önce mutlaka havalandırılması gerektiğini, fare ve kemirgenlerle temasın önlenmesinin büyük önem taşıdığını belirtiyor. Basit gibi görünen grip belirtilerinin bazen çok daha ciddi bir enfeksiyonun habercisi olabileceğine dikkat çeken uzmanlar, özellikle riskli ortamlarda çalışan vatandaşların daha dikkatli olması gerektiğini ifade ediyor.

Muhabir: BEYZA COŞKUN