Türkinform’un diplomatik kaynaklardan edindiği bilgilere göre, aralarında Türkiye, Suudi Arabistan, Fransa ve Brezilya’nın da bulunduğu yaklaşık 20 ülke, söz konusu adımları uluslararası hukuka aykırı ve iki devletli çözüm perspektifine ağır darbe olarak değerlendirdi.
FİİLİ İLHAK TARTIŞMASI GÜNDEMDE
Türkinform’un ulaştığı ortak değerlendirme metinlerinde, İsrail’in son hamlelerinin artık yalnızca “güvenlik” veya “yerleşim politikası” kapsamında görülemeyeceği, Batı Şeria’nın belirli bölgelerinde “fiili ilhak” anlamı taşıdığı vurgulandı.
Uluslararası hukuk çevreleri, işgal altındaki topraklarda kalıcı sivil yerleşimlerin inşasının 1949 tarihli Cenevre Sözleşmeleri’ne aykırı kabul edildiğini hatırlatıyor. Diplomatik kaynaklar, özellikle “devlet arazisi” ilanlarının ileride kalıcı egemenlik iddialarının hukuki zeminini oluşturabileceğine dikkat çekiyor.
TÜRKİYE’DEN “HUKUKSUZLUK” VURGUSU
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, söz konusu adımlar “hukuksuzluk” olarak nitelendirildi. Açıklamada, Filistin halkının mülkiyet ve egemenlik haklarının ihlal edildiği belirtilerek, bu tür uygulamaların bölgedeki gerilimi tırmandırdığı ifade edildi.
Ankara’nın diplomatik kanallardan da benzer mesajları ilettiği, iki devletli çözüm perspektifinin korunmasının Türkiye açısından temel politika önceliği olduğu kaydedildi.
AVRUPA CEPHESİNDE FRANSA ÖNE ÇIKTI
Fransa, Batı Şeria’daki yeni konut projeleri ve yerleşimci şiddetine ilişkin en net tepkiyi veren Avrupa ülkeleri arasında yer aldı.
Paris yönetimi, söz konusu kararların iki devletli çözüm vizyonunu zayıflattığını ve sahada geri dönülmesi güç bir tablo oluşturduğunu savundu.
Türkinform’un edindiği bilgilere göre bazı Avrupa Birliği ülkeleri, yasa dışı yerleşim faaliyetlerinde rol aldığı belirtilen radikal yerleşimcilere yönelik yaptırım seçeneklerini de gündeme taşıdı.
SUUDİ ARABİSTAN’DAN NORMALLEŞME MESAJI
Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap ülkeleri ise İsrail’in adımlarını “provokatif” olarak değerlendirdi. Riyad yönetimi, İsrail ile olası normalleşme süreçlerinin ancak 1967 sınırları temelinde bağımsız bir Filistin devletinin kurulması şartıyla ilerleyebileceğini bir kez daha vurguladı.
Diplomatik kaynaklar, Arap dünyasında son gelişmelerin barış müzakereleri zeminini zayıflattığı yönünde güçlü bir kanaat oluştuğunu aktardı.
BREZİLYA VE KÜRESEL GÜNEY’DEN SERT ELEŞTİRİ
Brezilya yönetimi de İsrail’in yerleşim politikalarına karşı eleştirel bir tutum sergileyen ülkeler arasında yer aldı. Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva döneminde Brezilya’nın, Filistin meselesinde daha aktif bir diplomasi yürüttüğü biliniyor.
Brezilya’nın, Güney Afrika başta olmak üzere bazı ülkelerle birlikte Birleşmiş Milletler ve uluslararası yargı platformlarında Filistin haklarını savunan bir çizgide durduğu; İsrail’in işgal politikalarını ise “ayrımcı uygulamalar” olarak değerlendirdiği ifade ediliyor.
DİPLOMASİDE GERİLİM YÜKSELİYOR
Türkinform’un diplomatik kaynaklardan aktardığına göre, söz konusu kararların önümüzdeki günlerde Birleşmiş Milletler nezdinde yeni girişimlere ve ek diplomatik temaslara zemin hazırlaması bekleniyor. Uzmanlar, sahadaki fiili durumun kalıcı hale gelmesi halinde iki devletli çözüm modelinin uygulanabilirliğinin ciddi biçimde zora girebileceği görüşünde birleşiyor.
Uluslararası toplumun tepkisinin ise yalnızca açıklamalarla sınırlı kalıp kalmayacağı, önümüzdeki süreçte atılacak somut adımlarla netleşecek.




