Adalet Bakanı Akın Gürlek’in göreve geldikten sonra açıkladığı “e-Avukat” uygulaması, cezaevlerinde yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Yeni sistemle birlikte tutuklu ve hükümlüler, avukatlarıyla görüntülü görüşme yapabilecek.

Bakanlık açıklamasına göre bu görüşmeler haftada en fazla iki kez ve toplam 30 dakika ile sınırlandırılacak. Ayrıca görüşmeler yalnızca hafta içi 09.00–17.00 saatleri arasında gerçekleştirilebilecek. Sistem kapsamında yapılan görüşmelerin cezaevi görevlileri tarafından izlenebileceği, ancak içeriklerin dinlenmeyeceği ifade ediliyor.

Avukat-3

SINIRLAMA TARTIŞMASI GÜNDEMDE

Uygulamanın detayları kamuoyunda tartışılırken, özellikle görüşme sürelerinin ve saatlerinin sınırlandırılması eleştiri konusu oldu.

86 milletvekiliyle transfer iddiasına Özgür Özel'den açıklama
86 milletvekiliyle transfer iddiasına Özgür Özel'den açıklama
İçeriği Görüntüle

Konuyu değerlendiren Avukat Onur Cingil, uygulamanın henüz başlamadan ciddi hukuki sorunlar barındırdığını belirterek TÜRKİNFORM'a açıklamalarda bulundu.

“BU SINIRLAMALAR HUKUKA AYKIRI”

Cingil, getirilen süre ve erişim kısıtlamalarının savunma hakkına zarar verdiğini vurgulayarak şunları söyledi:

“Haftada iki kez ve toplam 30 dakika ile sınırlandırılması hukuka aykırı. Bu tür bir kısıtlama yapılamaz. Daha uygulama başlamadan hukuki altyapısının sorunlu olduğunu görüyoruz.”

Uygulamanın yüz yüze görüşmenin alternatifi olarak sunulmasına rağmen yeni sınırlamalar getirdiğini belirten Cingil, “Yüz yüze görüşmelerde böyle bir saat sınırlaması yokken burada 09.00–17.00 aralığı getirilmesi hukuken son derece yanlış” dedi.

Avukat-2

MAHREMİYET ENDİŞESİ

Sistemde görüşmelerin izlenebileceği yönündeki açıklamaların da ciddi soru işaretleri doğurduğunu belirten Cingil, şu ifadeleri kullandı:

“Görevlilerin görüşmeleri izlemesi de başlı başına bir hak ihlalidir. Bu durum, avukat-müvekkil gizliliğini zedeler ve ciddi bir güvensizlik ortamı oluşturur.”

“SAVUNMA HAKKI ZAYIFLIYOR”

Uygulamanın savunma hakkını güçlendirmek yerine zayıflatabileceğini savunan Cingil, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü:

“Bu sistem savunma hakkının daha etkin kullanılması için getirildiği söyleniyor ancak tam tersine kısıtlayıcı bir yapıya sahip. Bu düzenlemenin Anayasa Mahkemesi’ne taşınması kaçınılmaz olacaktır.”

Avukatlar

“DİJİTAL DÖNÜŞÜM ÖNCESİ ADALET GEREKİR”

Cingil, dijitalleşme adımlarının hukuki altyapıdan bağımsız düşünülemeyeceğini belirterek dikkat çeken bir değerlendirmede bulundu:

“Adalet mekanizması tam anlamıyla işlemeden dijital dönüşüm yapmak, temeli olmayan bir yapıya kat çıkmak gibidir. Savunmanın yok sayıldığı bir ortamda bu tür uygulamalar doğru değildir.”

Kaynak: HABER MERKEZİ