DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Devlet Su İşleri’nin sulama birliklerini tek merkezde toplama yönündeki çalışmasını eleştirdi. Ekmen, tarımın kronik sorunlarına çözümün merkezî yapılar değil, yerel ve katılımcı modeller olduğunu vurguladı.
Sulama birliklerinin merkezîleştirilmesinin öncelikli bir ihtiyaç olmadığını belirten Ekmen, Meclis’e gelen birçok düzenlemede sağlıklı bir tartışma zemini oluşmadığına dikkat çekti. Böyle kapsamlı bir düzenlemenin yasama sürecine girmeden önce tüm paydaşlarla ele alınması gerektiğini ifade eden Ekmen, “Türkiye’de tarım alanında ciddi yapısal sorunlar var. Sulama önemli bir başlık ancak bu sorunlar arasında sulama birliklerini tek merkezde toplamak listenin en alt sıralarında yer alır” dedi.
“MERKEZİ YAPI YERELİN İHTİYACINI GÖRMEZ”
Karar alma mekanizmalarının zaten büyük ölçüde merkezîleştirildiğini hatırlatan Ekmen, havza, kooperatif ve birlik temelli yapılar yerine tek merkezli bir modelin çözüm olarak sunulmasının ciddi soru işaretleri barındırdığını söyledi. Yerelin ihtiyacına göre şekillenen sulama birliklerinin tasfiye edilmesinin çiftçiye fayda sağlamayacağını vurgulayan Ekmen, bu adımın yeni bürokratik alanlar yaratma riski taşıdığını dile getirdi.
“TEK BİRLİK, 80 KOOPERATİFTEN DAHA PAHALI SU SATIYOR”
Mersin örneğini paylaşan Ekmen, bölgede faaliyet gösteren tek bir sulama birliğinin, kooperatiflere kıyasla çiftçiye çok daha pahalı su sunduğunu belirtti. 2018 yılından bu yana sulama birliklerinin büyük ölçüde DSİ kontrolünde olduğunu hatırlatan Ekmen, “Zaten DSİ’nin yönettiği bir alanda yeni bir merkezî birlik oluşturmanın kamu yararı açısından anlamı yoktur” dedi.
Ekmen, DSİ’nin önceliğinin yeni yapılar kurmak değil, vahşi sulamayı önlemek, enerji maliyetlerini düşürmek ve çiftçiye yüksek bedellerle satılan suyun önüne geçmek olması gerektiğini söyledi. Mut ilçesinde faaliyet gösteren 80 kooperatifin suyu birim maliyetle temin edip çiftçiye sunduğunu, buna karşın aynı bölgede tek birliğin çok daha yüksek fiyatlar uyguladığını belirtti.
“ÇİFTÇİ ÜYELİKTEN ÇIKTI, MÜŞTERİ OLDU”
Sulama sistemindeki mevcut uygulamaları da eleştiren Ekmen, bedel peşin yatırılmadığı sürece çiftçiye su verilmediğini ifade etti. Üreticinin bahçedeki ürününün kuruma riskiyle karşı karşıya kaldığını belirten Ekmen, “Önce su verilmeli, tahsilat hasat döneminde ve uygun yöntemlerle yapılmalıdır” dedi.
Sulama birliklerinin yönetimi devralındıktan sonra ne enerji maliyetlerinin düştüğünü ne de vahşi sulamanın önüne geçilebildiğini söyleyen Ekmen, atanan yöneticilerin ehliyeti ve liyakatinin de tartışmalı olduğunu vurguladı. 2018’den bu yana çiftçilerin bu yapılarda üye olmaktan çıktığını, demokratik katılım mekanizmalarının ortadan kalktığını belirten Ekmen, geçmişte kooperatif mantığıyla işleyen sistemin tamamen terk edildiğini söyledi.
“ÇÖZÜM YEREL VE KATILIMCI MODELDİR”
Ekmen, Türkiye’de su yönetiminde temel ihtiyacın, üretimin en önemli girdilerinden biri olan suyun kooperatifler ve sulama birlikleri aracılığıyla, yerel ve katılımcı bir anlayışla yönetilmesi olduğunu belirtti. Sulama birliklerini merkezîleştirmenin çiftçiye katkı sunmayacağını ifade eden Ekmen, buna rağmen böyle bir adım atılacaksa sahadan gelen eleştirilerin ve bu yapılarda çalışan personelin durumunun mutlaka dikkate alınması gerektiğini söyledi.




