Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu (BASK) Genel Başkanı Mehmet Alper Öğretici, kamu çalışanlarının yaşadığı ekonomik sıkıntılar, alım gücündeki düşüş ve toplu sözleşme süreçlerine ilişkin Türkinform muhabiri Sümeyye Aksu’ya açıklamalarda bulundu.
Mehmet Alper Öğretici, kamu çalışanlarının ekonomik durumu, toplu sözleşme süreci ve alım gücündeki gerilemeye ilişkin yaptığı kapsamlı değerlendirmede, sabit gelirli kesimin ciddi bir geçim sıkıntısı içinde olduğunu söyledi.
Öğretici, özellikle son yıllarda hızlanan enflasyon karşısında maaş artışlarının yetersiz kaldığını belirterek, kamu çalışanlarının temel ihtiyaçlarını karşılamakta dahi zorlandığını ifade etti.
“KAMU ÇALIŞANI HAYATTA KALMA MÜCADELESİ VERİYOR”
Gıda, kira, ulaşım, enerji ve temel tüketim kalemlerindeki artışın maaşlara aynı oranda yansımadığını vurgulayan Öğretici, “Kamu çalışanı artık sadece geçinmiyor, hayatta kalma mücadelesi veriyor” dedi. Eskiden memurların emeklilik sonrası ev ve araç sahibi olma hayali kurabildiğini hatırlatan Öğretici, bugün ise emekliliğin bile bir güvence olmaktan çıktığını savundu. Emeklilik döneminin dinlenme ve refah dönemi olmaktan uzaklaştığını, aksine yeniden çalışma zorunluluğu doğurduğunu dile getirdi.
“SOSYAL HAYAT TAMAMEN GERİ PLANA İTİLDİ”
Öğretici, “geçinmek” kavramının da artık içinin boşaldığını belirterek, bunun yalnızca zorunlu ihtiyaçların karşılanması anlamına indirgenmemesi gerektiğini söyledi. Bir ailenin sadece mutfak giderlerini karşılamasının ya da faturalarını ödeyebilmesinin “yaşam standardı” olarak kabul edilemeyeceğini ifade eden Öğretici, sosyal hayatın tamamen geri plana itildiğini belirtti. Öğretici, sinema, tiyatro, tatil, çocukların eğitim dışı gelişimi ve sosyal etkinliklerin artık geniş kesimler için erişilemez hale geldiğini söyledi.
“EKONOMİK GERÇEKLERLE ÖRTÜŞMÜYOR”
Öğretici, memur maaşlarının enflasyon karşısında eridiği belirtilerek, kamu çalışanları ve emeklilere yapılan zamların artan hayat pahalılığına yetişemediği ifade edildi. Toplu sözleşme süreçlerine ilişkin eleştirilerde de bulunan Öğretici, belirlenen zam oranlarının çoğu zaman enflasyonun altında kaldığını ve bu nedenle maaşların yılın ilk aylarında bile eridiğini savundu. 2025 ve 2026 yılları için belirlenen oranların ekonomik gerçeklerle örtüşmediğini ileri süren Öğretici, bu durumun kamu çalışanlarını sürekli bir gelir kaybına sürüklediğini ifade etti.
“GELİR-GİDER DENGESİZLİĞİ DAHA DA BÜYÜYECEK”
Refah payı uygulamasının artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu dile getiren Öğretici, maaş artışlarının sadece enflasyon oranına bağlı kalmasının yeterli olmadığını belirtti. Çalışanların satın alma gücünün korunabilmesi için ek iyileştirmelerin yapılması gerektiğini vurguladı. Aksi halde gelir-gider dengesizliğinin daha da büyüyeceğini ve sosyal sorunları artıracağını ifade etti.
“KAMU ÇALIŞANLARI AÇISINDAN KRTİK ÖNEME SAHİP”
Sendikal yapıya da değinen Öğretici, mevcut toplu sözleşme sisteminin kamu çalışanlarının haklarını korumakta yetersiz kaldığını öne sürdü. Daha bağımsız ve güçlü bir sendikal yapının gerekliliğine dikkat çeken Öğretici, çalışanların haklarını savunan mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Sendikal mücadelenin siyasetten uzak ve tamamen çalışan odaklı olması gerektiğini belirten Öğretici, bu yapının güçlenmesinin kamu çalışanları açısından kritik önem taşıdığını ifade etti.
Geçmiş dönem sendikal mücadelelere de atıfta bulunan Öğretici, bağımsız sendikacılık anlayışının gelişmesinin çalışan hakları açısından önemli bir kazanım olduğunu söyledi.
“EMEKLİLİKTE GEÇİM KAYGISI YAŞAMAMASI GEREKİYOR”
Öğretici ayrıca gelir dağılımındaki dengesizliğe dikkat çekerek, sabit gelirli çalışanların ekonomik dalgalanmalardan en fazla etkilenen kesim olduğunu ifade etti. Sanayi, ticaret ve yönetim kademelerinde gelirlerin daha hızlı arttığını, buna karşın kamu çalışanlarının gelirlerinde aynı oranda artış yaşanmadığını savundu.
Öğretici, mevcut ekonomik yapının sürdürülebilir olmadığını belirterek, kamu çalışanlarının emeklilikte dahi geçim kaygısı yaşamaması gerektiğini vurguladı. “Bir çalışan 65 yaşına kadar çalışmak zorunda kalıyorsa burada bir denge sorunu vardır” ifadelerini kullanan Öğretici, sistemde yapısal düzenlemelere ihtiyaç olduğunu sözlerine ekledi.
Öğretici, asgari ücret, emekli ve kamu çalışanının maaşlarında acil düzenleme yapılması gerektiği belirtilerek mevcut artışların dahi ekonomik dengeyi sağlamakta yetersiz kalacağını ifade etti. Öğretici, geçmişten gelen gelir kaybının giderek büyüdüğünü vurgulanırken, kalıcı çözüm olarak maaşların aylık enflasyon oranına göre güncellenmesi ve refah payı eklenmesi gerektiği dile getirildi.





