Milyonlarca emekli, memur ve memur emeklisinin temmuz ayında alacağı maaş zammına ilişkin kritik veriler şekillenmeye başladı. Enflasyon oranlarına göre belirlenecek artışlar, yeni dönemde maaşlara yapılacak zam oranını da büyük ölçüde ortaya koyacak.
Ekonomist Aziz Çelik, memur ve emekli maaşlarının belirlenme sistemine ilişkin Türkinform muhabiri Sümeyye Aksu’ya açıklamalarda bulundu.
Çelik, memur ve emekli maaşlarına ilişkin Temmuz 2026 dönemi beklentilerini değerlendirerek, mevcut toplu sözleşme sisteminin alım gücü kayıplarına yol açabileceğini söyledi. Çelik, enflasyon karşısında maaş artışlarının yetersiz kalması halinde çalışanların reel gelirlerinde düşüş yaşanabileceğine dikkat çekti.

“MEMUR VE EMEKLİLERİN ALIM GÜCÜ GERİLİYOR”
Çelik, Temmuz 2026 döneminde yapılması beklenen maaş artışlarının gerçekleşen enflasyonun altında kalabileceğini belirterek, mevcut toplu sözleşme mekanizmasının çalışanlar açısından gelir kaybına yol açtığını ifade etti. Sistemin yıllardır benzer şekilde işlediğini vurgulayan Çelik, özellikle enflasyon yüksek seyrettiğinde memur ve emeklilerin alım gücünün gerilediğini söyledi.
'SABİT ORANLI ZAM' ÖNERİSİ
Mevcut düzenlemenin “sabit oranlı zam” mantığıyla yürüdüğünü belirten Çelik, enflasyonun üzerinde bir artış sağlanmadığı sürece çalışanların reel gelir kaybı yaşadığını dile getirdi. Bu durumun özellikle memur emeklileri açısından daha belirgin hale geldiğine dikkat çekti.
“ENFLASYONA ENDEKSLİ ZAM” ÖNERİSİ ÇÖZÜM OLABİLİR
Sorunun çözümü için yasal düzenleme gerektiğini ifade eden Çelik, “Gerçekleşen enflasyondan az olmamak üzere zam yapılır” şeklinde bir yasal çerçevenin oluşturulmasının sorunu büyük ölçüde çözebileceğini kaydetti. Bu tür bir düzenlemenin hem toplu sözleşme sistemini hem de gelir kayıplarını dengeleyebileceğini söyledi.
“SENDİKAL BASKI YETERSİZ”
Sendikal yapının da süreçte daha etkin rol alması gerektiğini belirten Çelik, mevcut durumda sendikal baskının yetersiz kaldığını savundu. Ekonomist Çelik, “Çözüm teknik olarak çok basit, önemli olan siyasi irade ve sendikal kararlılıktır” değerlendirmesinde bulundu.





