Erdursun’a göre, çalışma hayatı boyunca prim ödeyen milyonlarca kişi, emeklilik dönemine geldiğinde açlık ve yoksulluk sınırının çok altında bir gelirle hayata tutunmaya çalışıyor.

Ocak 2025 itibarıyla Türkiye'de dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 26.413 TL'ye, yoksulluk sınırı ise 86.036 TL'ye çıktı. Bekar bir çalışanın aylık yaşam maliyeti ise 33.982 TL olarak hesaplandı. Bu tablo karşısında, en düşük emekli aylığının 16.881 TL seviyesinde olması, emeklilerin temel ihtiyaçlarını dahi karşılamakta zorlandığı bir senaryoyu ortaya koyuyor.

Anonim şirket nasıl kurulur? A.Ş. kurmak için hangi şartlar gerekiyor?
Anonim şirket nasıl kurulur? A.Ş. kurmak için hangi şartlar gerekiyor?
İçeriği Görüntüle

Daha da çarpıcı olan ise dul ve yetim aylıklarının diğerlerine istinaden çok daha düşük olması. Erdursun’un paylaştığı verilere göre:

  • En düşük yetim aylığı: 2.521 TL – 6.256 TL
  • En düşük dul aylığı: 6.725 TL – 11.391 TL

Bu rakamlar yoksulluk sınırını geçiyor, açlık sınırının bile oldukça altında kalıyor.

Para-10

AVRUPA’DA DURUM TAM TERSİ

Erdursun, Avrupa ülkelerinde emeklilik sistemlerinin çok daha kapsayıcı ve yaşam kalitesini önceleyen bir yapıda olduğunu belirtti. Örneğin Almanya’da ortalama emekli aylığı 1.300 ila 1.500 euro arasında değişiyor. Bu da bugünkü kurla yaklaşık 71 bin TL’ye denk geliyor. Avrupa'da emekli olmak, çalışmadan da temel ihtiyaçların karşılanabildiği bir yaşam sunarken; Türkiye'de emeklilik, geçim mücadelesinin yeni bir evresine dönüşmüş durumda.

İYİLEŞTİRME UMUDU VAR MI?

Vatandaşların maaşlarda iyileştirme beklentisi oldukça yüksek. Ancak Erdursun’a göre, hükümetin 2026 için yüzde 12, 2027 için ise yüzde 8 olarak belirlediği enflasyon hedefleri, bu beklentilerin kısa vadede karşılanmasının zor olduğunu gösteriyor.

Erdursun, “2026 Ocak ayında yapılacak zamların da muhtemelen yüzde 10 seviyelerinde kalacağını öngörüyorum” diyerek, emeklilerin alım gücündeki daralmanın devam edeceğine işaret etti.

Kaynak: Haber Merkezi