Emeklileri yakından ilgilendiren kritik düzenleme Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne taşındı. AK Parti, en düşük emekli aylığının artırılmasını öngören kanun teklifini TBMM'ye sundu. Teklifin yasalaşması halinde en düşük emekli aylığı 23 bin 552 TL olacak.
Düzenleme, Türkiye İstatistik Kurumu'nun haziran ayı enflasyon verilerini açıklamasının ardından gündeme geldi. TÜİK verilerine göre haziran ayında enflasyon aylık yüzde 0,99, yıllık yüzde 32,11 olarak gerçekleşirken, 12 aylık ortalama yüzde 32,03 oldu. Haziran verisiyle birlikte 6 aylık enflasyon farkı ise yüzde 17,76 olarak hesaplandı.

EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI 23 BİN 552 TL'YE ÇIKIYOR
TBMM'ye sunulan kanun teklifiyle birlikte en düşük emekli aylığının 23 bin 552 TL'ye yükseltilmesi hedefleniyor.
Ekonomist Selçuk Gülten, düzenlemeye ilişkin yaptığı değerlendirmede, "En düşük SSK ve BAĞ-KUR emeklilerine 20.000 TL ödenirken Temmuz 2026 itibarıyla yüzde 17,76 oranında zam yapılması gerekmektedir. Ancak kök aylığı düşük olan SSK ve BAĞ-KUR emeklileri bu zam oranına rağmen maaşlarının hiç artmaması riskiyle karşı karşıyadır. Sayın Bakanımız IŞIKHAN, TBMM'de yaptığı açıklamada gerekli yasal düzenlemenin yapılacağını ifade etmiştir. Ekstra bir zam verilmezse en düşük SSK ve BAĞ-KUR emekli aylığı bu düzenlemeden sonra 23.552 TL olacaktır" ifadelerini kullandı.
Gülten, "Öncelikle asgari ücretten daha düşük bir emekli aylığı olmaması gerekir. Önceki yıllarda asgari ücretin çok üzerinde maaş alan emekliler, son yıllarda asgari ücretin yüzde 20-30 altında maaş alır hale gelmiştir" dedi.
Ekonomist Gülten ayrıca, "Bütçe açısından gerekli kaynak bulunabilir. Ancak belirli bir yaşa gelmiş insanlarımıza yeterli bir emekli aylığı verememenin ortaya çıkaracağı sosyal ve ekonomik sorunların bütçeye maliyetinin daha yüksek olacağı söylenebilir. Emeklilerimize iyi bir gelir sağlayabilmek, onların çalışma hayatından çekilerek gençlere yer açmalarına ve tecrübelerini genç kuşaklara aktarmalarına da imkan sağlayabilir" değerlendirmesinde bulundu.

OCAK ZAMMI İÇİN İLK TAHMİN
Temmuz zammının ardından gözler şimdiden ocak ayında yapılacak maaş artışına çevrildi. Selçuk Gülten, yıl sonu enflasyonuna ilişkin beklentisini, "Yıl sonu enflasyonu, yeni bir İran-İsrail/ABD savaşı gibi beklenmedik bir gelişme olmazsa yüzde 29 civarında gerçekleşecek gibi görülmektedir" sözleriyle açıkladı.
Ocak dönemine ilişkin beklentisini de paylaşan Gülten, "Asgari ücrete 2026 Ocak dönemi için yüzde 27 zam yapılmıştı. Yine benzer oranda bir zam yapılmasını beklemekteyiz. Hedeflenen enflasyon dikkate alınarak zam yapılması uygulaması devam ettirilirse, 2027 Ocak ayında yapılacak zammın yüzde 15 seviyesinde kalması beklenebilir" dedi.
"ZAMLAR EYLÜL SONUNDA ERİMEYE BAŞLAYABİLİR"
Haziran enflasyonunun açıklanmasıyla birlikte SSK ve BAĞ-KUR emeklilerinin yüzde 17,76, memur ve memur emeklilerinin ise yüzde 13,52 oranında zam alacağı netleşti. Ancak ekonomist Selçuk Gülten, zamların kalıcılığı konusunda dikkat çeken uyarılarda bulundu.
Gülten, "Temmuz ve ağustos enflasyonları genel olarak mevsimsel etkilerden dolayı düşük gelmektedir. Ancak eylül ayında okulların açılması, kırtasiye ve eğitim masraflarının artmasıyla enflasyon yüksek gelebilir. Bu durumda yapılacak zam, eylül sonu itibarıyla erime sürecine girecektir" ifadelerini kullandı.
![]()
Sabit gelirli kesimlerin enflasyondan en fazla etkilendiğini belirten Gülten, "Emekli ve memurlar gibi sabit ve dar gelirli toplum kesimleri enflasyondan en çok etkilenen gruplar içerisinde yer almaktadır. Özellikle 100 birim gelirin 30 birimi kira, 30 birimi gıda, 20 birimi ulaşım, 10 birimi elektrik, su ve telefon, 10 birimi ise sağlık, giyim ve diğer harcamalardan oluşmaktadır. Böyle olunca da kira ve gıda enflasyonu ile akaryakıt fiyatlarındaki artışlar hissedilen enflasyonun çok daha yüksek olmasına yol açmaktadır" dedi.
Gülten, çözüm önerisini ise, "Sosyal konut projelerinin hızla artırılmasıyla kira enflasyonu azaltılabilir. Benzer şekilde tarım destekleri artırılarak, tarımsal üretimin nihai tüketiciye ulaşmasındaki aracıların azaltılmasıyla gıda enflasyonu da kontrol altına alınabilir" sözleriyle dile getirdi.
"MEVCUT SİSTEM ADİL VE SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİL"
SSK ve BAĞ-KUR emeklileri ile memur emeklileri arasında oluşan yaklaşık 4,24 puanlık zam farkını da değerlendiren Gülten, mevcut sistemin işleyişini anlattı.
"SSK ve BAĞ-KUR emeklileri gerçekleşen enflasyona göre zam almaktadır. Oysa memur ve memur emeklileri toplu sözleşmeyle belirlenen oranda zam almaktadır. Ancak toplu sözleşmede belirlenen zam oranının üzerinde enflasyon gerçekleşmesi durumunda aradaki fark, bir sonraki dönemde maaş zammına eklenmektedir" diyen Gülten, geçmişte Cumhurbaşkanı'nın müdahaleleriyle zam oranlarının eşitlendiğini hatırlattı.
![]()
Gülten, "Bu tip müdahalelerle zam oranlarında düzeltmeler yapılarak mevcut sistemin sorunları aşılmaya çalışılmaktadır. Ancak adil ve sürdürülebilir bir sisteme ihtiyaç bulunmaktadır" ifadelerini kullandı.
Mevcut sistem yerine yeni bir modele ihtiyaç olduğunu belirten Gülten, "Maaş zamları uzun süre enflasyon artı refah payı formülü çerçevesinde uygulanmıştır. Daha sonra gerçekleşen enflasyon yerine hedeflenen enflasyon esas alınmaya başlanmıştır. Refah payı ise enflasyon hedefleri tutmayınca eriyip gitmiştir. Bu sistemin yerine önce bir seyyanen zam, ardından ise gerçekleşen enflasyon artı büyüme oranından az olmamak üzere refah payı sistemine geçilmesi gerekir" değerlendirmesinde bulundu.





