Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), merakla beklenen Nisan ayı enflasyon verilerini açıkladı. Açıklanan rakamlar, enflasyonda aşağı yönlü güçlü bir kırılmanın henüz gerçekleşmediğini gösterirken, fiyat artışlarının belirli kalemlerde etkisini sürdürdüğüne işaret etti. Aylık bazda kaydedilen artış, özellikle gıda, ulaştırma ve hizmet sektörlerinde hissedilmeye devam etti. Yıllık enflasyon oranı ise yüksek seviyesini korurken, ekonomistler bu tabloyu “kontrollü ama hâlâ kırılgan bir süreç” olarak değerlendiriyor. Özellikle temel tüketim kalemlerinde yaşanan fiyat artışları, vatandaşın alım gücü üzerindeki baskının sürdüğünü ortaya koyuyor.
HANGİ KALEMLER ÖNE ÇIKTI?
Nisan verilerinde en dikkat çeken artışlar yine gıda ve ulaştırma grubunda yaşandı. Mevsimsel etkilerle birlikte gıda fiyatlarındaki yükseliş sürerken, enerji ve akaryakıt maliyetleri de ulaştırma kalemini yukarı çekti. Hizmet sektöründeki katılık ise enflasyonun düşüş hızını sınırlayan önemli faktörlerden biri olarak öne çıktı. Ekonomistler, özellikle hizmet enflasyonundaki dirençli yapının kısa vadede çözülmesinin zor olduğuna dikkat çekiyor. Kira, eğitim ve restoran fiyatlarındaki artışın, enflasyonun kalıcı bileşenlerinden biri haline geldiği ifade ediliyor.
HEDEF TUTACAK MI?
Açıklanan verilerin ardından gözler yıl sonu enflasyon tahminlerine çevrildi. Ekonomi yönetiminin hedefleri ile piyasa beklentileri arasında hâlâ belirgin bir fark bulunuyor. Uzmanlara göre mevcut gidişat korunursa yıl sonu enflasyonu hedeflenen seviyelerin üzerinde gerçekleşebilir. Bazı ekonomistler, “dezenflasyon süreci başladı ancak beklenenden yavaş ilerliyor” değerlendirmesinde bulunurken, yılın ikinci yarısında baz etkisinin daha belirgin hissedilebileceğini ifade ediyor. Ancak bu etkinin tek başına yeterli olmayacağı, yapısal adımların da kritik olduğu vurgulanıyor.
RİSK FAKTÖRLERİ MASADA
Enflasyon görünümünü etkileyebilecek en önemli risk faktörleri arasında döviz kuru hareketleri, enerji fiyatları ve küresel ekonomik gelişmeler yer alıyor. Özellikle petrol fiyatlarında yaşanabilecek olası artışlar ve kurdaki oynaklık, enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabilir. Bunun yanı sıra iç talebin seyri de kritik bir unsur olarak öne çıkıyor. Talebin güçlü kalmaya devam etmesi durumunda fiyat artışlarının beklenenden daha dirençli olabileceği belirtiliyor.
VATANDAŞ NE HİSSEDİYOR?
Resmi verilerdeki enflasyon oranlarının yanı sıra, vatandaşın hissettiği enflasyonun daha yüksek olduğu yönündeki algı da dikkat çekiyor. Özellikle market fiyatları ve kira artışları, günlük yaşamda en çok hissedilen kalemler arasında yer alıyor. Uzmanlar, enflasyonla mücadelede sadece para politikasının değil, aynı zamanda maliye politikası ve yapısal reformların da devreye girmesi gerektiğini vurguluyor.
GÖZLER YENİ VERİLERDE
Nisan ayı verileri, enflasyonla mücadelenin zorlu ve uzun soluklu olacağını bir kez daha ortaya koydu. Önümüzdeki aylarda açıklanacak veriler, hem yıl sonu tahminlerinin şekillenmesinde hem de ekonomi politikalarının yönünde belirleyici olacak.
YIL SONU DURUM NE OLUR?
Ekonomist Elif Kaya Türkinform’a özel yaptığı açıklamada yıl sonu tahminlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kaya, “TCMB'nin Piyasa Katılımcıları Anketi'ne göre yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 27,5 seviyesine revize edildi. Dolar/TL: Yıl sonu kur beklentisi 51,23 TL. Nisan başında elektrik ve doğalgaza yapılan yüzde 25’lik zamların etkisi Mayıs verisinde daha net görülecek. Gıda enflasyonunun yıllık yüzde 34,55 ile manşet enflasyonun üzerinde seyretmesi, dar gelirli üzerindeki baskının 2026 sonunda da devam edeceğini gösteriyor. Savaşın ve enerji krizinin yarattığı baskı, Hürmüz boğazındaki ablukanın devam etmesiyle şiddetlenerek artabilir de” ifadelerini kaydetti.





