Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM’de düzenlenen haftalık Grup Toplantısı'na katıldı. Erdoğan, burada yaptığı konuşmada önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, “Özellikle dünyanın yüz elli aşkın ülkesinde başları dik, alınları ak bir şekilde hayat ve haysiyet mücadelesi veren, gurbeti sılaya, acı vatanı ikinci vatana çeviren, başarılarıyla Türkiye’nin ve Türk milletinin kıvanç kaynağı olan yurt dışındaki tüm kardeşlerimize buradan en kalbi muhabbetlerimi iletiyorum. İki haftalık aranın ardından siz dava ve yol arkadaşlarımla bu yüce çatı altında ruberu hasbihal etmenin bahtiyarlığı içerisindeyim” dedi.

"19 MAYIS'I GENÇLERLE KUTLADIK"

Erdoğan, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nı 200’ü aşkın gençle Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’nde kutladıklarını anımsatarak, “Öncesinde cumartesi günü Kocaeli’nde, Kocaeli Spor Stadyumu’nun içini ve dışını hınca hınç dolduran gençlerimizle bir araya geldik. 207 üniversitemizden, 81 vilayetimizden gelen gençlerimizle, ülkemizde misafir olarak bulunan üniversiteli genç kardeşlerimizin heyecanına ortak olduk. Başta CHP olmak üzere muhalefeti kıskandıran, muhalefetin gençlerle ilgili iddialarını tek tek çürüten bir şölene imza attık. Bunun dışında kongrelerimizde, sohbet toplantılarımızda, farklı etkinliklerde, özellikle de gençlerimizle yüzlerce defa bir araya geldik, hasbihal ettik. Bu programlarda gençlerle birlikte bütün vatandaşlarımıza gönlümüzün kapılarını açtık” dedi.

"GENÇLİĞE YÜZ ÇEVİREN, GELECEĞE YÜZ ÇEVİRMİŞ DEMEKTİR"

Gençlere sırtını dönen bir hareketin başarı şansı olmadığını ifade eden Erdoğan, “Gençlerin omuz vermediği bir mücadele zafere ulaşamaz, kalıcı olamaz. Merhum Nurettin Topçu üstadımızın dediği gibi, gençlik geleceğin tohumudur. Bunun için gençliğe yüz çeviren, geleceğe yüz çevirmiş demektir. Biz kuruluşumuzdan itibaren gençlerin en çok rağbet ettiği adres olduk. Sadece gençler için siyaset yapmadık. Siyaseti gençlerle birlikte yaptık. Üstenci, kibirli, yargılayan, gençleri tehdit eden söylemleri kapımıza hiçbir zaman yaklaştırmadık. Önce gençleri anlamaya çalıştık. Gençlerle empati kurmayı denedik. Ders vermek yerine gençlere kulak vermeyi tercih ettik” diye konuştu.

"CHP, SEÇMENİNİ UTANDIRAN BİR PARTİ HALİNE DÖNDÜ"

Erdoğan, ana muhalefet partisini eleştirerek, “Üzülerek görüyoruz ki Cumhuriyeti kurmakla övünen CHP, 3-5 kifayetsiz muhterisin elinde seçmenini utandıran bir parti haline döndü. Sokağa çıkmaya yüzleri yok. Vatandaşın, bilhassa da gençlerimizin yüzüne bakacak halleri yok. Tüm öfkeleri, bu hakikatin gençlerimiz tarafından da biliniyor olmasından kaynaklanıyor. Gençlerimiz, ağızlarından liyakati düşürmeyenlerin yönettikleri belediyeleri nasıl arpalığa çevirdiklerini çok net görüyor. Gençlerimiz, sürekli ahlaki üstünlükten dem vuranların nasıl bir ahlaksızlık batağına saplandıklarını çok net görüyor. Rüşvetsiz selam dahi almayanların içler acısı durumunu bu ülkenin gençleri elbette görüyor, takip ediyor. Bu açgözlülerle arasına mesafe koyuyor. Genel Başkan dahil, CHP’nin rahatsızlığının temel sebebi işte budur. Varsın beyefendiler rahatsız olsun” dedi.

“AYDINLIK YARINLARIN TEMİNATI…”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin önünü açmaya devam edeceklerini ifade ederek, “Milli ve manevi değerlerimiz ışığında gençlerimizin en iyi, en donanımlı, en şuurlu şekilde yetişmeleri için elimizden gelen çabayı harcayacağız. Türkiye’nin aydınlık yarınlarının teminatı olacak TEKNOFEST gençliğinin her alanda temayüz etmesi için seferberlik ruhuyla çalışmaya devam edeceğiz. Bu süreçte tabii ki yapıcı eleştirileri dikkate alacak, eksik varsa giderecek, gençlerimizle gönül bağımızı güçlendirmeye yönelik iyi niyetli teklif, tespit ve tenkitlerin gereğini yerine getirmekte tereddüt göstermeyeceğiz” açıklamasında bulundu.

"25. YIL DÖNÜMÜNÜ KUTLAYACAĞIZ"

Erdoğan, 14 Mayıs 2023 seçimlerinin üzerinden 3 yıl geçtiğini anımsatarak, “Önümüzdeki perşembe günü ise Cumhurbaşkanı seçimlerinin ikinci turunun üzerinden 3 sene geçmiş olacak. Gerek Meclisimiz gerekse hükümetimiz, geride bırakmakta olduğumuz bu 3 seneyi önceki dönemlerde olduğu gibi dolu dolu geçirdi. Yine yaklaşık 3 ay sonra, 14 Ağustos’ta AK Partimizin kuruluşunun 25. yıl dönümünü kutlayacağız. Artık çeyrek asrı geride bırakmış olacağız. Aynı şekilde yaklaşık 5 ay sonra da kesintisiz iktidarımızın 24 yılını dolduracağız. Büyük AK Parti ailesi olarak hem süre bakımından hem de Türkiye’ye kazandırdığımız eserler bakımından aşılmaz rekorlara imza atmanın haklı gururunu yaşıyoruz” diye konuştu.

"BİR ERDOĞAN GİDER, BİN ERDOĞAN GELİR"

Erdoğan, kuruldukları günden bugüne kadar partiyi saf dışı bırakmak için darbe senaryolarının yazıldığını belirterek, “İktidarımızın henüz 5. yılında partimize kapatma davası açıldı. Muhtıralar gördük. Sokak hareketleri gördük. Yargı darbelerine, silahlı darbe girişimlerine, terör saldırılarına maruz kaldık. Huzur ortamını, güven ortamını, istikrarı, ekonomiyi, demokrasiyi hedef alan nice saldırıların, suikast girişimlerinin hedefi olduk. Sizin gördükleriniz, halkımızın gördükleri, görünmeyen nice saldırıyı, görünmeyen nice badireyi atlattık. Rahat yataklarımızda, sıcacık koltuklarımızda, etliye sütlüye karışmadan günümüzü gün edebilirdik. Bizden önceki pek çok hükümetin yaptığı gibi biz de rahatımızı bozmaz, riske girmez, idareimaslahatla işi götürebilirdik. Ama biz bunu yapmadık. Biz yollara düştük. Biz bir hayalin peşinde koştuk. Biz aşk ile millet davasına boynumuzu uzattık. Çünkü biz şunu biliyorduk. Tarihe bir borcumuz var. Ecdada ve şehitlerimize bir borcumuz var. Her zaman şunun idrakinde olduk. Bir Tayyip Erdoğan gider ama bu davayı omuzlayacak bin Tayyip Erdoğan gelir” dedi.

"BİZE DÜŞEN SANCAĞI DÜŞMEDEN DEVRETMEK"

Erdoğan, konuşmasına şu sözlerle devam etti:

“Bize düşen, bizden öncekilerden devraldığımız sancağı yere düşürmeden bizden sonrakilere devretmektir. Bizim davamız budur. Bizim misyonumuz budur. Bizim arzumuz, gayemiz, amacımız işte budur. Yarın ruhumuzu mahşerde huzura vardığımızda, vazifesini hakkıyla yapmış olmanın yüz akına sahip olabilirsek, bu bize ziyadesiyle yeter. Gayrısı boştur, gayrısı lafügüzaftır. Bizden öncekiler bu davaya, bu harekete ömürlerini verdiler. Hamdolsun bizim yaptığımız da budur. Biz Allah’a sonsuz hamdüsenalar olsun bu hareketin içinde doğduk. Bu hareketle büyüdük. Vakti zamanı gelince dava taşını omuzladık. Allah’ın yardımıyla o dava taşını gücümüz yettiğince eğilmeden, bükülmeden taşıdık ve taşımaya da devam ediyoruz. Biz üzerimizde milletin, memleketin, ümmetin mesuliyetini taşıyoruz. Kimilerine bu kolay gelebilir. Paris’ten gazel okumak kolay. Mesuliyet makamında olmadan ahkâm kesmek kolay. Sırça köşklerde teori üretmek kolay. Hayallerle yaşamak kolay.”

"HAPİSLERDE ÇÜRÜMEYİ HATTA ÖLMEYİ GÖZE ALDIK"

Erdoğan, “Biz kolayı değil, zoru seçtik. Biz çileyi seçtik. Biz mücadeleyi seçtik. Kendi siyasi tarihim boyunca çok ihanet gördüm, çok vefasızlık gördüm, çok nankörlük gördüm. Varsın olsun. Unutmayın. Hak bilsin, Halik bilsin, bize bu yeter. Haşa günahsız, kusursuz değiliz. Hatadan münezzeh asla değiliz. Elbette bizim de hatamız, eksiğimiz, yapmak isteyip de yapamadıklarımız vardır ve olmuştur. Ama şu da bilinsin ki bir engeli aşmak için bin engelle mücadele etmek zorunda kaldık. Bakın biz bu yola çıkarken de bu yolda yürürken de Türkiye’nin yakın tarihine bakarak hapislere düşmeyi, işkence görmeyi, suikastlara hedef olmayı, hatta idam edilmeyi göze alarak girdik” dedi.

AB'den Türkiye'ye "stratejik" ziyaret
AB'den Türkiye'ye "stratejik" ziyaret
İçeriği Görüntüle

"BİZİ ELEŞTİRENLER HANGİ BEDELİ ÖDEDİ?"

Erdoğan, konuşmasına şu sözlerle devam etti:

“Peki bizi acımasızca, bizi insafsızca eleştirenler, siz ne yaptınız? Hangi fedakârlıkta bulundunuz? Hangi bedeli ödediniz? Konforlu, güvenli alanlarınızdan yapılan hizmetlere kulp takmak dışında Allah aşkına hangi marifeti icra ettiniz? Biz yüzde 52’nin oyunu alarak göreve gelmiş bir iktidarız. Yüzde 48’in önemli bir kısmının oy vermese de gönlünün bizimle olduğunu bilen bir iktidarız. Hepsinden öte biz yüzde 100’ün, onun ötesinde mazlum, mağdur coğrafyaların, ümmetin de mesuliyetini omuzlayan bir iktidarız. Kökümüzü unutmayız. Özümüzü unutmayız. Nereden geldiğimizi de çok iyi biliyoruz. İttifak ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi ile el ele, omuz omuza verecek, her metrekaresinde huzurun, güvenliğin, refahın ve kardeşliğin olduğu bir Türkiye’yi adım adım inşa edeceğiz. En büyük eserlerimizden biri olarak gördüğümüz Terörsüz Türkiye sürecimizi ortak akılla, sağduyuyla, samimiyetle menziline ulaştırmakta kararlıyız. Devletimizin ilgili kurumları, örgütün tasfiye sürecini hızlandıracak farklı modaliteler üzerinde yoğun bir şekilde çalışıyoruz.”

Kaynak: HABER MERKEZİ