1980’lerde Escobar’ın özel çiftliği için ülkeye getirilen yalnızca dört su aygırı, yıllar içinde hızla çoğalarak kontrolden çıktı. Bugün sayıları yüzleri aşan bu dev hayvanlar, Afrika dışındaki en büyük vahşi popülasyonlardan birine dönüştü. Kolombiya’nın farklı bölgelerine yayılan su aygırları, doğal yaşam dengelerini altüst etmeye başladı.
HÜKÜMETTEN RADİKAL KARAR: İTLAF GELİYOR
Kolombiya hükümeti, yaklaşık 80 su aygırının öldürülmesini öngören planı onayladı. Çevre Bakanı Irene Vélez, daha önce denenen kısırlaştırma ve nakil yöntemlerinin hem pahalı hem de etkisiz kaldığını açıkladı. Yetkililer, “Artık başka çaremiz yok” diyerek bu adımın kaçınılmaz olduğunu savunuyor.
TURİSTİK İLGİ Mİ, ÖLÜMCÜL TEHDİT Mİ?
Bir yandan bölgeye turist çeken ve hediyelik eşyalara konu olan su aygırları, diğer yandan köylüler için ciddi bir güvenlik riski oluşturuyor. Nehirlerde ve tarım arazilerinde insanlarla karşı karşıya gelen hayvanlar, yerel türlerin yaşam alanlarını da tehdit ediyor. Özellikle su kaynaklarında yarattıkları baskı, ekosistemi geri dönülmez bir noktaya sürüklüyor.
AKTİVİSTLER AYAKLANDI
Karar, hayvan hakları savunucularını ayağa kaldırdı. Senatör Andrea Padilla, itlaf planını “zalimce” olarak nitelendirerek hükümeti ihmalkârlıkla suçladı. Aktivistler, sorunun çözümünün öldürmek değil, daha sürdürülebilir yöntemler geliştirmek olduğunu savunuyor.
ESCOBAR’IN GÖLGESİ HÂLÂ KOLOMBİYA’NIN ÜZERİNDE
Bir zamanlar güç ve zenginliğin sembolü olan bu hayvanlar, bugün Kolombiya’nın çözmekte zorlandığı bir krize dönüşmüş durumda. Hükümetin alacağı nihai adımlar ve itlaf operasyonunun ne zaman başlayacağı ise merak konusu olmaya devam ediyor.




