TOGG’un üretim ve satış hacmine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Doğu, şirketin mevcut seviyelerinin otomotiv sektöründe kârlılık için yeterli olmadığını öne sürdü. Doğu, “Bugün büyük dev gibi üreticiler zorluk altındayken, büyük büyük volümlerle... TOGG’un tabii ki bu volümlerle kâr etmesi mümkün değil. Onlar en az 200-300 bin adetlere çıkacaklar ki...” ifadelerini kullandı.

TOGG’un mevcut satış adedinin sorulması üzerine ise Doğu, “35-40-45, o civarlarda. Bu sene belki 50 bini bulurlar herhalde” değerlendirmesinde bulundu.

“NE KADAR VOLÜM, O KADAR ÇOK PARA KAZANIRSIN”

Otomotiv sektöründe üretim hacminin kârlılık açısından belirleyici olduğunu ifade eden Doğu, şirketlerin Ar-Ge ve üretim yatırımlarını karşılayabilmeleri için yüksek satış rakamlarına ulaşmaları gerektiğini söyledi. Doğu, sektördeki işleyişi “Ne kadar ekmek, o kadar köfte, ne kadar volüm, o kadar çok para kazanırsın” sözleriyle özetledi.

“PLATFORMUN BÜYÜK BÖLÜMÜNÜ DIŞARIDAN ALIYOR”

TOGG’un kullandığı teknolojik altyapıya ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Doğu, özellikle elektrikli araçların temel bileşenlerinin tedarikinde dışa bağımlılığın önemli bir konu olduğunu savundu.

Dünyanın en büyük batarya üreticilerinden CATL'yi örnek gösteren Doğu, TOGG'un yeni modellerinde kullanılan platform konusunda şu değerlendirmeyi yaptı:

“CATL'den komple bir platform alıyorlar, cep telefonu gibi. Şunun içinde pil ve şasisi de var. Tekerlekleri, bütün aksamları da var. Direksiyon sistemi, süspansiyonu var. Motor var. Üstünde bir kabin yapacaksın. Ekranı da zaten yine Asya'dan alacaksın. İçine bir yazılım yaparsın belki.”

ATO Başkanı Baran’dan çağrı: Kobi’ler için düşük maliyetli krediler devreye alınmalı
ATO Başkanı Baran’dan çağrı: Kobi’ler için düşük maliyetli krediler devreye alınmalı
İçeriği Görüntüle

Bu yapı nedeniyle aracın katma değerinin sınırlı kaldığını ileri süren Doğu, “Katma değeri ne olsa olsa yüzde 30'u geçmez” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE İLE ÇİN'İN ARASI BOZULURSA MAL GÖNDERMEZ”

Doğu, elektrikli otomobil üretiminde kullanılan kritik parçaların dışarıdan tedarik edilmesinin stratejik bir risk oluşturabileceğini de savundu. CATL üzerinden örnek veren Doğu, “CATL sana mal sattığı kadar varsın. Yarın öbür gün Türkiye ile Çin politik açıdan bir kötü olsalar sana mal göndermez. Hiçbir şey yapamazsın” dedi.

Elektrikli araç teknolojisinde içten yanmalı motorlu araçlara kıyasla farklı bir tedarik bağımlılığı oluştuğunu belirten Doğu, bu nedenle Türkiye'nin kendi teknolojik altyapısını oluşturmasının önemli olduğunu ifade etti.

“İHRACAT İÇİN DE YÜKSEK ÜRETİM HACMİ GEREKİYOR”

TOGG'un Avrupa pazarındaki performansına da değinen Doğu, Almanya'ya yapılan ihracat üzerinden satış hacminin önemine dikkat çekti. Doğu, “Şimdi TOGG Almanya'ya ihraç edildi. Kaç tane satıldı? Bizim o milliyetçi oradaki Türk vatandaşları almadı” ifadelerini kullanarak, otomobil satın alma kararlarında milliyetçilikten ziyade fiyat, ürün ve rekabet koşullarının belirleyici olduğunu savundu.

TOGG'un kötü bir otomobil olduğunu söylemediğinin altını çizen Doğu, “Piyasadaki rekabetçi” değerlendirmesinde bulundu.

“TÜRK HALKI TÜKETİMDE MİLLİYETÇİ DEĞİL”

Türkiye'deki tüketicilerin otomobil tercihlerini fiyatın önemli ölçüde belirlediğini belirten Doğu, “Türk halkı öyle çok milliyetçi değildir tüketimde. En ucuz nereden varsa oradan olur” dedi. Doğu, bunun ekonomik koşullarla da bağlantılı olduğunu belirterek, gelir seviyesinin otomobil satın alma tercihlerinde önemli bir faktör olduğunu söyledi.

“AVRUPA'DA OTOMOBİL ALMAK PROBLEMLİ DEĞİL”

Avrupa ile Türkiye'deki otomobil satın alma koşullarını da karşılaştıran Doğu, Avrupa'da araçların finansman yöntemleriyle daha ulaşılabilir hale geldiğini ifade etti. Doğu, “Şimdi sen Avrupa'da otomobil almak problemli değil ki. Ayda 80 Euro'ya Clio oluyorsun. 200 Euro'ya Mercedes C-Class alıyorsun” dedi.

Türkiye'de ise benzer bir fiyatlandırma ve finansman sisteminin bulunmadığını belirten Doğu, “Türkiye'de 80 Euro'ya Clio satılsa burada ortalık yıkılır” ifadelerini kullandı.

Doğu'nun açıklamaları, TOGG'un mevcut üretim hacmi, dış tedarik bağımlılığı, Avrupa pazarındaki rekabet gücü ve Türkiye'deki otomobil fiyatlarının geleceğine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme getirdi.

Kaynak: Haber Merkezi