Türkiye’nin hafızasından silinmeyen Eşref Bitlis dosyasında yıllar sonra dikkat çeken bir gelişme yaşandı. 1993 yılında Ankara’da düşen askeri uçakta hayatını kaybeden dönemin Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis’in ölümüyle ilgili yeni bir başvuru yapıldı. Bitlis’in damadı Rıza Şahin, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan “Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı”na başvurarak dosyanın yeniden incelenmesini istedi. Yıllardır kamuoyunda “şüpheli ölüm” tartışmalarıyla gündeme gelen olayla ilgili dilekçede yer alan iddialar ise dikkat çekti. Özellikle “kara kutu dinlendi ancak kamuoyundan gizlendi” iddiası yeniden büyük yankı uyandırdı.

TÜRKİYE’Yİ SARSAN ÖLÜM YENİDEN GÜNDEMDE

17 Şubat 1993 tarihinde Ankara’da meydana gelen olayda, Orgeneral Eşref Bitlis’i taşıyan Beechcraft B200 King Air tipi askeri uçak kalkıştan kısa süre sonra düşmüştü. Kazada Bitlis’in yanı sıra uçaktaki askerler ve mürettebat da hayatını kaybetmişti. O dönem hazırlanan resmi raporlarda olayın nedeni “buzlanma ve pilotaj hatası” olarak açıklansa da, yıllar boyunca kamuoyunda bu açıklamaya yönelik ciddi soru işaretleri oluştu. Özellikle Bitlis Paşa’nın dönemin kritik politikalarına yönelik tutumu ve Güneydoğu’daki gelişmelerle ilgili yaklaşımı nedeniyle olay uzun yıllar “faili meçhul” tartışmaları arasında gösterildi.

Zaman makinesi olsa nereye giderdiniz? Sokağın cevapları şaşırttı!
Zaman makinesi olsa nereye giderdiniz? Sokağın cevapları şaşırttı!
İçeriği Görüntüle

DAMADINDAN ÇOK KONUŞULACAK BAŞVURU

Eşref Bitlis’in damadı Rıza Şahin’in yaptığı başvuruda yer alan ifadeler dikkat çekici bulundu. Şahin, dosyanın yeniden açılmasını isterken özellikle emekli Binbaşı Mete Yarar’ın yıllar önce yaptığı açıklamaları gündeme taşıdı. Başvuruda, Mete Yarar’ın bir televizyon programında dile getirdiği “kara kutu dinlendi ancak açıklanmadı” iddialarının araştırılması talep edildi. Dilekçede, kara kutuyu dinlediği öne sürülen üst düzey komutanın kim olduğunun ortaya çıkarılması ve kara kutunun hangi kurumda tutulduğunun açıklanması istendi.

“KARA KUTU HÂLÂ DEVLETİN ELİNDE” İDDİASI

Dosyada en dikkat çeken bölüm ise kara kutu tartışması oldu. İddiaya göre olayın hemen ardından uçağın kara kutusu dinlendi ancak içeriği kamuoyuna açıklanmadı. Mete Yarar’ın yıllar önce yaptığı açıklamalarda, “Bugün bile kara kutu incelense olayın ne olduğu anlaşılır” ifadelerini kullandığı belirtilirken, bu sözler yeniden gündemin merkezine oturdu. Bu gelişme sonrası sosyal medyada da “Eşref Bitlis dosyası yeniden açılsın” çağrıları yapılmaya başlandı.

AİLENİN ACISI YILLARDIR DİNMEDİ

Rıza Şahin’in dilekçesinde yer alan aile dramı ise dikkat çekti. Şahin, Eşref Bitlis’in şehit olduğu dönemde kızının henüz 5 aylık olduğunu belirtirken, yıllar boyunca olayın aydınlatılamamasının aile üzerinde büyük bir travma yarattığını ifade etti. Dilekçede ayrıca Bitlis’in kızının yıllar sonra hayatını kaybettiği, torununun ise dedesinin ölümüne ilişkin sorularla büyüdüğü anlatıldı. Ailenin yaşadığı acının yıllardır dinmediği vurgulandı.

FAİLİ MEÇHUL DOSYALARI YENİDEN AÇILIYOR

Eşref Bitlis başvurusunun gündeme gelmesi, Adalet Bakanlığı’nın kısa süre önce faili meçhul dosyalar için attığı adımları da yeniden gündeme taşıdı. Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan “Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı”nın ilk etapta 75 ilde bulunan 638 faili meçhul dosyayı yeniden incelemeye aldığı açıklanmıştı. Yetkililer, toplum vicdanında iz bırakan dosyaların yeniden değerlendirileceğini duyurmuştu. Şimdi gözler, Türkiye’nin en tartışmalı dosyalarından biri olan Eşref Bitlis soruşturmasında atılacak yeni adımlara çevrildi. Kamuoyu ise yıllardır cevap bekleyen sorunun yanıtını merak ediyor: “Gerçekten ne oldu?”

Kaynak: HABER MERKEZİ