Dünyanın en çok izlenen müzik organizasyonlarından Eurovision Şarkı Yarışması bu yıl sahne performanslarından çok protestolarla konuşuluyor. Avusturya’nın başkenti Viyana’da düzenlenen yarışmada İsrail temsilcisinin sahneye çıkışı sırasında yaşananlar geceye adeta damga vurdu. Salondaki bazı seyircilerin Filistin bayrakları açtığı, İsrail karşıtı sloganların yükseldiği ve güvenlik ekiplerinin alarma geçtiği öğrenildi. Yarışmanın başlamasından önce dışarıda da binlerce kişinin katıldığı protesto gösterileri düzenlendi. Eurovision’un 70 yıllık tarihinde belki de en tartışmalı organizasyonlardan biri yaşanırken, müzik şöleni siyasi gerilimin gölgesinde kaldı.
İSRAİLLİ ŞARKICIYA BÜYÜK PROTESTO
İsrail adına yarışmaya katılan şarkıcı Noam Bettan’ın sahneye çıkmasıyla birlikte salondaki atmosfer bir anda değişti. Bazı seyircilerin Filistin bayrakları açarak protestoda bulunduğu, bazı bölümlerde ise sloganların yükseldiği belirtildi. Organizasyon ekibinin olası gerginliklere karşı güvenlik önlemlerini artırdığı öğrenilirken, Avrupa basını yarışmayı “müzikten çok siyasi krizlerin konuşulduğu bir organizasyon” olarak yorumladı. İsrail’in Gazze politikaları nedeniyle aylardır süren tartışmaların yarışma gecesine de taşındığı ifade edildi.
EUROVİSİON TARİHİNİN EN BÜYÜK KRİZLERİNDEN BİRİ
Bu yılki Eurovision yalnızca salon içindeki protestolarla değil, ülkelerin aldığı boykot kararlarıyla da gündemde. İspanya, İrlanda, Slovenya, İzlanda ve Hollanda gibi ülkelerin İsrail’in yarışmaya katılmasını protesto ederek organizasyondan çekilmesi Avrupa’da büyük yankı uyandırdı. Bazı ülkeler yarışmaya temsilci göndermeme kararı alırken, bazı yayın kuruluşları ise finali yayınlamayacaklarını açıkladı. Eurovision tarihinde böylesine geniş çaplı bir boykotun daha önce yaşanmadığı belirtiliyor. Özellikle Avrupa Yayın Birliği’nin (EBU) İsrail’in yarışmaya katılmasına izin vermesi sonrası tepkiler büyürken, organizasyonun “tarafsızlık” ilkesinin ciddi biçimde tartışıldığı ifade ediliyor.
BİNLERCE SANATÇIDAN BOYKOT ÇAĞRISI
Krizin büyümesinde yalnızca ülkelerin değil, sanatçıların da etkisi oldu. “No Music for Genocide” kampanyası kapsamında binden fazla sanatçı Eurovision’un boykot edilmesi çağrısında bulundu. Açık mektuplar yayımlayan sanatçılar, İsrail’in yarışmada yer almasının kabul edilemez olduğunu savunurken, Avrupa kamuoyunda da büyük bir tartışma başladı. Bazı eski Eurovision kazananlarının da organizasyona tepki gösterdiği ve ödüllerini geri vermeyi gündeme getirdiği belirtildi.
GÜVENLİK ÖNLEMLERİ EN ÜST SEVİYEYE ÇIKARILDI
Yaşanan gerilim nedeniyle Viyana’da güvenlik önlemleri de olağanüstü seviyeye çıkarıldı. Yarışma alanı çevresinde yoğun polis önlemleri alınırken, olası protestolara karşı özel güvenlik ekiplerinin görevlendirildiği bildirildi. Yetkililer, özellikle final gecesinde büyük gösteriler düzenlenmesinden endişe ediyor. Filistin destekçisi grupların şehir merkezinde geniş katılımlı yürüyüşler planladığı belirtilirken, İsrail yanlısı grupların da karşı gösteriler organize ettiği öğrenildi.
“EUROVİSİON ARTIK SADECE MÜZİK YARIŞMASI DEĞİL”
Yaşanan gelişmeler sonrası sosyal medyada da tartışmalar büyüdü. Bir kesim Eurovision’un siyasetten uzak tutulması gerektiğini savunurken, diğer kesim ise organizasyonun artık küresel politik gelişmelerden bağımsız düşünülemeyeceğini ifade ediyor. Uzmanlar, bu yılki organizasyonun Eurovision tarihine “en siyasi yarışmalardan biri” olarak geçebileceğini belirtiyor. Özellikle İsrail’in yarışmadaki varlığı nedeniyle ortaya çıkan kriz, Avrupa Yayın Birliği üzerinde de büyük baskı oluşturmuş durumda.
Müzik şöleni olarak başlayan Eurovision, şimdi protestolar, boykotlar ve siyasi tartışmaların merkezine dönüşmüş durumda. Yarışmanın final gecesinde yaşanacaklar ise şimdiden merak konusu olmuş durumda.





