Eski Kriminal Daire Başkanı İrfan Bayar, 632 dosyanın raftan indirilmesinin teknik ve sosyolojik perde arkasını Türkinform’a özel değerlendirdi: "Bu bir temizlik operasyonudur; teknoloji artık suçlunun saklanmasına izin vermiyor."

Yıllardır "faili meçhul" damgasıyla arşivlerde bekleyen 632 hayat hikayesi, devletin en üst düzey kararlılığıyla yeniden gün yüzüne çıkıyor. Sadece teknik bir inceleme değil, aynı zamanda bir "kamu vicdanı" hamlesi olarak nitelendirilen bu süreçte, Kriminalistik dünyasının duayen ismi İrfan Bayar, sürecin neden "şimdi" ve "nasıl" başladığına dair kritik bilgiler verdi.

GÜLİSTAN DOKU DOSYASI: DEVLET REFLEKSİNİ TETİKLEYEN O KIRILMA NOKTASI

Haber merkezimize konuşan İrfan Bayar, bu kapsamlı operasyonun fitilini ateşleyen vakanın Gülistan Doku dosyası olduğunu belirtti. Bayar, "Gülistan Doku cinayeti, sadece bir asayiş olayı değildir; bu toplumun ve devletin vicdanında bir kırılma noktasıdır. Vatandaşın devlete olan güvenini tesis etmek, adaleti sadece saraylarda değil, sokakta ve geçmişte de sağlamakla yükümlüyüz. Bu kararlılık, devletin kendi hafızasını tazelemesi ve suçluya 'asla güvende değilsin' mesajı vermesidir," dedi.

KRİMİNALİSTİKTE DEVRİM: YENİ YÖNTEMLER ESKİ İZLERİ TAKİP EDİYOR

Bayar, geçmişte "imkansız" denilen analizlerin bugün nasıl mümkün hale geldiğini teknik ayrıntılarıyla paylaştı. Gelişen teknolojinin failler için çemberi daralttığını belirten Bayar şunları ekledi:

"Dosyaların yeniden açılmasındaki en büyük motivasyon kaynaklarımızdan biri, kriminal bilimindeki devasa sıçramadır. 10 yıl önce alınan bir kıl tüyü veya yetersiz DNA örneği, bugünün 'Yeni Nesil Dizileme' (NGS) yöntemleriyle artık bir failin kimlik kartına dönüşebiliyor. Dijital izlerin takibi ve görüntü iyileştirme teknolojileri sayesinde, o dönem gözden kaçan en ufak bir detay, bugün mahkemede sarsılmaz bir kanıt niteliği taşıyor."

Büyük Aile Platformu'ndan kritik açıklama: "LGBT temalı gemi istemiyoruz"
Büyük Aile Platformu'ndan kritik açıklama: "LGBT temalı gemi istemiyoruz"
İçeriği Görüntüle

HUKUKTA "KAMU YARARI" DÖNEMİ: YENİ DELİL BEKLENMEYECEK

Eski Kriminal Daire Başkanı, bu operasyonun hukuk tarihindeki en radikal farkının "yöntem" olduğunu vurguladı. "Normal şartlarda bir dosyanın açılması için yeni bir delilin savcılığa sunulması gerekir," diyen Bayar, mevcut süreci şöyle tanımladı:

"Burada devlet, somut bir delilin dışarıdan gelmesini beklemiyor. Aksine, 'kamu yararı' ilkesini işleterek, eldeki verileri yeni teknolojiyle kendisi delile dönüştürüyor. Bu, adaletin pasif değil, aktif bir güç haline gelmesidir. 632 dosyanın her biri, modern bir laboratuvar titizliğiyle, uzman ekipler tarafından çapraz sorguya tutuluyor."

FAİLLER İÇİN YOLUN SONU: HİÇBİR DOSYA SONSUZA KADAR KAPALI KALMAZ

İrfan Bayar, yıllardır evlatlarından, eşlerinden bir haber bekleyen ailelere de seslenerek devletin bu konudaki kararlılığının altını çizdi:

"Adalet mekanizması bu kez en gür sesiyle haykırıyor: Hiçbir dosya sonsuza kadar kapalı kalmaz. 632 dosyanın kapağının açılması, failler için saklanacak yer kalmadığının ilanıdır. Bu süreç sonunda elde edilecek veriler, birçok davada ezberleri bozacak ve Türkiye’nin hukuk tarihindeki o faili meçhul lekesini silecek niteliktedir."

Muhabir: Bülent Sarıdiken