Melih Gökçek hakkında başlatılan soruşturma siyasetin gündemindeki yerini korurken, gazeteci Fatih Altaylı'dan dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Altaylı, soruşturmanın Murat Ağırel'in Almanya'daki gayrimenkullere ilişkin haberinin ardından başlatıldığı yönündeki kamuoyu algısına dikkat çekti. Ağırel'in Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına tanık sıfatıyla çağrıldığını belirten Altaylı, savcılığın elindeki dosyanın çok daha önceden hazırlanmış olduğuna ilişkin izlenimini aktardı. Altaylı, yazısında, "Öncelikle ifadeyi alan kişi sıradan bir savcı değil, başsavcı. Ama daha önemlisi, savcılığın elinde hayli tekamül etmiş bir dosya var. Öyle Ağırel’in haberi sonrası başlamış bir soruşturmada iki günde elde edilecek bilgiler değil. Derinlemesine yapılmış bir araştırma." ifadelerini kullandı.
AĞIREL'İN HABERİNDEN ÖNCE Mİ ÇALIŞMA BAŞLADI?
Altaylı, savcılığın dosyayı Ağırel'in haberinden çok daha önce hazırlamaya başladığını öne sürdü. Ağırel'in daha önce yayımladığı "Parsel Parsel" kitabına ve Mansur Yavaş'ın Gökçek hakkında yaptığı suç duyurularına dikkat çeken Altaylı, Almanya'daki mal varlığı iddialarının daha önce de gündeme geldiğini hatırlattı. Altaylı, "Belli ki, Ağırel daha haberini yapmadan, haber Onlar TV’de yayınlamadan önce savcılık bu konuda çalışmasını yapmış, dosyasının önemli bölümünü hazırlamış." diye yazdı. Altaylı'ya göre Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Gökçek hakkında daha önce yapılan başvurular ile Ağırel'in çalışmalarını da incelemiş olabilir.
BÜLENT ARINÇ VE KILIÇDAROĞLU DETAYI
Altaylı'nın yazısında dikkat çeken bölüm ise soruşturma kapsamında başka siyasetçilerin de gündeme gelebileceğine ilişkin ifadeleri oldu. Bülent Arınç'ın "tanık" olarak savcılığa çağrılabileceğini belirten Altaylı, Arınç'ın geçmişteki "parsel parsel satışlar" konusundaki bildiklerini anlatmasının istenebileceğini yazdı. Altaylı ayrıca Kemal Kılıçdaroğlu'nun da geçmişte gündeme getirdiği "sayaç yolsuzluğu" iddiaları nedeniyle ifadeye davet edilebileceğini öne sürdü. Altaylı, bu ihtimali şu ifadelerle dile getirdi:
"Kim bilir belki yarın öbür gün Bülent Arınç bile “tanık” olarak savcılığa çağrılır ve parsel parsel satışlarla ilgili bildiklerini anlatması istenir; böyle bir şey olursa hiç ama hiç şaşırmayacağım. Hatta Kemal Kılıçdaroğlu bile kendisini şöhret yapan “sayaç yolsuzluğu” iddialarını anlatmak üzere savcılığa davet edilebilir, kim bilir!"
"ÇEKİRGENİN BU KEZ ZIPLAYIP ZIPLAYAMAYACAĞINI..."
Altaylı, soruşturmanın yüzeysel yürütülmeyeceği görüşünü yazısında açıkça dile getirdi. Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Çelik'in daha önce İstanbul'da görev yaptığını ve Akın Gürlek'in ekibinde yer aldığını belirten Altaylı, Çelik'in Beşiktaş Belediyesi soruşturması ile İBB soruşturmasında da görev aldığını aktardı. Altaylı yazısını, soruşturmanın sonucuna ilişkin dikkat çeken bir ifadeyle tamamladı:
"Zannederim, Melih Gökçek ile ilgili soruşturma öyle yasak savma kabilinden üstünkörü bir soruşturma gibi ilerlemeyecek. Kim bilir belki yarın öbür gün Bülent Arınç bile “tanık” olarak savcılığa çağrılır ve parsel parsel satışlarla ilgili bildiklerini anlatması istenir; böyle bir şey olursa hiç ama hiç şaşırmayacağım. Hatta Kemal Kılıçdaroğlu bile kendisini şöhret yapan “sayaç yolsuzluğu” iddialarını anlatmak üzere savcılığa davet edilebilir, kim bilir! Çekirgenin bu kez zıplayıp zıplayamayacağını hep birlikte izleyeceğiz."



