Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan gazeteci Fatih Altaylı, Kanal İstanbul projesine ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu. YouTube kanalına gönderdiği yazılı mesajda, projenin doğuşuna dair çarpıcı bir anısını paylaşan Altaylı, Kanal İstanbul’un ilk etapta siyasi amaçlarla tasarlandığını, zamanla ise büyük bir rant alanına dönüştüğünü savundu.
Altaylı’ya göre, proje ilk kez 2011 seçimleri öncesinde kamuoyuna sunuldu ve bu dönemde "çılgın proje" olarak lanse edildi. Projenin mimarının, dönemin AKP seçim kampanyalarının arkasındaki isim Erol Olçok olduğunu belirten Altaylı, yaşadığı bir görüşmeyi şöyle aktardı:
“Elinde koca koca çizimler vardı. Kanal İstanbul. Seçim kampanyası için üretilmişti. Çılgın proje idi. Erol Olçok’un buluşuydu. Yapılmak üzere değil, seçim kampanyasına heyecan vermek üzere hazırlanmıştı.”
İSTANBUL’UN KUZEYİNDE ARAZİ TOPLAMA HAREKETİ
Altaylı, zaman içinde projenin yön değiştirdiğini ve bazı sermaye gruplarının devreye girdiğini iddia etti. İstanbul Havalimanı'nın bulunduğu bölgeden Karaburun’a kadar olan sahil hattında, Körfez kökenli yatırımcıların ve iktidara yakın isimlerin arazi toplamaya başladığını ifade eden Altaylı, bu gelişmelerin projeyi bir rant sahasına çevirdiğini vurguladı:
“Bir süre sonra şimdi İstanbul Havalimanı’nın olduğu bölgeye Gümüşdere’den Karaburun’a uzanan sahil şeridi civarında Körfez’den yatırımcılar ve AKP’li kodamanlar boy göstermeye, arazi kapatmaya başladılar.”

MONTRÖ UYARISI: KARADENİZ’İ TARTIŞMALI HALE GETİRME PLANI
Kanal İstanbul’un zamanla yalnızca ekonomik değil, jeopolitik bir araç hâline de geldiğini savunan Altaylı, projenin Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni zayıflatma amacı taşıdığını belirtti. Özellikle ABD’nin Karadeniz’deki askeri varlık planlarıyla bu projenin örtüştüğünü dile getirdi:
“Bazı ülkeler de bu projeyi Montrö Antlaşması’nı delme ve Karadeniz’i tartışmalı hale getirme yolu olarak gördüler. Çünkü tam o günlerde Gürcistan krizi yaşanıyor ve ABD Karadeniz’e istediği, arzu ettiği miktarda askeri güç çıkaramıyordu.”
Altaylı, bu planların yaratacağı yıkımın görmezden gelindiğini ve projenin ekonomik yükünün halka fatura edileceğini öne sürdü:
“Bazıları için Montrö’yü delme, iktidar içinse bayıldığı rant projelerine bir yenisini ekleme fırsatıydı. 100 milyar dolarlık maliyetin zaten anası ağlamış millete fatura edilecek olmasının, Marmara’nın ölüm fermanı anlamına gelmesinin ne önemi vardı ki?”
İMAMOĞLU DETAYI: “PROJEYE ENGEL OLDUĞU İÇİN TUTUKLU OLABİLİR”
Fatih Altaylı, mesajının sonunda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğu ile Kanal İstanbul projesi arasında olası bir ilişkiye dikkat çekti. İmamoğlu’nun sadece siyasi rakip değil, aynı zamanda bu projeye ciddi bir engel olarak görüldüğünü ifade etti:
“AKP’nin bu ülkeye verdiği en kalıcı zarar olabilecek bu proje yapılmamalı ve muhtemelen İmamoğlu’nun içeride tutulmasının nedenlerinden biri de bu proje. Sadece Cumhurbaşkanı adayı olması değil, bu projeye engel olarak görülmesi de olabilir.”




