15 Temmuz darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdogan'a yönelik suikast timinde yer aldığı belirtilen FETÖ hükümlüsü ihraç yüzbaşı Burkay Karatepe'nin geçen hafta Afyonkarahisar'da yakalanmasının ardından yürütülen soruşturma genişletildi. Soruşturma kapsamında Karatepe'nin ablası Ayşe Alanur Karatepe hakkında, kardeşiyle örgütsel yöntemlerle irtibat kurduğu, maddi destek sağladığı ve uzun yıllar saklanmasına yardımcı olduğu iddialarıyla işlem başlatıldı.

GİZLİ HABERLEŞME “TASLAKLAR” KLASÖRÜNDEN ÇIKTI
Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, Başsavcı Necati Kayaközü'nün talimatıyla ekipler harekete geçti. Burkay Karatepe'nin yakalandığını öğrendikten sonra Muğla'ya geldiği belirlenen Ayşe Alanur Karatepe, 6 Temmuz'da Menteşe ilçesinde düzenlenen operasyonla gözaltına alındı. Şüphelinin kaldığı otel odası, kullandığı araç ve Eskişehir'deki ikamet adresinde eş zamanlı arama yapıldı. Aramalarda ele geçirilen dijital materyallere inceleme yapılmak üzere el konuldu. Ayşe Alanur Karatepe, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede tutuklandı.
Dijital materyallerin incelenmesiyle, kardeşlerin ortak kullandığı e-posta hesabının “taslaklar” klasörüne kaydedilen Word dosyaları üzerinden haberleştikleri belirlendi. Yazışmalarda Karatepe'nin saklanmasına yönelik tedbirler, para ve ihtiyaç gönderimleri, buluşma planları ile kimlik ve pasaport hazırlığına ilişkin ifadelerin bulunduğu belirtildi. Bir yazışmada Ayşe Alanur Karatepe'nin kardeşine, “Temkinli olmaya devam, pusuda bekliyor çakallar açık bulmak için” ifadelerini kullandığı tespit edildi. Başka bir yazışmada ise yüz yüze ve telefonla görüşmelerin mümkün olduğunca azaltılması gerektiğine yönelik ifadelerin yer aldığı kaydedildi. Yazışmalarda belirli tarihlerde buluşma planları da yer aldı. Bir dokümanda, “Haftaya Salı günü 9 Mart saat 14.00'da buluşalım” ifadelerinin bulunduğu belirtildi.

KAÇIŞ İÇİN SURİYE, LÜBNAN VE İRAN GÜZERGAHLARI
Soruşturma dosyasına giren başka bir yazışmada, Burkay Karatepe'nin ilerleyen dönemde yurt dışına çıkarılması ihtimaline karşı Suriye, Lübnan ve İran güzergahlarının değerlendirildiği öne sürüldü. Yazışmada Hatay üzerinden bağlantı kurulması ve Suriye üzerinden Beyrut'a geçiş ihtimalinden söz edildiği, Van üzerinden İran güzergahı için de güvenilir kişilerle bağlantı kurulabileceğinin ifade edildiği belirtildi.
SAHTE KİMLİK VE PASAPORT İDDİASI
Yazışmalarda kimlik ve pasaport hazırlığına ilişkin ifadelerin de yer aldığı kaydedildi. Bir dokümanda biyometrik fotoğraf çektirilmesi ve yeni tip çipli kimlik hazırlanması yönünde mesaj bulunduğu belirtildi. Başka bir yazışmada ise şantiyelerde çalışan işçilerin kimlik bilgilerinin arasından uygun kişilerin seçilerek sahte kimlik hazırlığında kullanılmasının planlandığının değerlendirildiği ifade edildi. Bir diğer yazışmada da kimlik ve pasaport işlemleri için para biriktirildiği, pasaport ve kimlikte farklı fotoğraflar kullanılması gerektiğinin konuşulduğu kaydedildi.
“TARLA İÇİNDEN DOLAN” UYARISI
Dosyadaki yazışmalarda Burkay Karatepe'nin yakalanmaması için güvenlik kameralarına ilişkin uyarıların da bulunduğu öne sürüldü. Ayşe Alanur Karatepe'nin köy giriş ve çıkışlarında kameralar bulunduğunu belirterek kardeşine araç içerisinde görünmemesi ve ana yolu kullanmak yerine tarla içerisinden ilerlemesi yönünde uyarıda bulunduğu belirtildi. Aynı yazışmada Karatepe'ye bir süre daha beklemesi ve dikkat çekmeden geçimini sağlayacak işler yapması yönünde tavsiyelerde bulunulduğu kaydedildi.

“DEPREM ZAMANI TAM KARMAŞA VAKTİYDİ”
Soruşturma dosyasında 2025 tarihli olduğu belirtilen başka bir yazışmada ise 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından oluşan ortamın yurt dışına kaçış için uygun bir dönem olarak değerlendirildiği öne sürüldü. Ayşe Alanur Karatepe'nin, “Deprem zamanı tam karmaşa vaktiydi, düşünemedik. Değerlendiremedik” ifadelerini kullandığı kaydedildi. Yazışmalarda ayrıca taşınmazların satılması, para biriktirilmesi ve yurt dışında yeni bir hayat kurulmasına yönelik planlardan söz edildiği belirtildi.
Soruşturma kapsamında ifadesi alınan Ayşe Alanur Karatepe'nin ise yazışmaların önemli bölümünü hatırlamadığını veya kendisiyle ilgisinin bulunmadığını savunduğu belirtildi. Karatepe, kardeşi Burkay Karatepe ile 15 Temmuz sonrasında babasıyla birlikte görüştükten sonra bir daha yüz yüze görüşmediğini öne sürdü. Kendisine yöneltilen bazı sorulara ise cevap vermek istemediğini söyledi.
Ayşe Alanur Karatepe'nin emniyetteki ifadesinde, kardeşine yönelik yardım iddialarını terör örgütüyle bağlantılı bir faaliyet olarak görmediğini savunduğu belirtildi. Karatepe'nin, “Hiçbir şekilde terör örgütüne yardım etmek gibi bir durumum söz konusu olamaz. Yaptığım her şey birinci dereceden kan bağım olan kardeşim Burkay Karatepe'yedir” dediği kaydedildi. Soruşturma kapsamında ele geçirilen dijital materyaller ve yazışmalara ilişkin incelemelerin sürdüğü öğrenildi.




