“Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla 20 Şubat’tan bu yana cezaevinde bulunan Gazeteci Alican Uludağ’ın başvurusunda, tutuklama sürecinin “zincirleme” şekilde birden fazla hak ihlaline yol açtığı savunuldu.

“KİŞİ ÖZGÜRLÜĞÜ VE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ İHLAL EDİLDİ”

Uludağ’ın başvurusunda, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edildiği ifade edilirken, soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yetkisine de itiraz edildi.

Ayrıca tutuklama için gerekli şartların oluşmadığı, uygulamanın ölçülülük ilkesine aykırı olduğu ve basın özgürlüğünü ihlal ettiği belirtilerek tahliye talebinde bulunuldu.

SÜREÇ NASIL BAŞLADI?

DW Türkçe muhabiri Uludağ, 19 Şubat’ta Ankara’daki evinden gözaltına alınarak İstanbul’a götürüldü.

Sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek hakkında “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” ve “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamaları yöneltildi.

Savcılıkta ifade verdikten sonra tutuklanan Uludağ, o tarihten bu yana cezaevinde bulunuyor.

“PAYLAŞIMLARIM ELEŞTİRİ NİTELİĞİNDE”

Uludağ, mahkemedeki ifadesinde suçlamaları reddederek şu sözleri dile getirdi:

“Çocuklarımın gözyaşlarını arkada bırakarak buraya getirildim. Gazetecilik uğruna bedel ödemem isteniyorsa hazırım. Savcılığın iddialarındaki hiçbir paylaşımın suç unsuru olmadığını, tamamen eleştiri olduğunu kendisi de gayet iyi biliyor.”

Hatalı sollama faciası: 1 ölü, 1'i çocuk 5 yaralı
Hatalı sollama faciası: 1 ölü, 1'i çocuk 5 yaralı
İçeriği Görüntüle

Uludağ ayrıca, söz konusu paylaşımlar nedeniyle daha önce herhangi bir şikâyette bulunulmadığını da ifade etti.

Kaynak: HABER MERKEZİ