BM’DEKİ GÖREVİNİ BIRAKIP HANZALA GEMİSİNE BİNDİ
Toplantının en dikkat çekici isimlerinden biri olan bilim insanı Chloe Fiona Ludden, Gazze ablukasını kırmak amacıyla yola çıkan Hanzala gemisine katılabilmek için Birleşmiş Milletler'deki (BM) görevinden istifa ettiğini açıkladı. Bireysel bir inisiyatif alarak savaş makinelerine karşı durmayı seçtiğini belirten Ludden, çözümün ancak müzakerelerle mümkün olabileceğini vurguladı. Batı Şeria ve Kudüs'teki sessizliğe dikkat çeken Ludden, dünya liderlerini ve gemi sahiplerini somut adımlar atmaya çağırdı.

TÜRKİYE YİNE FİLONUN EN ÖNEMLİ AYAGINI OLUŞTURUYOR
Mavi Marmara Derneği Başkanı ve Özgürlük ve Sumud Filosu Yönetim Kurulu Üyesi Beheşti İsmail Songür, bugüne kadar ablukanın kırılması için 19 kez girişimde bulunulduğunu hatırlattı. Türkiye'nin bu süreçteki öncü rolüne değinen Songür, 2010 yılındaki Mavi Marmara ve sonrasındaki Vicdan Gemisi tecrübelerini anımsatarak "Gazze ile kan bağımız var" dedi. İsrail'in bölgedeki geleceğinin kalmadığını savunan Songür, "Ev sahibi evine geri dönüyor" diyerek kararlılık mesajı verdi.
GÜNEY ASYA’DAN TÜRKİYE’YE KARDEŞLİK MESAJI
Güneydoğu Asya'dan 20'den fazla ülkeyi temsilen toplantıya katılan aktivist Nadir Al-Nuri, nisan ayında hem denizden hem de karadan iki ayrı konvoyla Gazze'ye gireceklerini ilan etti. Türk halkının tarihsel liderliğine vurgu yapan Al-Nuri, "Bizim kahramanlarımız Fatih Sultan Mehmetler, Ertuğrul Gazilerdir. Geçmişte liderlik ettiniz, yine yapacaksınız" diyerek Filistin ve Türkiye'nin sarsılmaz kardeşliğine işaret etti. Al-Nuri, uluslararası hukukun sessiz kaldığı noktada halkların başkaldırısının başladığını belirtti.
SİYONİST REJİME KARŞI VİCDANIN CEVABI
Aktivist Ayçin Kantoğlu ise Gazze yolculuğunun sadece Filistin halkını kurtarmak değil, aynı zamanda dünyayı ele geçirmeye çalışan Siyonist rejime bir cevap niteliği taşıdığını ifade etti. Siyonistlerin barış istemediğini ve ancak halkların ortak gücüyle durdurulabileceğini söyleyen Kantoğlu, "Bu cihan Siyonistlere terk edilemeyecek. Ablukayı yıkana kadar kaç kez yürümemiz gerekiyorsa o kadar yürüyeceğiz" dedi. Kantoğlu, bu girişimin dünyadaki tüm vahşetlere karşı bir "halklar barajı" oluşturacağını sözlerine ekledi.





