Flört döneminde mesajlara geç yanıt verilmesi, kısa cümleler kurulması veya kişinin çevrim içi olduğu halde cevap vermemesi karşı tarafta soru işaretleri oluşturabiliyor. İletişimde yaşanan tek bir değişiklik bile bazı kişiler tarafından ilginin azaldığına ya da ilişkinin sona yaklaştığına dair bir işaret olarak değerlendirilebiliyor.

Uzman Psikolog Servet Aşan, Türkinform muhabiri Almila Kerküklü’ye verdiği özel röportajda, flört sürecinde yaşanan bu kaygının nedenlerini ve gerçek bir uzaklaşmayla zihnin ürettiği olumsuz senaryoların nasıl ayırt edilebileceğini anlattı. Aşan, tek bir davranış üzerinden kesin bir sonuca varmak yerine iletişimin genel seyrine bakılması gerektiğini söyledi.

ZİHİN BELİRSİZLİĞİ SEVMİYOR

Flört döneminde ilişkinin yönünün ve karşı tarafın duygularının henüz netleşmemesi, kişilerde belirsizlik hissi oluşturabiliyor. Bu süreçte mesajlaşma sıklığı, cevapların uzunluğu ve kullanılan ifadeler olduğundan daha fazla anlam taşıyabiliyor.

Zihnin cevabını bilmediği durumları kendi tahminleriyle tamamlamaya eğilimli olduğunu belirten Aşan, “Zihin belirsizliği pek sevmez. Bilmediği yerde boşluk bırakmak yerine hikâye yazmayı tercih eder” dedi. Aşan, bu düşünce sürecinin günlük mesajlaşmalara nasıl yansıdığını ise şu sözlerle anlattı:

Kontakt lens kullananlar dikkat! Gözde bu belirtiler varsa lens hemen çıkarılmalı mı?
Kontakt lens kullananlar dikkat! Gözde bu belirtiler varsa lens hemen çıkarılmalı mı?
İçeriği Görüntüle

“Mesaj geç geldiyse ‘Benden soğudu’, kısa yazdıysa ‘Bir şey oldu’, çevrim içi olup cevap vermediyse ‘Artık istemiyor’ diye düşünebiliyoruz.”

Servet Aşan 1Jpg

DÜŞÜNCEYLE GERÇEK BİRBİRİNDEN AYRILMALI

Kişinin aklından geçen olumsuz düşüncenin, karşı tarafın gerçek niyetini göstermeyebileceğine dikkat çeken Aşan, varsayımlarla somut gelişmelerin birbirinden ayrılması gerektiğini vurguladı.

“Burada önemli olan, düşüncemizle gerçeği birbirinden ayırabilmek” diyen Aşan, mesajın geç gelmesinin her zaman ilgi kaybı veya duygusal uzaklaşma anlamına gelmeyeceğini belirtti. Karşı tarafın yoğunluğu, ruh hali veya o an iletişim kurmaya uygun olmaması gibi farklı nedenlerin bulunabileceğine işaret etti.

Kaygının etkisiyle kişinin olumsuz ihtimale odaklanabileceğini belirten Aşan’ın açıklamalarına göre, henüz doğrulanmamış bir düşünceyi gerçek kabul etmek iletişimde gereksiz bir gerilime neden olabiliyor.

TEK BİR GEÇ CEVAP UZAKLAŞMA KANITI DEĞİL

Mesajlara bir kez geç cevap verilmesinin tek başına anlamlı bir gösterge olmadığını ifade eden Aşan, “Bir insanın bir gün geç cevap vermesi bir veri değildir” dedi.

Tek bir mesajdan hareketle “Benden soğudu” sonucuna ulaşmanın sağlıklı bir değerlendirme olmayacağını vurgulayan Aşan, davranışın hangi koşullarda ortaya çıktığının da göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti.

Mesaj süresine veya tek bir kısa yanıta aşırı anlam yüklemek yerine iletişimin genel biçimine bakılması gerektiğini söyleyen Aşan, kişinin daha önceki iletişim alışkanlıklarıyla mevcut davranışı arasındaki farkın da değerlendirilmesinin önemli olduğunu kaydetti.

GERÇEK UZAKLAŞMA KENDİNİ TEKRAR EDİYOR

Gerçek bir uzaklaşmanın tek bir davranıştan değil, zaman içerisinde tekrar eden değişikliklerden anlaşılabileceğini belirten Aşan, iletişimdeki sürekliliğin dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

Aşan, “İletişim giderek azalıyor, görüşme isteği düşüyor, yakınlık değişiyor ve bunlar süreklilik gösteriyorsa artık bir örüntüden bahsedebiliriz” dedi.

Mesajların sürekli azalması, karşı tarafın görüşmekten kaçınması ve daha önce kurulan yakınlığın belirgin biçimde değişmesi gibi davranışların birlikte ve devamlı görülmesinin daha anlamlı olabileceğini belirten Aşan, geçici durumlarla kalıcı değişimlerin birbirine karıştırılmaması gerektiğini söyledi.

“TEK BİR DAVRANIŞI DEĞİL, SÜREKLİLİĞİNİ OKUYUN”

Danışanlarına tek bir ana değil, davranışların zaman içindeki seyrine bakmalarını önerdiğini belirten Aşan, kaygıyla gerçek uzaklaşma arasındaki temel farkı şu sözlerle açıkladı:

“Ben danışanlarıma da sık sık şunu söylerim: Tek bir davranışı değil, davranışın sürekliliğini okuyun. Kaygı bir anı büyütür; gerçek uzaklaşma ise zaman içerisinde kendisini tekrar eder.”

Aşan’ın açıklamalarına göre mesajlaşmada yaşanan tek seferlik bir değişiklik, karşı tarafın duygularına ilişkin kesin bir sonuç ortaya koymuyor. Ancak iletişimin giderek azalması, görüşme isteğinin düşmesi ve yakınlığın sürekli biçimde değişmesi, ilişkinin genel gidişatının değerlendirilmesini gerektirebiliyor.

Muhabir: Almila Kerküklü