Son yıllarda kalp krizi vakalarının daha genç yaş gruplarında görülmesi dikkat çekiyor. Özellikle 30’lu yaşlarda hatta daha genç bireylerde yaşanan ani kalp rahatsızlıkları kamuoyunda endişe yaratırken, konuyu değerlendiren Prof. Dr. Sinan Altan Kocaman, değişen yaşam tarzının ve artan stresin tabloyu önemli ölçüde etkilediğini söyledi.

KALP KRİZİ SADECE DAMAR TIKANIKLIĞI DEĞİL
Kalp krizinin yalnızca damar sertliği ve ileri yaş hastalığı olarak görülmemesi gerektiğini belirten Kocaman, gençlerde farklı mekanizmaların devreye girebildiğini ifade etti. “Kalp krizi toplumda genellikle damar tıkanıklığıyla ilişkilendirilir ancak gençlerde yoğun stresle birlikte damar spazmı gelişebilir. Damar kasılır ve yeterince açılmazsa kalp kası beslenemez” dedi. Bu durumun, özellikle kalp hastalığı olduğunu bilmeyen genç bireylerde daha tehlikeli sonuçlara yol açabildiğini belirtti.
METABOLİK BOZULMA YAŞI ERKENE ÇEKTİ
Uzman isim, günümüzde metabolik olarak tamamen sağlıklı birey oranının ciddi şekilde azaldığına dikkat çekti. Normal tansiyon, normal kan şekeri, sağlıklı kilo ve bel çevresi gibi kriterlerin bir arada sağlanmasının giderek zorlaştığını belirten Kocaman, “Toplumda tüm parametreleri normal olan kişi sayısı maalesef çok düştü. Hareketsizlik, kötü beslenme ve kilo artışı damar sertliğini erkene çekiyor” diye konuştu. Kocaman’a göre 30’lu yaşlarda görülen damar sertliği artık şaşırtıcı değil; çünkü risk faktörleri çok daha erken yaşta birikmeye başlıyor.
SİGARA, ENERJİ İÇECEKLERİ VE YOĞUN STRES
Gençlerde artan sigara kullanımı ve enerji içeceklerinin önemli bir risk faktörü olduğuna işaret eden Kocaman, “20’li yaşlarda bile damarları tamamen açık olan bir kişide sigara ve yoğun stresle kalp krizi görebiliyoruz. Damar tıkalı olmasa bile ritim bozukluğu ya da ani spazm tabloyu tetikleyebiliyor” ifadelerini kullandı. Genç hastaların kalp hastalığını çoğu zaman ciddiye almadığını vurgulayan Kocaman, “Gençler kalp hastası olabileceğini düşünmüyor. Daha fazla efor sarf ediyor, daha yoğun stres altında çalışıyor. Oysa altta yatan risk faktörleri varsa bu durum ani ve daha tehlikeli sonuçlara yol açabiliyor” dedi.

KIRIK KALP SENDROMU DA RİSK FAKTÖRÜ
Röportajda “kırık kalp sendromu” olarak bilinen tabloya da değinen Kocaman, yoğun duygusal stresin kalp üzerinde doğrudan etkili olabildiğini söyledi. “Kalp damarları normal görünür ama yoğun stres nedeniyle bir damar uzun süre kasılı kalırsa, yaklaşık 20 dakika sonra gerçek kalp krizi tablosu gelişebilir” diyerek stres yönetiminin önemine dikkat çekti.
Özellikle genç kadınlarda bu tür stres kaynaklı kalp sorunlarının daha sık görülebildiğini belirten Kocaman, herkesin kalbinin aynı hassasiyette olmadığını vurguladı. “Bazı kişilerde damar kısa sürede açılır ve sorun büyümez. Bazılarında ise spazm uzun sürer ve kalp kası hasar görür. Bu tamamen kişinin stres toleransı ve biyolojik altyapısıyla ilgilidir” dedi.
KALP SAĞLIĞI ARTIK GENÇLERİN DE GÜNDEMİNDE OLMALI
Prof. Dr. Sinan Altan Kocaman, genç yaşta kalp krizinin büyük ölçüde önlenebilir olduğunun altını çizdi. Sağlıklı beslenme, sigaradan uzak durma, düzenli fiziksel aktivite ve stres kontrolünün hayati öneme sahip olduğunu belirten Kocaman, kalp sağlığının artık sadece ileri yaşın değil, gençlerin de ciddiyetle ele alması gereken bir konu olduğunu sözlerine ekledi.




