NUR BATU | ANKARA
CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan, Türkiye Büyük Millet Meclisi Adalet Komisyonu’nda görüşülen 10. Yargı Paketi üzerine yaptığı konuşmada hem infaz rejimini hem de yargı sistemine dair yapısal sorunları sert sözlerle eleştirdi. Özcan, “Bugün Türkiye’de bir infaz hukuku yoktur; yalnızca cezayı araçsallaştıran bir infaz rejimi vardır” diyerek konuşmasına başladı.
“410 bin kişi cezaevinde, kapasite 300 bin”
CHP’li Özcan, Türkiye’deki cezaevlerinin kapasitesinin çok üzerinde dolu olduğuna dikkat çekerek, “Cezaevlerinde 100 bin kişi kapasite fazlası olarak tutuluyor. Bu sayı, yalnızca ağır suçlardan değil; ifade özgürlüğünü kullanan gençlerden, öğrencilerden, hak arayan yurttaşlardan kaynaklanıyor” dedi.
“Adalet değil ayrıcalık dağıtılıyor”
Türkiye’deki yargı sisteminin hem niteliksel hem niceliksel bir kriz yaşadığını vurgulayan Özcan, “Hukuk yalnızca mahkeme salonlarında değil, sokakta, evde, iş yerinde tecelli eder. Ama bugün adalet çoğunluk için bir hak değil, bir ayrıcalık olarak sunuluyor” ifadelerini kullandı.
“19 Mart Darbesi sonrası yaşananlar sistematik hak ihlalleridir”
Özcan, 19 Mart 2025 sonrası yaşanan gözaltı ve tutuklamalara da değindi. Öğrencilere yönelik kötü muameleleri aktaran Özcan, “Gözlüğü kırılan çocuğa ailesi gözlük veremedi, temiz kıyafet verilmedi, HPV hastası öğrenciye 9 gün ilaç temin edilmedi. Bu örnekler münferit değil, sistematiktir” diyerek infaz uygulamalarındaki insan hakları ihlallerine dikkat çekti.
“Cezaevinin yolunu gösteren maddelerle dolu bir paket”
10. Yargı Paketi’ne ilişkin somut eleştirilerini sıralayan Özcan şu maddelere dikkat çekti:
• İnfazı kolaylaştırıcı düzenleme yok,
• Covid indirimi için eşitlik yok,
• Hasta mahpuslar için insani bir düzenleme yok,
• 57 binden fazla tutuklu için hızlandırıcı bir çözüm yok,
• BTK’ya iletişimi doğrudan engelleme yetkisi yeniden veriliyor,
• Kara yolunu kapatmak suç sayılıyor.
“Bu Yol, Yol Değildir!”
“Ceza adaletinin amacı bireyi onarmak, toplumu iyileştirmek olmalı” diyen Özcan, mevcut uygulamaların intikamcı ve bastırıcı olduğunu söyledi. “Ağzını açana cezaevini gösteren bu bastırma politikasıyla hiçbir yere varılamaz” dedi.
“Tutuklamalar Delile Değil, Algıya Dayanıyor”
CHP’ye yönelik operasyonlara da değinen Özcan, “Tutuklamalar delilden şüpheliye gitmek yerine şüpheliyi tutuklayıp delil uydurmaya dayanıyor. CHP’li belediyelere karşı gizli tanıklar, etkin pişmanlık ifadeleriyle operasyon yürütülüyor” ifadelerini kullandı.
“Düşman Hukuku Uygulanıyor”
Özcan, Meclis kürsüsünden Adalet Bakanı’nın sık sık “Türkiye bir hukuk devletidir” demesine de göndermede bulunarak, “Bir Adalet Bakanı 40 kez ‘hukuk devleti’ vurgusu yapıyorsa, zaten o ülkede hukuk devleti yok demektir” dedi. Yaşananların literatürdeki adını da net şekilde dile getirdi: “Düşman hukuku.”
“Kayyım Uygulaması Artık Sona Ermeli”
Konuşmasını Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in tutuklanması ve kaymakamın kayyım atanması üzerinden sürdüren Özcan, İstanbul 9. İdare Mahkemesi’nin kararına dikkat çekti. OHAL döneminde getirilen düzenlemenin Anayasa’ya aykırılığının AYM’ye taşındığını belirtti. Özcan, “Bu sadece hukuki değil, demokratik siyasetin ve halk iradesinin onurunu savunma çağrısıdır” dedi.
“İktidar Değişecek, Kimse Umutsuz Olmasın”
Sözlerini umut mesajı ile tamamlayan CHP’li Gizem Özcan, “Belediyeleri nasıl halkın iradesiyle aldıysak, iktidarı da alacağız. Bir tek yoldaşımızı yalnız bırakmayacağız” diyerek komisyon konuşmasını bitirdi.




