Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) faaliyet gösteren Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarafından hazırlanan ortak rapor oy çokluğuyla kabul edildi. Komisyon üyesi ve MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, hazırlanan raporun içeriği, PKK'nın silahsızlanma süreci, 'Umut Hakkı' tartışmaları ve meclisin çalışma takvimi hakkında açıklamalarda bulundu. Yıldız, güvenlik birimlerinin teyit mekanizmasının işleyişine ve hukuki düzenlemelerin hangi aşamalarda hayata geçirileceğine dair bilgileri aktardı.

Ankara'dan İsrail'e suçlama: "Filistin'de soykırım işleyenlerin 1915 kararı hükümsüzdür"
Ankara'dan İsrail'e suçlama: "Filistin'de soykırım işleyenlerin 1915 kararı hükümsüzdür"
İçeriği Görüntüle

KOMİSYON RAPORUNUN MHP'NİN GÖRÜŞLERİNE YAKIN OLDUĞU BELİRTİLDİ

MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, kabul edilen raporun partisinin görüşlerini ne ölçüde yansıttığına ve metinde yer alan tanımlamalara ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Yüzde yüz değil ama… Herkesin söylediği; 'Bu, MHP raporu oldu' diyorlar."

"MHP’nin raporuna yakın. Rapordaki hukuki düzenlemelerin yapılmasının gerekli olduğunu uzun süredir söylüyoruz. AİHM kararları, Türk devletinin yapısıyla ilgili tüm hassasiyetlerimiz, üniter yapımız, cumhuriyetin nitelikleri, Türkçe."

"Oradaki vatandaşlık değil, millet tanımıdır. Anayasa’nın 66’ncı maddesi milleti tarif eder."

"Bu bizim rapor kardeşliğimize hizmet eden ve barışı güçlendiren tarihi bir belge oldu. Bana göre iyi bir başlangıç."

PKK'NIN SİLAH BIRAKTIĞININ GÜVENLİK BİRİMLERİNCE TEYİT EDİLMESİ GEREKİYOR

Raporun yayımlanmasının ardından izlenecek yol haritası ve PKK'nın silahsızlanmasına yönelik teyit süreci hakkında konuşan Yıldız, açıklamalarını şu sözlerle sürdürdü:

"PKK’nın tüm unsurlarıyla silah bıraktığının ve kendisini tasfiye ettiğinin güvenlik birimlerince tespit ve teyit edilmesi gerek. Bu sürecin sağlıklı şekilde tamamlanması yalnızca örgüt tehdidinin sona erdiğinin ilanı ile kalmayacak, oluşan yeni durumun gerektirdiği hukuk ve politika çerçevesinin hayata geçirilmesi için bir başlangıç noktasını teşkil edecek. Yani, teyit mekanizması başlangıç için şart. 'Terör örgütü fesholundu, silahlar bırakıldı.' Bunu kim söyleyecek?"

"Bunun tespitini MİT, Milli Savunma Bakanlığı, TSK ve emniyet birimlerimiz yapar. Raporlar Milli Güvenlik Kurulu’na gelir. MGK’dan 'PKK feshedilmiştir, silahlar toplatılmıştır' diye kısa bir açıklama çıkabilir. Oradan sonra başlarız artık."

Örgütün silah bırakıp bırakmayacağına dair soruya ise Yıldız, "İnşallah" yanıtını verdi.

İNFAZ İNDİRİMİ VE UMUT HAKKI İÇİN KANUNİ DÜZENLEME YAPILACAK

İnfaz düzenlemeleri ve 'Umut Hakkı' kavramının hukuki çerçevesine değinen Yıldız, bu konuların teyit sürecinin ardından ele alınacağını belirterek şunları kaydetti:

"Terör örgütü üyeleriyle ilgili düzenlemelerin tamamı bekler. Tabi tabii."

"Bizim infaz hukuku ile ilgili bir çalışmamız var. ‘Umut Hakkı’ dediğin şey, infaz yasasındaki bazı değişiklikler. Kanun yapmaya gerek yok. Bazı maddelerin, şartlı tahliye önündeki engellerin kaldırılmasıdır. Bu yapılınca ‘Umut Hakkı’ ete kemiğe bürünür."

"‘Umut Hakkı’ bağımsız bir hak değil, şartla salıverilme imkanının başka türlü ifadesidir. Şartla salıverilmeden farklı ve ‘Umut Hakkı’ denilen ayrı bir hukuki kurum yok. Bizim mevzuatımızda şartla salıverilme kavramına yer verilir, ‘Umut Hakkı’ nitelemesi bulunmaz. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarından yola çıkılarak yapılan ‘Umut Hakkı’ nitelemesi şartlı salıverilme anlamında kullanılıyor."

"Bu, doğrudan tahliye sağlamadığı gibi, af da değildir. Şartla salıverilmenin bir hak olarak gerçekleşmesi için hükümlünün kanunda belirtilen asgari cezayı çekmesi ve bu süre boyunca iyi halli olması gerekir. İdare ve gözlem kurullarının raporuna ve infaz hakimliğinin kararına göre hükümlü şartla salıverilmeden yararlanır. İnfaz yasasına göre ağırlaştırılmış müebbet hapsi devletin güvenliğine, anayasal düzene ve milli savunmaya karşı işlenen suçlardan alanlar, geçmişte ölüm cezaları müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapse dönüştürülen terör suçluları ya da terör suçlusu olarak ağırlaştırılmış müebbet alanlar şartlı tahliyeden faydalanamaz. Onlar kapsam dışıdır. Bunun için şartlı tahliyeyi yasaklayan infaz ve terörle mücadele kanunlarındaki düzenlemelerin iptali gerekir. Umut Hakkı’nı anlata anlata dilimde tüy bitti. Umut Hakkı, otomatik tahliye değildir."

Abdullah Öcalan'ın durumuyla ilgili olarak Yıldız, "Önce bir kanun çıksın. Kanun çıkmadan bir şey diyemem" dedi.

Örgüt üyelerine yönelik infaz indirimine ilişkin ise Yıldız şu bilgileri paylaştı:

"İnfaz indirimi düzenlemesinde hazırlığımız var. Hayır, hayır. Her biri için işlem yapılacak. İşlediği suçla ilgili hakkında kamu davası açılacak. Ama başka bir suç işlememiş, sadece terör örgütü üyesi ise denetimli serbestlik uygulanabilir. Bu uygulama şu anda ceza kanununda mevcuttur."

KAYYUM VE İFADE HÜRRİYETİ İLE İLGİLİ DÜZENLEMELER TEYİT BEKLENMEDEN YAPILABİLİR

Kayyum uygulamaları, ifade hürriyeti ile Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına yönelik adımların PKK'nın silahsızlanmasına dair teyit beklenmeden hayata geçirilebileceğini aktaran Yıldız, şu ifadeleri kullandı:

"Kayyum düzenlemesinin silah bırakmayla ne alakası var? Bunlar düzenlenebilir. Kayyum ve ifade hürriyetiyle ilgili düzenlemeler yapılabilir."

"Teyidi bekleyerek yapılacak şeyler var. Biz baştan beri söylüyoruz bu süreçte. Önce de söyledik. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uymak için rapora ihtiyaç yok ki. Var mı İsmail bey? Bazı şeylerde yasaya da gerek yok."

Selahattin Demirtaş ve diğer isimlerle ilgili süreçler hakkında ise Yıldız, "Onların teyitle bir alakası yok. Elbette elbette" şeklinde konuştu.

MECLİSİN RAMAZAN AYINDAN SONRA ÇALIŞMALARA BAŞLAMASI BEKLENİYOR

Muhalefetin itirazlarının rapora yansıdığını ve TBMM'nin çalışma takvimini anlatan Yıldız, geçmişteki davalara ve siyasetin geldiği noktaya dair şu sözleri sarf etti:

"Yansıdı, çok yansıdı. Demokratikleşmeyle ilgili söylediklerinin hepsi gözden geçirildi. İyi bir yola girildi. Ülkenin önü açık."

"Şu andan sonra Meclis’in demokratikleşmeyle ilgili düzenlemeler için teyidi beklemesine gerek yok. Ancak örgüt üyeleriyle ilgili teyit mekanizması şart. Ramazan’dan sonra başlarız herhalde. Bitmesi lazım. Bitiririz."

"Bakın, 22 Ekim 2024, dedim ki, 'Bu bir milattır. Ondan sonra Türk siyaseti başka türlü konuşulacak.' Öyle oldu. Bir sürü tabu yıkıldı. Benim kafamda tabu yoktu."

Öcalan'ın beyanını almasıyla ilgili sürece de değinen Yıldız, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bir gün görüşeceğimi düşünmezdim ama ben ziyaretine gitmedim, beyanını almaya gittim. Düşünmezdim. Ancak söz konusu vatan ve aziz milletimiz olunca her şeyi yaparız."

Kaynak: HABER MERKEZİ