0850 ile başlayan telefon numaraları Türkiye’de coğrafi olmayan sabit hatlar olarak tanımlanıyor. Bu numaralar çoğunlukla çağrı merkezleri tarafından kullanılırken arayan taraf her zaman tek bir kurum olmayabiliyor. Farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketler, müşterilere ulaşmak için bu numaralar üzerinden arama gerçekleştirebiliyor.

Zaman makinesi olsa nereye giderdiniz? Sokağın cevapları şaşırttı!
Zaman makinesi olsa nereye giderdiniz? Sokağın cevapları şaşırttı!
İçeriği Görüntüle

Bankalar ve finans kuruluşları zaman zaman kredi kartı teklifleri, kredi başvurusu süreçleri veya müşteri memnuniyeti anketleri için çağrı merkezleri aracılığıyla arama yapabiliyor. Sigorta şirketleri de tamamlayıcı sağlık sigortası, trafik sigortası veya kasko teklifleri kapsamında müşterilere ulaşmak için bu hatları kullanabiliyor.

Gün içinde defalarca çalan ve çoğunlukla 0850 ile başlayan numaralardan gelen aramalar, birçok kişinin günlük hayatında sık karşılaştığı bir durum haline geldi. Pazarlama teklifleri, kampanya bilgilendirmeleri ya da farklı amaçlarla yapılan bu aramalar hakkında şikayetler artarken, konunun hukuki boyutuna ilişkin değerlendirmeler de gündeme geliyor. Avukat Tarık Tekbaş, 0850 ile başlayan numaralardan gelen aramaların farklı türlerde olabileceğini belirterek vatandaşların dikkatli olması gerektiğini ifade etti.

NEDEN HEP 0850'Lİ NUMARALAR ARIYOR?

0850 ile başlayan numaralar, belirli bir şehir koduna bağlı olmadan kullanılabilen telefon hatları arasında yer alıyor. Bu hatlar sayesinde şirketler Türkiye’nin farklı bölgelerindeki müşterilere tek bir numara üzerinden ulaşabiliyor.

Tüi̇k’ten Şok Yaptırım Telefonu Açmayanlara 15 Bin Tl Ceza2

0850 NUMARALARIN HEPSİ ŞİRKETLERE AİT OLMAYABİLİR

0850 ile başlayan numaraların yalnızca büyük şirketlere ait olduğu yönündeki algının doğru olmadığını belirten Avukat Tarık Tekbaş, bazı aramaların dolandırıcılık girişimi olabileceğini ifade etti. Tekbaş, bu numaralarla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“850li numaraları öncelikle ikiye ayırmak lazım. Bu numaralardan bazıları gerçekten şirketler tarafından kullanılırken bazıları ise maalesef dolandırıcılar tarafından kullanılmaktadır. Halkımızda bulunan ve 0850'li numaraları yalnızca büyük şirketlerin kullandığı kanısı yanlış maalesef. Vatandaşlarımızın dolandırıcılıkla alakalı şüphe duyması durumunda mutlaka görüşmeleri sonlandırmaları ve kendilerinden talep edilenleri yerine getirmemeleri gerekmektedir. Dolandırılan vatandaşlar karakollar yahut da savcılıklar aracılığıyla kendilerini dolandıran telefon numarasını paylaşmak suretiyle şikayetçi olabilirler. Dolandırılmasalar dahi dolandırılma teşebbüsüne binaen bu numaralar hakkında savcılıklara ihbarda bulunabilirler. Ayrıca BTK, ticaret bakanlığı gibi kurumlara başvurularak şikayetler de dile getirilebilir.”

ŞİRKETLERDEN GELEN ARAMALARDA İZİN SÜRECİ BULUNUYOR

0850 numaraların bir bölümünün şirketler tarafından çağrı merkezi hizmetlerinde kullanıldığını belirten Tekbaş, bu aramaların çoğu zaman kullanıcıların verdiği iletişim izinlerine dayandığını ifade etti. Tekbaş, vatandaşların hangi şirketlere izin verdiğini kontrol edebileceğini belirterek şu açıklamayı yaptı:

“Gerçekten şirketlere ait olan 0850 ki numaralara gelecek olursak bu konuyu biraz daha farklı ele almakta fayda var. Vatandaşlar genellikle bir siteye üye olurken, alışveriş yaparlarken yahut bu şirketlerle etkileşimde bulunurlarken bu şirketlerden gelecek aramalara SMS'lere ve mail’lere Rıza göstermektedir. Vatandaşlarımız hangi şirkete hangi izni verdiğini öğrenmek için ticaret Bakanlığı’na ait olan İleti Yönetim Sistemine girebilir ayrıca bu sistem üzerinden verilen izinler kaldırılabilir. İzinleri kaldırmanız durumunda bahse konu şirketler sizi artık arayamayacaktır.”

İZİN OLMADAN ARAMA YAPILMASI HUKUKA AYKIRI OLABİLİR

Kişilerin rızası olmadan yapılan aramaların hukuki sonuçları olabileceğini belirten Tekbaş, telefon numarasının kişisel veri olarak değerlendirildiğini söyledi. Konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Eğer rıza vermemiş olmanıza rağmen bir şirket tarafından aranıyorsanız bu durum hukuka aykırılık teşkil edebilmektedir zira telefon numarası KVKK kapsamında kişisel veri olarak kabul edilmektedir. Şikayet halinde kişisel verileri hukuka aykırı şekilde ele geçiren bu verileri yayan bu verileri kullanan şahıslar hakkında savcılıklara ya da karakollara yapılacak başvurularla TCK madde 136 kapsamında cezai süreç başlatılabilir. Ayrıca KVKK kurumu kişisel veri ihlallerinde ciddi anlamda idari para cezaları uygulamakta olup bu konuyla alakalı bu kuruma da şikayette bulunulmasında fayda vardır. Nitekim konu ile alakalı olarak BTK ve Ticaret Bakanlığı'na şikayette bulunulabilir. Savcılıklara ve karakollara yapılan başvurular adli süreci başlatırken kurumlara yapılan başvurular idari süreçleri başlatır. Adli süreçlerin sonunda ağırlıklı hapis cezası öngörülürken kurumlara yapılan şikayetlerden ancak idari para cezası ruhsat iptali vb. İdari işlemler ortaya çıkmaktadır.”

SIK SIK ARAMA YAPILMASI SUÇ KAPSAMINA GİREBİLİR

Sürekli arama yapılması durumunun Türk Ceza Kanunu kapsamında değerlendirilebileceğini belirten Tekbaş, bu durumun kişilerin huzurunu bozma suçu kapsamında ele alınabileceğini söyledi. Tekbaş konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:

“Sık sık aranmak mevzusuna gelecek olursak bu husus Türk Ceza Kanunu'nun 123. maddesinde kişilerin huzur ve sükününü bozma suçu olarak düzenlenmiştir. Bir kimseyi rahatsız etmek amacıyla sık sık aramak mesaj atmak bu madde kapsamında suç olarak sayılmıştır. Vatandaşlarımızın kendini ısrarla arayanlara aranmak istemediklerini ve durumdan rahatsız olduklarını bildirmelerinde fayda vardır. Konuyla alakalı rahatsızlık oluştuğunda yine savcılıklardan yahut da karakoldan şikayetçi olunabilir.”

Muhabir: YAREN TEKİN