CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Niğde’nin Bor ilçesinde kurulan Salı Pazarı’nı ziyaret ederek pazar esnafı ve vatandaşlarla görüştü. Gürer, pazarda üreticiden esnafa, emekliden dar gelirliye kadar herkesin ortak sorununun alım gücündeki erime olduğunu vurguladı.
Pazar yerinde esnaf kazanç sağlayamamaktan, vatandaş ise artan fiyatlar karşısında geçinememekten yakındı. Geçmiş yıllarla kıyaslandığında pazardaki sorunların belirgin biçimde arttığını ifade eden esnaf, girdi maliyetleri ve nakliye ücretlerindeki yükselişin üreticiyi ve pazarcıyı zorladığını, geliri azalan yurttaşın ise alışveriş yapamaz hâle geldiğini dile getirdi.
Gürer, marketlere kıyasla daha uygun fiyatların oluştuğu pazarlarda dahi satış yapılamadığına dikkat çekerek, “Sorun sadece etiketler değil, vatandaşın cebindeki paranın hızla erimesi. Alım gücü daraldıkça her ürün erişilmez hâle geliyor” dedi.
Üreticinin artan mazot, gübre ve işçilik maliyetleriyle mücadele ettiğini belirten Gürer, pazarcı esnafının ise ürünü aldığı fiyata eklenen nakliye, işgaliye ve fire giderleri nedeniyle bazı ürünleri maliyetine satmak zorunda kaldığını söyledi. Yılbaşından bu yana akaryakıta gelen zamların ürün taşımacılığına doğrudan yansıdığını ifade eden Gürer, hava koşullarındaki değişimlerin bile fiyatlar üzerinde etkili olduğunu kaydetti.
FİYAT VAR AMA SATIŞ YOK
Pazar esnafı, etiket fiyatlarının makul olmasına rağmen satış yapılamadığını belirterek, “Pırasayı 45–50 liraya veriyoruz ama tezgâhta kalıyor. Vatandaşın alım gücü yok, alamıyor” sözleriyle durumu özetledi. Yerli üretim ürünlerin dahi satılamadığına dikkat çeken esnaf, “Üreten, satan, alan herkes aynı anda dertli” dedi.
Gürer’in “Neden satılmıyor?” sorusuna esnafın yanıtı ise net oldu: “Sorun fiyat değil, alım gücü. Paranın değeri kalmadı.”
EMEKLİ MAAŞI GEÇİME YETMİYOR
Pazarda konuşan esnaf ve vatandaşlar, yaklaşık 20 bin lira civarındaki emekli maaşıyla geçinmenin mümkün olmadığını dile getirdi. Bir esnaf, “Maaşın 12–13 bini kiraya gidiyor. Elektrik, doğalgaz, su, sağlık ve eğitim masrafları derken elde bir şey kalmıyor” dedi.
Bir vatandaş ise yaptığı hesabı şu sözlerle anlattı: “Kira, doğalgaz, elektrik, su derken elde 2 bin lira kalıyor. Onu da üçe bölünce günlük 70 liraya bile ulaşmıyor.”
TEZGAHLARDA FİYATLAR DEĞİŞKEN
Gürer, pazarda salatalığın kilosunun 100 lira, domatesin 100–120 lira, biberin ise 100 lira seviyelerinde olduğunu belirtti. Kış sebzelerinde de fiyatların değişkenlik gösterdiğini ifade eden Gürer, ürünlerin büyük bölümünün Akdeniz ve Çukurova’dan geldiğini, artan girdi maliyetleri nedeniyle üretim aşamasında dahi pahalılaştığını söyledi.
“Tarım ülkesiyiz ama domates 120 lira, salatalık 100 lira. Vatandaş bu fiyatlarla ne yapacak?” diyen Gürer, fiyat artışlarının plansız tarım politikaları, yükselen girdi maliyetleri ve mazot zamlarının artırdığı nakliye giderlerinden kaynaklandığını dile getirdi.
“EKONOMİK SORUNLARIN AÇIK FOTOĞRAFI”
Yaşananların Türkiye genelindeki tabloyu yansıttığını belirten Gürer, “İşçiye, emekliye yeterli gelir verilmezse esnaf da satış yapamaz. İnsanlar pazarı geziyor, yalnızca en zorunlu ihtiyacını alıp dönüyor” dedi.
Bor Salı Pazarı’ndaki manzaranın ekonomik krizin günlük yaşama yansıması olduğunu vurgulayan Gürer, “Sorun sadece fiyatların yüksekliği değil, halkın alım gücünün kalmamasıdır. Ürün var ama satış yok. Bu pazar, yanlış ekonomi ve tarım politikalarının vatandaşın sofrasına nasıl yansıdığının açık fotoğrafıdır” ifadelerini kullandı.




