Yaz aylarında serinlemek isteyen vatandaşların en sık tercih ettiği alanların başında yüzme havuzları geliyor. Ancak ortak kullanım alanı olan havuzlarda yeterli temizlik ve hijyen standartlarının sağlanmaması, çeşitli enfeksiyonların ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Diyarbakır Aile Hekimleri Derneği (DİYAHED) Başkanı Dr. Kemal Noyan, havuzların insan sağlığı açısından taşıdığı risklere ilişkin Türkinform’a özel açıklamalarda bulundu.

Noyan, özellikle çocukların bağışıklık sistemlerinin daha hassas olması nedeniyle havuz hijyenine daha fazla dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.

Kemal Noyan

“YETERLİ DEZENFEKSİYON YOKSA HAVUZ ENFEKSİYON KAYNAĞINA DÖNÜŞÜR”

Havuzların çok sayıda kişinin aynı suyu kullandığı ortak alanlar olduğunu belirten Dr. Noyan, “Havuzlar, çok sayıda insanın aynı su kütlesini paylaştığı ortak biyolojik alanlardır. Yeterli dezenfeksiyonun, yani klorlama ve filtrasyon işlemlerinin sağlanmadığı durumlarda su adeta bir enfeksiyon transfer merkezine dönüşebilir” dedi.

Yaz aylarında sağlık kuruluşlarında havuz kaynaklı hastalıklarla karşılaşıldığını aktaran Noyan, şunları söyledi:

“Yaz aylarında birinci basamak sağlık kuruluşlarımızda ve acil servislerde gördüğümüz yoğunluğun ciddi bir kısmı doğrudan havuz kaynaklı enfeksiyonlardan oluşuyor. Bu durum özellikle bağışıklık sistemi henüz tam gelişmemiş çocuklarımız için büyük risk taşıyor.”

Kanser tedavisinde yeni dönem: Her hastaya aynı yöntem uygulanmıyor!
Kanser tedavisinde yeni dönem: Her hastaya aynı yöntem uygulanmıyor!
İçeriği Görüntüle

Sincan Havuz

HAVUZLARDA EN ÇOK HANGİ HASTALIKLAR GÖRÜLÜYOR?

Havuzlardan bulaşabilecek hastalıkların başında mide-bağırsak enfeksiyonları, göz ve kulak rahatsızlıkları ile cilt hastalıklarının geldiğini belirten Dr. Noyan, özellikle kirli sularda mikroorganizma riskinin arttığını söyledi. Noyan, havuz kaynaklı enfeksiyonları şöyle sıraladı:

“Gastrointestinal yani mide-bağırsak enfeksiyonları havuzlarda en sık karşılaştığımız sorunlardan biridir. Havuzlarda en büyük risk fekal yani dışkı kaynaklı kirliliktir. Klorlamanın yetersiz olduğu sularda çok az miktarda suyun yutulması bile E. coli, Cryptosporidium, Giardia veya Hepatit A gibi enfeksiyonlara yol açabilir.”

Bu enfeksiyonların çocuklarda daha ağır seyredebildiğini ifade eden Noyan, “Şiddetli ishal, kusma, karın krampları ve sıvı kaybı görülebilir. Bazı durumlarda hastane yatışı bile gerekebilir” ifadelerini kullandı.

GÖZ, KULAK VE CİLT HASTALIKLARINA DİKKAT

Havuzlarda yalnızca mide-bağırsak enfeksiyonlarının değil, göz ve kulak rahatsızlıklarının da görülebileceğini belirten Noyan, “Klor ve pH dengesi bozuk sular göz ve kulak florasını bozabilir. Havuzlardan bulaşan adenovirüs kaynaklı göz enfeksiyonları oldukça bulaşıcıdır” diye konuştu.

Kulak enfeksiyonlarına da dikkat çeken Noyan, “Sudaki bakteriler dış kulak yolu enfeksiyonlarına neden olabilir. Yaz aylarında bu tür vakalarla daha sık karşılaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

Cilt hastalıklarının da hijyeni sağlanmayan havuzlarda ortaya çıkabileceğini aktaran Noyan, “Yetersiz klorlanan sularda bazı bakteriler kolayca çoğalabilir. Bu durum ciltte kaşıntı, kızarıklık ve döküntülere neden olabilir. Ayrıca ortak kullanılan ıslak alanlarda mantar hastalıklarının bulaşma riski artar” dedi.

“HAVUZ SUYUNUN TEMİZLİĞİ GÖZLE ANLAŞILMAZ”

Havuzların temiz olup olmadığının yalnızca suyun görüntüsüne bakılarak anlaşılmayacağını vurgulayan Dr. Kemal Noyan, vatandaşların analiz sonuçlarını sorgulaması gerektiğini söyledi. Noyan, “Berrak bir su her zaman temiz bir su anlamına gelmez. Havuz suyunun güvenilir olup olmadığını anlamanın yolu düzenli yapılan kimyasal ve biyolojik analizlerden geçer” dedi.

Muhabir: Sümeyye Aksu