Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) tarafından yayımlanan son rapor, Avrupa Birliği (AB) ve bazı komşu ülkelerdeki bireylerin ortalama çalışma süresi ile ilgili çarpıcı verileri gözler önüne serdi. 2024 yılı verilerine dayanan analiz, 15 yaş ve üzeri bireylerin iş gücünde geçirdiği ortalama süreyi temel alıyor. Verilere göre Avrupa genelinde çalışma yaşamı uzarken, ülkeler arasındaki farklar da dikkat çekiyor. Ülkemizde işçi çalışma süresi 30 yılın çok az üstünde kalarak listenin son sırasında yer alıyor. Yani çalışmayı pek sevmiyoruz.

ORTALAMA ÇALIŞMA SÜRESİ VERİLERİ YAYINLANDI

Yapılan araştırmalara göre Avrupa'da ortalama çalışma süresi 37 yılın üstünde seyrediyor. Bu oran, 10 yıl öncesine kıyasla 2,4 yıl artmış durumda. Artış, hem iş gücüne katılım oranındaki yükseliş hem de yaşam süresindeki uzamayla açıklanıyor. Kadınların iş gücüne katılım oranı arttıkça, çalışma süresi de genel olarak uzuyor.

Çalışma süresine etki eden faktörler arasında emeklilik yaşı, istihdam politikaları, iş güvencesi, sosyal güvenlik sistemlerinin yapısı ve bireylerin eğitim alma süresi gibi değişkenler yer alıyor. Özellikle kuzey Avrupa ülkelerinde, iş güvencesi ve sosyal devlet yapısının etkisiyle iş yaşamı daha uzun sürerken, güney ve doğu Avrupa ülkelerinde daha kısa kalıyor.

HOLLANDA, İSVEÇ VE DANİMARKA ZİRVEDE

Verilere göre Avrupa’da en uzun ortalama çalışma süresine sahip ülke Hollanda oldu. Hollandalı bireyler ortalama 43,8 yıl çalışıyor. Bu ülkelerde erken yaşta işe başlama, geç yaşta emeklilik ve istikrarlı iş piyasaları, uzun iş yaşamının temel nedenleri arasında gösteriliyor.

Almanya, Finlandiya, Estonya, Litvanya gibi ülkelerde de ortalama çalışma süresi 40 yılın üzerine çıkıyor. Bu ülkelerde işsizlik oranlarının düşük olması, sosyal güvenlik sistemlerinin sürdürülebilirliği açısından olumlu bir sinyal olarak değerlendiriliyor.

Aşçılık belgesi nasıl alınır? Aşçılık sertifikası almak için ne yapmak gerekir?
Aşçılık belgesi nasıl alınır? Aşçılık sertifikası almak için ne yapmak gerekir?
İçeriği Görüntüle

TÜRKİYE, AVRUPA ORTALAMASININ GERİSİNDE

Ülkemizdeki çalışma süresinin 30 yılın biraz üzerinde seyretmesi enstitülerde akademisyenler tarafından araştırılıyor. Nedenleri ve olası sonuçlarıyla ilgili olarak hazırlanacak rapor AB ülkeleriyle de paylaşılacak. Türkiye, bu oranla yalnızca birkaç Balkan ülkesinin ve bazı doğu Avrupa ülkelerinin önünde yer alabildi. Bu durum, Türkiye’deki genç işsizliği, kayıt dışı çalışma oranları ve emeklilik sistemindeki uygulamalarla doğrudan ilişkili.

Türkiye’de bireyler iş gücüne çoğu zaman geç yaşta katılıyor. Özellikle üniversite eğitimi alan bireyler için bu yaş daha da ileriye gidiyor. Öte yandan kadın istihdamının düşük olması, ortalamayı düşüren önemli etkenlerden biri olarak gösteriliyor.

ORTALAMA SÜREDEKİ FARKIN NEDENLERİ NELER?

Ülkeler arasındaki bu farklılıkların nedenleri ve kısa açıklamaları ise şu şekilde listeleniyor:

Eğitim süresi: Gelişmiş ülkelerde bireyler daha uzun süre eğitim aldığı için işe geç başlasa da, iş yaşamı daha istikrarlı ve uzun sürüyor.

İş güvencesi: İş güvencesi ve sosyal haklar güçlü ülkelerde bireyler daha uzun süre istihdamda kalıyor.

Kadın istihdamı: Kadınların iş gücüne daha fazla katıldığı ülkelerde ortalama süre artıyor.

Emeklilik politikaları: Emeklilik yaşı düşük olan veya erken emeklilik hakkı yaygın olan ülkelerde süre daha kısa oluyor.

SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMLERİ AÇISINDAN NE ANLAM TAŞIYOR?

Çalışma sürelerindeki farklılıklar, ülkelerin bulundukları coğrafyalar, yaşanan siyasi gelişmeler, siyasi ve ekonomik çalkantılara göre oluşuyor. Çalışma süresi ne kadar uzun olursa, emeklilik sistemine katkı da o ölçüde artıyor. Sürenin kısa olması ise sistemin sürdürülebilirliğini tehdit edebiliyor.

Kaynak: Haber Merkezi