Tahran yönetimi, dış baskılara karşı geri adım atmayacağının mesajını yineledi. Kalibaf, Humeyni'nin öğretileri ışığında hareket ettiklerini belirterek, İran'ın savunma kapasitesine ve saldırganlıklara verilecek kararlı yanıtlara dikkat çekti.

Venezuela'daki "çifte felaket"te korkunç rakam: 68 bin kişi kayıp
Venezuela'daki "çifte felaket"te korkunç rakam: 68 bin kişi kayıp
İçeriği Görüntüle

"BASKI VE ZORBALIĞA KARŞI GERİ ADIM YOK"

Ayetullah Humeyni’nin devrim öğretilerini hatırlatan Meclis Başkanı Kalibaf, İran halkının zorbalığa boyun eğmeme kültürüyle yetiştiğini belirtti. Bu öğretilerin bugünkü dış politikanın temel taşı olduğunu savunan Kalibaf, Tahran’ın ABD ve İsrail ile olan mevcut çatışma ortamında stratejik bir değişim yaşadığını ifade etti. Kalibaf’a göre artık "sözlü tehditler" İran’ın güvenlik algısında bir korku değil, yalnızca birer "boş tehdit" statüsünde yer alıyor.

Humeyni 4

"PİŞMAN EDİCİ VE UYGUN KARŞILIK" VURGUSU

İran heyeti başkanlığı görevini de yürüten Kalibaf, çatışma dilini sertleştirerek Tahran’ın "caydırıcılık" kapasitesine vurgu yaptı. "Her türlü saldırganlığa kararlı, pişman edici ve uygun karşılık verileceği gösterilmiştir" diyen Kalibaf, bu söylemiyle sadece sözlü bir uyarıda bulunmadığını, sahadaki askeri kapasitelerine güvendiklerini de ilan etti. Bu açıklama, bölgedeki tansiyonun düşmesi bir yana, Tahran’ın savunma doktrininde daha agresif bir döneme girdiğini işaret ediyor.

JEOPOLİTİK ÇATIŞMA VE DİPLOMASİ

Kalibaf’ın mesajı, ABD ve İsrail ile olan bölgesel rekabetin en üst düzeye ulaştığı bir dönemde geldi. Müzakere masası ile saha arasındaki dengeyi korumaya çalışan Tahran yönetimi, bu tür açıklamalarla hem iç kamuoyuna mesaj veriyor hem de uluslararası aktörlere "maliyetin yüksek olacağını" hatırlatıyor. Humeyni’nin ölüm yıl dönümü gibi sembolik bir günde yapılan bu çıkış, İran’ın ideolojik duruşunu bir kez daha jeopolitik bir kalkan haline getirme çabası olarak değerlendiriliyor.

BÖLGESEL GERİLİMDE YENİ TAVIR

Tahran'ın bu "pişman edici karşılık" söylemi, bölgedeki vekalet savaşları ve doğrudan çatışma olasılıkları dikkate alındığında dikkat çekici bir noktada duruyor. Kalibaf’ın bu tavrı, İran’ın gelecekteki olası bir saldırıya karşı "stratejik sabır" yerine "aktif karşılık" verme eğiliminde olduğunu gösteriyor. Bölgesel aktörler ve küresel güçler, İran’ın bu yeni söyleminin sahada hangi somut adımlara dönüşeceğini yakından takip ediyor.

Kaynak: AA